12 sonuçtan 1 ile 10 arası

Hybrid View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    25.06.2007
    Yaş
    40
    Mesajlar
    561
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Tillo'daki Sarı Çiçek

    Hasankeyf'i sevdim. Ama ah Siirt ah Tillo... Beni can evimden vurdu. Tillo, adını hepimizin hafızasına İsmail Fakirullah ve Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın isimleriyle yazdırılmış olan kutsal bir belde. Rivayete göre 120 bin evliyanın kabri orda imiş.


    Kucaklayamadığım Topraklar...
    Ben Bir Üsküdarlıyım... Yani İstanbul'da yaşayan bir Anadolu kızı... Sırtımı ülkeme dayamış, dünyayı ve Avrupa'yı oradan seyredenlerdenim...
    Ama ne ayıp ki, Güneydoğu Anadolu bir bütün olarak gönül haritama hala nakşedilmemişti. Bu yüzden Siirt Belediyesi'nin bir konuşma yapma teklifini sevinçle kabul ettim. Ankara'dan kalkan uçak beni batman'a götürürken, ülkem hakkındaki cehaletimden yüzüm kızarıyordu. Bu dağlar, bu dereler, bu tarlalar, bu ağaçlar benimdi. Ama ben bu toprakları hiç kucaklayamamış yanaklarına hiç öpücük kondurmamıştım...
    Batman, Hasankeyf demek. Hasankeyf Anadolu tarihi demek. Hasankeyf Anadolu'nun geleceği demek. Dicle üzerinden binlerce yıldan beri batıdan gelenlere doğu'nun, doğudan gelenlere batı'nın elini uzatan bir köprü. Dimdik bir yer üzerinden Dicle'ye kadar inen kayalara oyulmuş evlerin güzelliğini sizlere cömertçe sunuyor. 1300'lü Yıllarda inşa edilmiş olan caminin minaresinin şerefesine gizli iki ayrı merdivenden çıkılıyormuş. Artukoğulları'ndan beri huzur'a Hak'ka bu caminin içinde varmış olan geçmiş zaman efendilerine fatihalar yolluyorum. Onlar az önce beni köprübaşında karşılayan yeşil gözlü sarışın ya da kara gözlü kumral çocukların dedeleriydi. O dedelerde bu torunların aynı köprünün iki tarafında buluşması yani zamanın sıfırlanması beni bir hoş ediyor.
    Yıkık minarelerin tepesinde binlerce yıldan beri gidip gelen leyleklerin yuvası bu sürekliliğin bir başka şahidi değil mi?

    Ah... Tillo...
    Hasankeyf'i sevdim. Ama ah Siirt Ah Tillo... Beni can evimden vurdu. Tillo, adını hepimizin hafızasına İsmail Fakirullah ve Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın isimleriyle yazdırılmış olan kutsal bir belde. Rivayete göre 120 bin evliyanın kabri orda imiş. Hz. İsa'nın havarilerinden Hz. Yahova'nın kabri Siirt Cumhuriyet camii'nin içinde. Bundan bizim haberimiz yok. Ama Hıristiyanların haberi var mı? Hiç sanmıyorum. Anadolu'nun mübarek çamurunun içinde gözlerden uzak kalmış ne çok elmaslar gizli...
    Tillo girişinde yol ikiye ayrılıyor. Biri kasabaya, öbürü Kalatül Üstad denen mevkiye gidiyor. Kalatül Üstad Erzurumlu Hakkı'nın adıyla özdeşleştirilmiş... Hazretin yerlerdeki kayalardan toplayarak yaptığı üç beş metrelik yekpare bir duvar. Orta yerinde açılmış bir pencere. 'Dağın tepesinde bu duvar ve ortasındaki bu mazgalda ne oluyor' diyorsunuz. Manevi dünyasının kıtalarını, sayesinde keşfettiği üstad'ı İsmail Fakirullah'a öğrencisi İbrahim Hakkı'nın duyduğu hürmeti bundan daha güzel ifade etmesi mümkün müdür acaba. Eflatun Sokrates için, Aristo eflatun için böyle bir saygı abidesi dikebilir miydi? Bir talebenin bir hocaya duyabileceği ezeli ve ebedi hayranlık bundan başka nasıl ifade edilebilirdi? Doğunun irfanının batının kültürüne olan faikıyetini kıyamete kadar bundan güzel hangi abide ifadelendirilebilir? Kendimi Washington'daki Congressler Librarary'in ışık saçan kütüphanesinde hissediyorum...

    Bu ne minnet, bu ne aşk, Bu ne Hürmet...
    Hikâye şu; her yıl 21 Mart'ta yani geceyle gündüzün eşit olduğu tarihte dağların arkasından doğan sabah güneşin ışıkları bu küçük pencereden geçiyor. İlerdeki kasabada bir Dürü Şehvar gibi parıldayan İsmail Fakirullah Hazretleri'nin türbesinin hemen yanındaki bir kulede bulunan özel bir aynaya çarparak alttaki ikinci ayna ile Hazretinin sandukasının başucuna taşınıyor. Tasavvur buyurun, yılın bir pencerenin karesinde toplanan ilk ışınları nasıl fiziki bir mekanizma ile oradan birkaç saniye içinde dahi olsa üstadın kabrinin başucuna geliyor ve oraya yaldız yaldız dökülüyor. Bu ne aşk, bu ne hürmet, bu ne idrak, bu ne minnet...
    Hazret 'hocamın kabrinin başını aydınlatmayan yılın ilk güneşini ben ne yapayım' demiş. Aşağıda belki 500 metre dibe inen uçurumun yamacında Botan çayı deli deli akıyor. Bütün vücudum taş kesilmiş damarlarımdaki kan Dicle'nin sularından daha deli akıyor...
    Duygu Asena kanserle vücudu oyulur, ruhu delik deşik olur iken bu dağın tepesine gelmiş ve 'beni burada bırakın, İstanbul sizin olsun' demiş.
    Sağ gözümün pınarında bir gözyaşı titrerken yere doğru eğiliyor ve oradaki sarıçiçeği koparıp bu dağın bir nişanesi olarak kurutmak üzere defterimin arasına koyuyorum.
    Bu topraklara Erzurumlunun ayakları değdi. Abide duvarı inşa etmek için mübarek ayaklarıyla kasaba ile bu mekân arasındaki bu mesafeyi kim bilir kaç bin defa gitti geldi...
    Arkadaşların arabaya binelim teklifini reddediyor ve tepelerin, bahçelerin, bağların arasından yürüyerek kasabaya gitmek istiyorum. Hocasına bu kadar muhabbet duyan Erzurumluya duyduğum hürmet öylesine büyük ki şimdi hocası ile beraber aynı kubbenin altında yatan o muhterem zatın ziyaretine değil ayakkabılarım ile yürüyerek gitmek, mümkün olsa dizlerimin üzerinde sürünerek gitmek istedim...
    Tillo'dan Diyarbakır'a Diyarbakır'dan İstanbul'a döndüm. Üsküdar'daki evime vardığımda içime şöyle bir duygu doğdu... Bundan beru sırtım Anadolu'nun adını bilmediğim dağlar silsilesine değil, onların hepsi adına Tillo'daki Kalatül Üstad'a dayalı, gözlerimse oradaki sarıçiçeklere hülyalı olarak kalacak...



    'Emeğe saygınız var ise kopyalayıp başka sitede veya bir başka yerde kullanmayınız.'


 

Benzer Konular

  1. isminizin anlamini ögrenmek istermisiniz
    By neset in forum TATLI SOHBET ODASI
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 11.03.2011, 14:13
  2. Çiçek Dalında mı Güzel? Sevgiliye Sununca mı?
    By SeRaP in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 05.10.2010, 11:43
  3. çiçek dalındamı güsel sevgiliye sunuluncamı??
    By DoNeNcE_005 in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22.03.2007, 15:36
  4. IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN
    By ekincig in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 20.11.2006, 17:26

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •