4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Ve Son..

  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    06.02.2007
    Yaş
    41
    Mesajlar
    2.929
    Tecrübe Puanı
    77

    Standart Ve Son..

    Bir sabah acı bir zil sesiyle uyanacaksın
    Gözlerinde bir mahmurluk kapıya varacaksın
    Yaşlıca bir postacı bir mektup verecek sana
    Şaşıracaksın
    Kekeleyerek teşekkür edeceksin
    İçinde bir heyecanla mektubu açacaksın.
    Ellerin titreyerek okurken yazdıklarımı
    Bilmeyeceksin artık yaşadığımı,duygulanacaksın
    Beni sevmiş olduğunu hissedeceksin birden
    Kaybettiğin zamana ağlayacaksın,pişman olacaksın
    İmzam dikkatini çekerek,tüm dikkatinle bakacaksın
    Kuru bir kan okşayacak parmaklarını
    Olmaz, yapamaz diye haykıracaksın
    Koşmak isteyeceksin bana koşamayacaksın
    Sonra adresimi bile bilmediğin gelecek aklına
    Ağlıyacaksın zavallılığına
    O akşam uyuyamıyacaksın,karabasanlar uyutmayacak seni
    Bir rüya mı diye yorumlayacaksın
    Ama yanı başında mektup
    Herşeyin gerçek olduğunu anlatacak sana
    Bir gazete alacaksın gazeteci adamdan
    Hıçkırıklara boğulacaksın
    Soluk resmime tüm duygusallığınla bakacaksın
    Tabiki bu resmime sarılamayacaksın
    Çıplak ayaklarınla teninle koşacaksın
    Herkes hayret dolu bakışlarla süzecek seni
    Sonra bir bilet alıp arabayla yanıma geleceksin
    Arabadan inerken bir selâ sesi çınlatacak kulaklarını
    Koşarak camiye geleceksin
    Soğuk musalla taşında boylu boyunca beni göreceksin
    Esen rüzgar saçlarımı oynatınca bir an kalkacağımı
    zanneteceksin
    Haydi kalk diyeceksin bir zamanlar ne söylüyordun
    ''Sen ölmeden ölmem'' diyordun diyeceksin
    Eskiden tutmak istemediğin ellerimi şimdi öpeceksin
    Buz gibi olduğumu,hissedecek,irkileceksin
    Cenaze namazımı kılarken neden diyeceksin
    Başını taşlara vurmak,ellerinle göğsünü yırtmak
    Kalbini parça parça etmek isteyeceksin
    Yüzlerce insan aşkımın yüceliği karşısında diz çökerken
    sende çökeceksin
    Herkes benim için dua ederken sen kendini lanetliyeceksin
    Birbirinden yıpranık taşlar,göğe uzanan selvi dalları
    Simsiyah göz yüzü korkutacak seni
    Mahsun gözlerle tabutuma bakacaksın
    İçinden birşey kopar gibi olacak,eski günlerimiz gelecek aklına
    Herşey ne kadar güzeldi diye düşünecek,zaman ne çabuk geçti diyeceksin
    Kazma kürek sesiyle uyanırken rüyandan,yanında olmadığımı farkedeceksin
    Dünyanın ne kadar boş ve anlamsız olduğunu farkedeceksin
    Arkadaşlarım; iyi insandı diyecekler, sevdalıydı birine delicesine
    Onu çok seviyordu zaten bu sevgi öldürdü onu diyecekler.
    Sen suskun, sen pişman, sen gözü yaşlı olacaksın
    Yanına gelip başın sağ olsun kardeşinmiydi diyecekler
    Sen cevap veremeyecek başını sallayıp hayır demek isteyeceksin
    Hemen anlayacaklar neden geldiğini buraya
    Sen o erkeksin diyecekler gözlerini bir öfke bürüyecek
    Seni linç etmek isteyecekler
    Korkuyla mezarıma sarılacak beni kurtar diye yalvaracaksın
    Yanına gelip yüzüne tükürerek evimin adresiyle anahtarını verecekler
    Sana sırtlarını dönüp gidecekler
    Sonra bomboş mezarlıkta kalacaksın
    Koyu bir karanlıktan sonra ayrılacaksın yanımdan
    Sora sora evimi bulacaksın, kapının önüne geldiğinde
    Dizlerinin bağı çözülecek ağlayacaksın
    Anlayacaksın ben ölmeden önce bir tek sen eksikmişsin
    Duvarlarda boy boy resimlerin ve sana yazdığım şiirler
    Dikkatini çekecek
    Sonra can verdiğim köşeyi göreceksin
    yerler kan lekeleriyle dolu olacak
    Masanın üzerinde yarım kalmış bir vokta şişesi,kanı
    silinmemiş bıçak ve ilk verdiğin resim duracak
    Kütüphanemde senin için yazılmış binlerce şiir bulacaksın
    Teybi açacaksın senin adını söyleyen şarkıyı duyacanksın
    Daha da yokluğumu hissedeceksin, evimin her köşesi beni
    sana hatırlatacak
    Gözlerinden yağmur gibi yaşlar akmaya başlayacak
    Yanağından süzülüp yere damlayacak
    Bütün gece ağlıyacaksın
    Kapıyı kapatıp çıkarken, son kez arkadana bakacaksın
    Ya elveda diyeceksin herşeye
    Ya da yavaş yavaş yürümeye başlayacaksın
    Farkına varmadan mezarlığa varacak mezarımın yanına
    geleceksin
    İşte geldim diyeceksin ay bir daha parlayacak
    Sonra elindeki bıçağı kalbinin üzerine getireceksin
    Soğuk çelik yavaşça saplanacak göğsüne
    Acıdan yüzün buruşacak
    Birşeyler söylemek için aralanacak dudakların
    Gözlerinle son bir defa bakarken havaya
    Toprak seni kucaklayacak
    Yıllarca ağızlardan silinmeyecek garip aşkımız
    İşte bu mezar taşında noktalanacak.
    SON
    SesizLigim ÇıgLıgımdı. Hepiniz mi Sagırdınız?

  2. #2
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    09.08.2006
    Yaş
    48
    Mesajlar
    3.348
    Tecrübe Puanı
    86

    Standart

    SEVMEK



    Kişi sevdiğiyle olmak ister!.

    Sevdiğinin hâliyle hâllenir; Sevgisi kadarıyla, onunla yaşar!.

    Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için,
    çoğunlukla, “beğeni; ile;sevgi;yi birbirine karıştırırız..

    ;Beğeni; yanında ;sahip olma; arzusuyla açığa çıkar!.


    Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve
    üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın;

    Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!.

    Kimi, beğendiğini cebine sokar;
    kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister;
    kimi yakalayıp inine sürükler; Her mahlûk yaradılış fıtratına göre,
    beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

    Sevmek1; ise bundan çok farklıdır;

    Sevince, yanlızca sevdiğin için yaşamak istersin!.

    Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak,
    yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin!
    Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana,
    onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!
    Yakınlık bile uzak gelir sana!

    Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..

    Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir,
    onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez,
    kulağın ondan başkasını duymaz,
    elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

    Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an
    üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!
    Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana;
    ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

    Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni;
    ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde
    sevdiğini görürler de,sen o olmuşun derler!

    Beğenen sahip olmak ister

    Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

    Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne aşığım sanır!.
    Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra,
    o koku siliniverir üzerinden kopamama sabunuyla!.

    Parasından kopamaz Mevkiinden kopamaz
    Yakınlarından kopamaz İçinde yaşadığı ortamın
    güzelliklerinden kopama;Etraftan kopamaz!.

    Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde
    Eksiklikler görmeye başlar başlar, yetersizlikler görmeye başlar
    Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini;
    uzaktan acıyarak seyretmeye başlar
    Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!.
    Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!..
    Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

    Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse,
    bu defa nefret;e döner değeni ondan intikam alma duygusu
    gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında
    bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın,
    layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

    Oysa yanlızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!.
    Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için,
    mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış;
    sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş;
    yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir

    Seven ise göze almıştır kopmay Dışlanmayı
    Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı

    Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!.
    Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan
    O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

    Seven, karşılıksız sever!

    Beğenen karşılığını ister!.





    Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!..
    Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!..
    Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi Karınca gibi çalışır;
    maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar
    Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!.

    Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

    Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre,sevgi delilikten bir türdür!..
    Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip,her şarta katlanmayı!
    Ve ;delillik bu; derler

    Beğenme bir tür;hobidir!
    Bazen ömür boyu sürer, bazen bir kaçyıl, bazen bir kaç ay!..

    Sevgi bir ömür boyudur!
    Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!.

  3. #3
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    06.03.2007
    Yaş
    35
    Mesajlar
    2.878
    Tecrübe Puanı
    76

    Standart

    özet şeklinde okudum okuduğum kadarıyla

    çok güzeller yüreğine sağlık...
    YOLA ÇIKTIKLARINI YOLDA BULDUKLARINLA DEĞİŞİRSEN YOLUNU KAYIP EDERSIN....

  4. #4
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    04.09.2005
    Yer
    siirt
    Yaş
    41
    Mesajlar
    819
    Tecrübe Puanı
    37

    Standart

    Wauuuuuww Hocam bakıyom ŞAirliğe Soyunmuşsun iyisin Devam Et Harikasın
    Düşünüyorum Da Düşüncelerin En Güzeli; Senin, Beni Düşünüp Düşünmediğini Düşünürken Düşünmek Olsa Gerek Diye Düşünüyorum..


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •