1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Threaded View

  1. #1
    Çavuş Array
    Üyelik tarihi
    17.10.2009
    Yer
    Wan
    Yaş
    39
    Mesajlar
    36
    Tecrübe Puanı
    17

    Lightbulb Allah'ın dostları

    ALLAH’IN DOSTLARI


    227.Hadis:


    Ebu Hureyre (r.a)’den rivayete göre, Rasulullah (s.a.s)

    «Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu» demiştir.
    «Her kim benim dostuma bilerek eziyet ederse ben de ona savaş ilan ederim. Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeyleri yapmasından daha sevgili hiçbir yolla yaklaşamaz. Kulum bana nafile ibadetleriyle yaklaşmak ister. Nihayet ben onu severim. Öyle ki ben kulumu sevince onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Diliyle de her ne isterse muhakkak onları da kedisine veririm. Bana sığınmak isteyince de muhakkak kulumu korurum. Ben olmasını dilediğim hiçbir şey hakkında mü’minin ölümü karşısındaki tereddütüm gibi tereddüt etmedim. Çünkü kulum ölümden hoşlanmıyor. Ben de kuluma acı verecek şeyi sevmiyorum.» (Buhari)



    HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ



    1 - Allah’ın gerçek dostu ve velisi «Lailahe illallah, Muhammedun Rasulullah» kelimesini, Allah’ın istediği ve emrettiği şekilde bilen ve buna inanarak şartlarını eksiksiz yerine getiren ve her türlü şirkten uzak olan, Allah’tan hakkıyla korkarak O’nun farz kıldığı şeyleri istisnasız tam manasıyla yerine getirip Allah’ın haram ve helal sınırlarına kemaliyle riayet eden; farz olmadığı halde yapılması tavsiye edilmiş, nafile ibadetleri çokça işleyen salih kuldur. İşte Allah bunları koruyacak, her zaman yardım edecek, onları destekleyecek, düşmanlarına ve muhaliflerine karşı onları büyük bir zaferle muzaffer kılacaktır. Zira, o kimseler ihlasla Allah’a ibadet eden, büyük bir teslimiyetle, her halukârda Allah’ın dinine yardım eden kimselerdir.
    Bu nedenle Allah’ın gerçek dostlarına düşmanlık kesinlikle yasaklanmış ve onlara hürmet edilip, Allah’ın razı olduğu şekilde sevgi duyulması emredilmiştir. Elbette bu sevgi ancak Allah’ın sınırlarını belirlediği sevgidir. Yoksa geçmiş birçok ümmetin helakına sebeb olan sevgi şekli değildir. Zira, o insanlar bu sevgiyi salih kullara, Allah gibi hürmet etmek, yanlarında bulunmadıkları ya da öldükleri zaman onları yardımına çağırmak ve onlardan bir şey istemek; sadece Allah’a yapılması gereken bazı ibadetleri, o kimselere de yapmak, kendilerini Allah’a yaklaştırsınlar diye onları Allah’la aralarında vasıta tayin etmek, mezarlarının üstüne bina dikmek, sonra onları mescid edinmek ve buralarda mum yakmak şeklinde yorumlamışlar, bu da onları neticede Allah’a şirk koşmaya ve helâka sevketmiştir.
    2 - Burada çok önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Geçmişte de, günümüzde de örneklerine çokça rastlayabileceğimiz kimi **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**lar bu hadisi kendilerine delil alıp Allah’ın veli kullarının -ki onların veli kul anlayışı Allah’ın bildirdiği veli kul tarifine taban tabana zıddır- ibadetler sayesinde öyle bir konuma geldiklerini iddia ediyorlar ki, bu mertebede veli kulun varlığı, Allah’ın varlığında kaybolup, artık o kişinin Allah’ın bir parçası haline gelmesi söz konusu oluyor. Her şeyin yaratıcısı ve kullarından müstağni olan Allah’ı bu **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME** ve korkunç iddiadan tenzih ederiz.
    Şeytanın kulları olan bu kimseler, şu gerçeği hissedemediler: Öncelikle bu hadis müteşabihtir. Yani, açık hüküm bildirmemekte ve şayet hakkında konuşulacaksa te’vil edilmesi gerekmemektedir. Nitekim, alimler bu hadiste geçen «Allah’ın veli kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı olması» tabirini; Allah’ın veli kulun bu organlarıyla işleyeceği haramları engellemesi ve bu organlara olayları Allah’ın istediği ve razı olduğu şekilde yorumlama yeteneği vermesi şeklinde izah etmişlerdir ki, eğer bu hadisi o **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**ların yaptığı gibi sadece zahirine göre değerlendirse bile, yine de hadis te’vil ve açıklamayı gerektirmekte ve o **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**ların **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**ça iddialarını boşa çıkarmaktadır. Çünkü, şayet o **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**ların **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME**ça iddiaları doğru olsa -ki bunun yanlışlığında ve Allah’ın bu iddialar dan uzak ve münezzeh olduğunda hiçbir şüphemiz yoktur kulun Allah’ın bir parçası olduğuna delil getirdikleri «Allah’ın veli kulunun işiten kulağı, gören gözü, yürüyen ayağı olması» tabirinden sonra, Allah’ın bir parçası haline geldiği iddia edilen veli kulun (!) Allah’a sığınması, Allah’tan yardım dilemesi ve ölüm anında acı duyması ve acı veren bu olayı kendisinden defedememesinin vurgulanması gayet saçma olur ve ilk iddiaları ile büyük bir zıdlık arzederdi. Zira, Allah’ın bir parçası olduğu iddia edildiği halde, bu kişinin sığınmaya, yardım edilmeye ihtiyaç duymasına ve kendisinden kötülükleri defetmesine gücü olmadığına inanmak, onların ilk **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME** iddialarını çürüten diğer bir **SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME****SANSÜRLÜ-KELİME** düşüncedir. Buradan hareketle şu sonuca varabiliriz ki, burada bahsedilen kul, Allah katında büyük dereceler kazanmasına rağmen, hiçbir şekilde kulluk ve yaratılmışlık sıfatından çıkmıyor, herhalukârda Allah’a sığınmaya ve O’nun yardımına muhtaç olan bir yaratık olmaya devam ediyor. «Allah’ın, o kulun eli, gözü, kulağı, ayağı olması» da alimlerin yukarıdaki açıklamalarında olduğu gibi te’vile muhtaçtır.
    3 - Allah’ın veli kulunun ölümünde tereddüt ettiğini belirtmesi O’nun bu işi yapıp yapmama hususunda duraklayıp kesin hüküm vermemesi şeklinde anlaşılamaz. Burada maksad, Allah’ın bu kuluna olan sevgisinin ne kadar çok olduğunun belirtilmesidir

    Sonradan Fark Ettim Sansürlü kelime dediği s apık ( özür dilerim)
    Konu MySouL tarafından (22.10.2009 Saat 20:14 ) değiştirilmiştir. Sebep: özür dilerim
    Dedim Ya;


    Hayata Dair Ne Varsa Hepsi Bende Mevcuttur...


 

Benzer Konular

  1. Allah'tan korkmayan insan nasıl bir ahlaka sahiptir?
    By HaNıM aGa in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.06.2009, 13:39
  2. Allah korkusundaki eksikliğin nedenleri
    By HaNıM aGa in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.06.2009, 13:38
  3. Müminler allah'tan niçin korkarlar?
    By HaNıM aGa in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.06.2009, 13:35
  4. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19
  5. Allah c.c tarafindan affedilmeyecek tek sey.
    By TiGeRx in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 08.04.2006, 21:59

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •