Oysa ben
Sen ağladığında
Yıldızlar serpiştirirdim ayaklarına
Süper ya cok cok cok tsk paylasımın İçin
Ben seni düşlemenin seanslarında dalgınlığa güçsüzce teslim olup, dudaklarıma düşen ılık tebessümlerle yarı ayık yarı uykulu bir gevşemeyle gözlerin de yitip, bitiyorum.
Mavi bir şarkının sayfaları ve çığlıkları arasındasın, en ihtişamlı halinle. Tut ellerimi diyorum, öyle gevşek değil sıkıca. Ama görmüyorsun, çocukluğumda unutmuşçasına oralı olmuyorsun. Söylediklerim sadece kendime misali kendi kendime yaslanıyorum. KÜRDİSTAN, bul ara beni, bul beni çocukluğumun en yaramaz ve azarlanmayı hak etmiş, kulakları çekilme çekilmesi gereken bir oyunun kıyısındayım üstüm başım hasret. Bul beni ve duy KÜRDİSTAN
Buda garip bir bilmecenin çözülmez ama durmadan sevdiğim kısmı. Ne zaman seni düşünsem şirin bir yağmuru sırtlayıp çıkıyorsun yollarıma. Vefalarını kuşanıp tüm suçlarımı tarih meleklerinin bile arayıp bulamayacağı tozlu raflara kaldırıp zulalıyorsun. Bu benim için affedilmekten öte, kutsanması gerekendir.
Islak dudaklarının yamaçlarda büyüyor ışıklı nergisler.
Bembeyaz adımlarla ilerliyorum hüznü serpiştirdiğin kaldırımlarında. Ve sonra bir şarkı tutuşuyor içimde senin gibi yaralı ama senin gibi acınmayı kendine reva görmeyen bir şarkı. Dinginliğinin teninde usulca bir kırlangıç süzülüyor, sulara eğilircesine. Kendimi o kırlangıca benzetiyorum güzelliğinin tuvaline sığınarak. Sana bildiğim bütün dualarla, tesellilerimle geliyorum borçlu ve biraz mahcup. Ama görmüyorsun, çocukluğumda unutmuşçasına oralı olmuyorsun.
Dokunaklı bir akşam kıyısında bulurum seni. Serin sözlerinle bağdaş kurmuş öylesine duruyorsun Uzaklara her şeyi heybesinde taşımaktan bıkmamış uzaklara dalıyorsun. Çeviriyorum yüzümü yağmurların menziline, göğe doğru Islandıkça sana yakın duruyorum, ıslanıyorsun, durmadan, ıslanıyorsun yağmurun kızı KÜRDİSTAN
Ne zaman sana uğrasam ıslak gözlerinle karşılayıp, güneşli sesinle uğurluyorsun, sırtımı umut telkinleriyle sıvazlayarak. Bahardan kalma halinle, seninle dolaşıyoruz her kıyıyı, her sokağı didik didik ederek. Ve şaşkın ama dokunmayan yorgunluğumuzla yine sağırları körleri oynayarak bir bankta kuruluyoruz. Güzellikte yoksulluğumuzu örten o pasağa bulaşmamış gülüşleriyle başımıza üşüşen boyacı çocuklarla senin yerine de ben konuşuyorum Ayakkabımı ödünç aldım boyayacağım deyip takılırken onlarla konuşma soyluluğundan nasibimi alıyorum. Ve yağmur yağıyor Sonra kaçışıyor insanlar saçaklara. Hani kuşlar Kuşlar neden bu kadar az, sırılsıklam saçlarının enginliklerinde. Ben sıcacık hüznüne sığınıyorum, ertelene ertelene biriken hüznüne. Gökyüzüyle beraber seninde gözyaşların karışıyor toprağa. Ellerine tutunup çığlık çığlığa harflerden fısıltılarla kulağına eğiliyorum. Ağlama Yağmurun Kızı KÜRDİSTAN, ağlama gökyüzü öykünmesin sana, ağlama mavi gülüşlü sevgili
Üşüyor Gözyaşların
Sen ağladığında
Demet demet yıldızlar serpiştirdim ayaklarına
Dingin gecelerime düşer çiy damlaları anılarımın
Kokusu hıçkırığının ve tılsımı gözlerinin
Kan revan içinde ellerim
Sularla söyleşmekten
Toprakla yüzleşmekten
Kırgınlıklara yeşeren sebepleri yolmaktan geliyorum
Mutluluğun koynundan düşmüş bir anahtar
Çocukluğuma takılan bir tebessümle
Sana kavgalara küskün sözcükler topluyorum
Kalbimi griden yıkayıp geleceğe
Gelişine saklıyorum
Yinede üzülüyorsun
Tutuşup tutuşup kirpiklerin
Üşüyor gözyaşların
Oysa ben
Sen ağladığında
Yıldızlar serpiştirirdim ayaklarına
alıntıdır
Ölüyorum ALLAH'ım
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum ALLAH'ım.
Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın...
Oysa ben
Sen ağladığında
Yıldızlar serpiştirirdim ayaklarına
Süper ya cok cok cok tsk paylasımın İçin
Yasak olmasaydi konustugum dil, sana yazdigim siiri haykiricaktim tum ulkeye..Yasak olmasaydi yaptigim resim sarı yıldızlı motifin uzerine koydugum sevdami gosterecektim sana.. Yasak oLmasaydi Cok sey yapacaktim Ulkem Icin..
. Bul beni ve duy KÜRDİSTAN
"Ey Azadi"
saqol yüreğine sağlık.![]()
paylaşımın güzelmiş. teşekkür ediyorum.