TERLİ TERLİ SU İÇMEYELİM
Ece, o sabah her yeri ağrıyarak uyanmıştı, ateşler içindeydi. Ece�nin bu halini fark eden annesi, elini onun başına koyarak ateşini ölçmeye çalıştı.
Ece�nin ateşi çok yüksekti ve doktora götürülmesi gerekiyordu. Ece, doktordan o kadar çok korkuyordu ki� Ama doktora gitmeliydi. Çünkü �Ya bir daha okula gidemezsem, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi göremezsem� diye korkuyordu. Bir an önce iyileşip okuluna dönmek istiyordu.
Doktor Kemal Bey, Ece�yi muayene ederken, Ece, bir taraftan da doktordan korkmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlamıştı.
Çünkü doktor amcası, sadece dereceyle ateşini ölçmüş, boğazına bakmış ve göğsünü dinlemişti. Ece, aslında hastalığının nedenini de biliyordu. Annesi ve öğretmeni, ona sık sık �Terliyken su içilmez, hastalanırsın� dediği halde, o, dün okulda çok koşmuş, çok terlemiş ve sonrasında da soğuk su içmişti. Şimdi de hastaydı işte. Bu söylenenleri yapmadığıiçin çok üzülmüştü Ece. Bu hastalık, ona bir ders olmuştu. Neyse ki Ece, doktor amcasının yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanmış, iyice dinlenmiş ve birkaç gün sonra okuluna dönmüştü. Ece artık iyileşmişti. Arkadaşlarına ve öğretmenine kavuştuğu için çok mutluydu


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
Ece�nin ateşi çok yüksekti ve doktora götürülmesi gerekiyordu. Ece, doktordan o kadar çok korkuyordu ki� Ama doktora gitmeliydi. Çünkü �Ya bir daha okula gidemezsem, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi göremezsem� diye korkuyordu. Bir an önce iyileşip okuluna dönmek istiyordu.
için çok üzülmüştü Ece. Bu hastalık, ona bir ders olmuştu. Neyse ki Ece, doktor amcasının yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanmış, iyice dinlenmiş ve birkaç gün sonra okuluna dönmüştü. Ece artık iyileşmişti. Arkadaşlarına ve öğretmenine kavuştuğu için çok mutluydu
televizyon seyredermiş. Onur, bir sabah okula gitmek için kalktığında kendisini yorgun ve halsiz hissetmiş. Okulda öğretmeninin anlattıklarını dinleyememiş ve ödevlerini yapamamış, bu yüzden derslerinden geri kalmış. Onur�un bu durumu annesini ve babasını da çok üzmüş. Annesi Onur�a:
Hülya, kitap okumayı çok severmiş. Boş zamanlarını sürekli kitap okuyarak, yeni bilgiler öğrenerek geçirirmiş. Hülya�nın arkadaşı Cem ise hiç kitap okumaz, boş zamanlarını bilgisayarın başında oyun oynayarak harcarmış. Bir gün Cem doğum gününü kutlamak için Hülya�yı ve diğer arkadaşlarını davet etmiş. Arkadaşları Cem�e oyuncaklar, bilgisayar oyunları hediye etmiş. Hülya ise Cem�e bir hikaye kitabı almış.
çok sıkılmış. Odasında kendisine yeni bir oyuncak ararken Hülya�nın ona doğum gününde hediye ettiği hikaye kitabını bulmuş. Önce �bir iki sayfa okur, sonra da sokağa oynamaya giderim� demiş ama kitabı okudukça çok hoşuna gitmiş . Kitaptaki hikayelerin hepsi birbirinden güzelmiş Cem, okudukça yeni yeni şeyler öğreniyormuş. Kitabı bitirince �keşke daha önce bilgisayar oynamak yerine kitap
okusaydım. Kitaplar oyunlardan daha güzel hem de çok eğlenceli. Bundan sonra ben de hep kitap okuyacağım� demiş. Hülya da arkadaşı Cem`in kitap okumaya başladığını duyunca çok sevinmiş. Ona kendi kitaplarından ödünç vermiş. Bundan sonra Cem daha az bilgisayar oyunu oynamış, kendisine yeni kitaplar almış ve vaktini boşa harcamamış.

