Biliyormusun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım, bir başlasam sonu gelecekti eminim ama sıradan sözcükleri yakıştıramadım sana, yapmacık sözcüklere konduramadım seni. Sonra sana hiç mektup yazmadığım geldi aklıma, önce üzüldüm, sonra utandım, çünkü yazmalıydım. Bu mektubu gurbetten yazıyorum, sesine, sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledimki.. meğer hiçbir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş, hiçbir hasret seninki kadar yakmazmış içimi. En acısı, dost bildiklerim, yar seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler senin çeyreğin kadar edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana. Gurbet bile gururumu söndüremedi, hala gururlu, şımarık küçük kızınım, yani yavrunum! ben artık genç bir kızım, bana herkesin yanında küçük yavrum deme derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, yavrum deyişine öyle muhtacımki. Hatırlıyormusun, ilk yürümeye başladığım günleri anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar. Dualarını desteğini ve o sıcağını hiç esirgeme benden, içindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şevkati yalnız benim için sakla olurmu? Seni öyle özledimki, telefonla konuşmak dindirmiyor içimdeki hasreti, gurbetin yağmurları söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi. Beni buralara yollarken daha bir güçlü oluyordun ya, sana kavuşunca öyle bir güçlü olacağımki gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sende anlayacaksın. Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim. Puslu gözlüm, hasret yüzlüm, inan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, yageçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni, ya uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olurda unutursan beni!!!
Babam! Sevdiğim ilk adam!!! Gözyaşlarım söndürmüyor içimde yanan ateşi, çünkü yokluğun şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkansız bir şeyi diz çöküpte yaradandan dilemek gibi, en azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi& gül kokulum, puslu gözlüm& sakın sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni....


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
