[Youtube]kBpXhJNNeyw[/Youtube]
[CENTER]ALDIM BAŞIMI GİDİYORUM
Ne ayları sayıyorum artık,ne de günleri..Gidişinin ardından geçen zaman umrumda bile değil,nasılsa gittin..Bu da benden gidişine yazılan olsun..
Gittin,sende gittin,rüyamı,yalan mı anlayamadığım bir gerçeklikle gittin.Herkesinki gibi zamansız oldu gidişin,herkesinkinden farklı oldu...Yüzünü düşünüyorum, şaçlarını,giderken ne dediğini..Bilirlermi acaba bu gitme hepsinden acıydı.Arkadaşlarım, dostlarım ve diğerleri bilebilirler mi acaba benim niye ağladığımı?
Morgun yakınından geçen var mıdır, hiç kokusunu duyan???Yada soğukluğunu hisseden kaç kişi vardır gassallardan başka? Ben biliyordum ama bilmek demek hissetmek demek değilmiş.Hissetmek daha farklı bir yerden ,daha derinden mesela bakabilmekmiş olanlara. Yüzünün son halini yüreğine değil,beynine hiç değil,anlatamadığım ve o derinde olan yere kazımakmış hissetmek..
Karşında ağlayamam ben ,kızarsın bana.Oradan da görürüsün beni bilirim.Dışarıda ağlayacağım merak etme..Sen görme ,kızma diye..Yüzünde kalan son ifadenin acısını damarlarımda hissederek ağlayacağım..Niye öyle olmak zorundaydı???Niye gülmedin bana? Yoksa bilmediğim başka şeyler mi var yüzüne o acı ifadeyi indiren?
Yatağında sıcacık yatmak varken ne işin var o soğuk yerde? Hem de topraktan...
Hem de kimse yok yanında.Bari beni çağırsaydın Ellerin üşümüş bak..Yüzün,kolların ayakların,saçlarının dipleri ama en çokta gözlerinin içi üşümüş.Veda buseni alnına koyarken benim dudaklarımda üşüdü..Oysa sen istemezdin benim üşümemi..O zaman neden bu kadar soğuğa kapattırdın kendini?
Her dakikasını yaşadım bu ayrılık sahnesinin,tüm yalanlığına,tüm hoyratlığına rağmen.Önce demirden bir kutudan aldılar,sonra mermer bir yere yatağa serdiler bedenini,dua seslerini duymam gerekirsen ben sadece sessizliği duydum.Senin beni yıkadığın gibi yıkadım seni..Özenle,incitmeden,ağlatmadan...Bir yüzünü beyazlatamadım.Çektiğin acıyı silemedim alnından ,dudaklarından,gözlerinden.Örttüm sıkıca üstünü..Uyandırmadan sessizce baktım yüzüne.Keşke sende bana baksaydın...
Ömrümün en uzun yolculuğuna çıktım seninle..Seni sarsmadan götürürken o meçhul yere ağlamadım..Sen görme diye ağlamadım..Sen kızma diye ağlamadım.
Yükselen dua seslerini duydum ağlamadım.
Üstüne dokuz tahta koydular ağlamadım.
Seni orada tek başına bırakıp çıktılar ağlamadım.
Üstüne toprak serptiler ağlamadım.
Başına toplanıp bağırdılar ağlamadım.
Gülleri koydular üstüne sen çok seversin diye ben yine ağlamadım.
Ama canım o bembeyaz çarşaftan yırtığım parçaya kefen dediler ya bak işte o zaman tutamadım kendimi ve ağladım..
Ölüme ancak bu kadar dayanabildim canım, affet beni son defa...