1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    41
    Mesajlar
    13.495
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart ATATÜRK'ÜN ARDINDAN












    Kefen siyrildi ve... Özel solüsyonla islatilmis pamuk kitlesi kaldirilinca Ata'nin yüzü ortaya çikti. Derisi kahverengi bir hal almis, ama hatlari bozulmamisti. Sanki uyuyordu... 8 Kasim 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Sevki Mutlu'nun ev telefonu çaldi. Prof. Mutlu, Ankara Tip Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Baskani'ydi. Patalogdu. Arayan ise, Ankara Valisi Kemal Aygün'dü... Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasim günü Atamizin naasini Anitkabir'e tasiyacagiz. Bunun için bir komite kurduk. Naasi geleneklere uygun olarak topraga defnedecegiz. Ancak bozulmadan korundugunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz." Prof. Mutlu önce reddetti Mutlu, o sirada 40 derece atesle yatiyordu. Hastaligini gerekçe göstererek bu görevi bir baska meslektasinin yapmasini rica etti. Ancak Vali Aygün israrciydi: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm, bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasim sabahi Etnografya Müzesi'ne gitti. Basbakan Adnan Menderes oradaydi. Meclis Baskani Refik Koraltan ve eski baskan Abdülhalik Renda da... Mutlu, görevden affini istemekle ne büyük hata ettigini o zaman anladi. Gerçekten tarihi bir taniklikti bu... Ata'nin gül agacindan tabutu, 4 Kasim günü, geçici kabrinden çikarilip müzenin holündeki mermer katafalka konulmustu. Bir hafta boyunca sirayla ögrenciler, subaylar ve generaller katafalk basinda nöbet tutmustu. Nihayet tabutun açilma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Baslayin" talimatini verdi. Bunun üzerine tabutun vidalari söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmis olma ihtimali düsünülerek önce bir burgu ile delik açildi. Gaz ya da koku çikmadi. Sanduka talas doluydu Sandukanin içi, muhafaza solüsyonu ile islatilmis tahta talasi doluydu. Bu talas, naasin ayak yönüne dogru toplandi. Talasin arasinda, agzi kapali ve içi sivi dolu bir sise bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanilan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yaziliydi. Ata'nin naasi beyaz kefene sarilmis, sonra kahverengi bir musambayla kaplanmisti. Sargilari açmaya basladilar. Herkes nefesini tutmustu. Çünkü, "Naas çürüyüp bozulmus, çikan gazlar tabutu patlatmis, nöbetçi er, kokudan baylmis" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yil sonra ilk kez Ata'nin yüzünü göreceklerdi. Kefenin sargilari aralaninca Prof. Kamile Sevki Mutlu, orada bulunanlarin yardimiyla katafalka çikti ve Atatürk'ün yüzüne bakti. Ata'nin derisi kahverengi bir hal almis, ama yüz hatlari bozulmamisti. Menderes sapsari olmustu Prof. Mutlu, gördügü tabloyu daha sonra söyle anlatacakti: "Yüzünü örten islak pamuk kitlesi kaldirilinca Ata'nin heykel gibi duran yüzü ile karsilastim. Uzun sari saçlarindan ince bir tutam, sol göz kapaginin üzerine düsmüstü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayi'ndaki yataginda uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun basina çagirdi. Onlar da tek tek tabutun içine baktilar. En basta Basbakan Adnan Menderes vardi. Koyu renk takim elbisesi içindeki Menderes de yanindakilerin yardimiyla katafalka çikti, ürkek bir sekilde asagı, tabuta dogru bakti. O an ne oldugunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralim: "Menderes çok heyecanlandi. Rengi sapsari oldu. Bir de baktim ki, müzenin kapisina dogru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadi. Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadi. En sona Abdülhalik Renda kalmisti. O da Ata'yla karsi karsiya gelir gelmez tabutun yanina yigiliverdi." Tabuta konulacak mektup Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naas, tekrar solüsyonla islatildi. Ata'nin basi pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarildi. Bu sirada bir komiser, orada görevli adli tip doçenti Dr. Cahit Özen'in yanina yaklasip avucunda tasidigi bir kâgidi gösterdi ve söyle dedi: "Bu kâgidi, Atatürk'ün hemsiresi Makbule Hanim gönderdi. Kefenin içine Atatürk'ün gögsü üstüne konmasini istiyor." Doç. Özen, kâgida bir göz atti. Eski Türkçe bir seyler yaziliydi. "Böyle bir kâgidi Atatürk kabul etmez. Bize kizar, darilir" dedi. Komiser kâgidi katlayip cebine koydu ve uzaklasti. Bütün islemler bittikten sonra salonda bulunanlar naasin iki yanindan geçip hep bir agizdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerlestirdiler. Bu tabut da 15 yil içinde yattgi büyük gül agaci tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapagi kapatildi. Ve 10 Kasim sabahi, Ata'nin naası 15 yil önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya tasiyan top arabasina yerlestirilip son duragi olacak Anitkabir'e tasindi. Artik ebediyen orada kalacakti... Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açilmisti Bu yil Cumhuriyet'in 80. yildönümü. Atatürk'ün ölümünün ise 65. y?ldönümü. Ayni zamanda Atatürk'ün ebedi istirahatgâhi olan Anitkabir'e naklinin de 50. yildönümü... 50 yil önce bugün, saat 9'u 5 geçe baslayan bir törenle Ata'nin 15 yil Etnografya Müzesi'nde bekletilen naasi, 12 askerin omuzlari üzerinde oradan alinmis ve 136 astegmenin çektigi bir top arabasi ve matem marsi esliginde Anitkabir'e tasinmisti. Radyodan naklen yayimlanan o görkemli tören, en az 15 yil önceki kadar hüzünlüdür. Ancak o törenden hemen önce yasananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemistir. Bilindigi gibi, Anitkabir yapilana dek, Atatürk'ün naasinin korunabilmesi için "tahnit" denilen bir islem yapilmisti. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafindan gerçeklestirilen bu islem sirasinda naasa, siringayla özel bir formül enjekte edilmis ve üzerine formüllerin yapistirildigi iki küçük ilaç sisesi, Ata'nin koltuk altlarina yerlestirilmisti. Bu islem sayesinde Ata'nin naasi da - diyelim bugün Lenin'in mozolesinde oldu?u gibi - öldügü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak islam dini, ölünün defnini sart kostugundan, geçici tahnitin bozulmasi sartti. Nakilden önce, bu islem için bir komite kuruldu. O komite, törenden bir gün önce, Basbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açilmasini kararlastirdi. Tabut açilinca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye baslayacakti. Bir baska deyisle Atatürk'ün (mumyalanmis gibi) korunmus naasini son görenler, o törene katilanlar olacakti. Atatürk'le ilgili belgesel çali?malari sirasinda o törene katilanlarin bir kismiyla konusmustuk. Bu yazida yer alan bilgilerin bir kismi o tanikliklara, önemli bir bölümü ise degerli Atatürk arastirmacisi Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof. Dr. Kamile Sevki Mutlu ile yaptigi sohbetten aktardiklarina dayaniyor. Ata'nin yarim asir önceki son yolculugu, sanirim bu ayrintilarla daha da ilginç bir boyut kazaniyor. Atatürk'ü son görenler anlatiyor: 'Yüzünde iki günlük sakal vardi' Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasim 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalisiyorlardi. O yüzden 50 yil önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme firsati buldular. İzlenimlerini söyle anlattilar:

    * OSMAN ERSOY: "Sagliginda görmemistim Atatürk'ü... Korkunç heyecanliydim. Biz çalisanlar, asistanlar, memurlar sira ile katafalka çiktik. Oldukça sararmis ve küçülmüs bir çehre... 1 - 2 günlük sakali vardi. Kaslari fevkalade iyi sekilde fark ediliyordu." Gözleri aralikti

    * HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktim. Basi yana dogru egikti. Yüzü hiç bozulmamisti. Azicik sakallari çikmisti. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralik kalirmiş ya, öyle aralikti gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS


 

Benzer Konular

  1. ATATÜRK'ÜN VASİYETİ VE ÖLÜMÜ
    By DeRBeDeR in forum ATATÜRK RESİMLERİ
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.11.2008, 22:34
  2. Atatürk'ün şaşırtan fotoğrafı
    By DeRBeDeR in forum ATATÜRK RESİMLERİ
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.06.2008, 23:41
  3. İşte Atatürk'ün Gizlideki Cenaze Resimleri...!!!
    By DeRBeDeR in forum ATATÜRK RESİMLERİ
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 30.04.2008, 20:56
  4. Evliliğe Atılan İmzanın Ardından..
    By candy5 in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 20.11.2006, 00:28

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •