Sana bu son mektubum
Sana bu son mektubum olacak. . . . bir dahakine kadar. Hep öyle olmuyor mu!. .
"Bu son. . . "diyerek kaç mektubu bitirdim. Kalemi bırakırken bulduğum
kişiliğimi, hasret uzadıkça yitirdim.
"Bu son, bu son. . . " Neyin sonu, mektubun mu, ağlayışların mı, vefasızlığının
mı ? " Bu son. . " yazdığımda içimden geçen ince bir sızı hatırlatıyor, ne son
mektubum olduğunu, ne de cevapsızlığının son olduğunu.
Burda akşam erken iniyor, dağlardan süzülerek. Uyku geç giriyor gözlerime.
Uykusuz kalıyorum gecelerce, gözlerin gözlerimden gidene dek. Uykularım baykuşlarınkine denk.
Gözlerim ufukta, yıldızlara doğru dalıyorum. Sen de görüyorsundur diye, Seni görecekmiş gibi yıldızlara bakıyorum.
Dağlardan gelen kurt ulumaları bölüyor uykumu sonra. Sonra, sonra. . . yine yalnızlığım yanıbaşımda ve gözlerimde sen, veda edişinle o şehir.
Sabahlar erken oluyor burada. Kuş sesleri, köpek havlaması ve horoz sesi
delicesine uyandırıyor beni. Bakıyorum, hüzün kollarımda, sen uzaklarda.
sensiz nasıl yaşıyorum burada, bilemiyorum. Çünkü, senden ayrı olunca,
yalan söylüyor takvimler, yalan söylüyor saatler. Asırlar geçiyor beş dakkada.
Gönlümde nice kış yaşanıyor bahar günü. Biliyor ağaçlar, çiçekler, kuşlar seni
düşündüğümü, baharı bensiz yaşıyor. Ben de tufanlar, kar, boran, fırtına. Bende gün hep kış günü.
Güvensem sana, alıp başımı düşeceğim yollarına. Bahar demeden kış demeden.
Yolların uzak, demeden, dereden-tepeden. Korkuyorum kî, sen hayâlimdeki kadar bile bakmayacaksın yüzüme, uzanmayacaksın uzanan ellerime. Bu satırları yazma hakkım bile kalmayacak. Gözlerin beni yine yakacak, bu kez sönmemecesine.
Ve korkuyorum sana gelmekle, taş yüreğine kibirler taşırım diye.
Bitiriyorum sözümü yine sitemle, yine gözlerim hayâlinde ve ezikliği
umutsuzluğun, yüreğimde. Ama unutma, duygularım büyüyecek. Bir gün
vefasızları unutmayı öğreneceğim; sen koşsan bana yıllar sonra, ben döneceğim, sen gelsen ben gideceğim. Elbet, elbet gün olacak sensiz de güleceğim, şimdi inanamasam da. . .
öyle bir gurbetteyim kî
sen yoksun.
Bu şehirde rüzğarlar eser
senin kokunu getirmez.
İnsanlar dolaşır caddelerinde
hiçbiri sana benzemez.
İçim burkulur, baktıklarımda
seni göremedikçe.
Birikir birikir, kaçar
yaşlar gözlerimde.
Anlamam lazım diye düşündüm, anlamam; karşılıksız sevda dan. Son mektubumu gönderip, kestim ümidimi postadan.
**** **** ****


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
