Aşk mı feryadıma karışmıştı
ben mi feryatsız kalmıştım.
Sesinle, sessizliğin içinde,
bir esriklik oldu bende.
Biliyordum,
yüzünün çizgileri çıkmaya başladığında
ruhun güzelleşecek
ama şimdi...
Sen bütün sesimi aldın
ellerimi, belki.
Güz doğmuş akşam vakitlerinde
şehrin güzellikler içinde.
Bir sen değilsin
bu dünyada
biliyorum
ama bir seni
seviyorum.
( Akşamdan kaldığım sabahlar beni utandırlar.)
Bir sana anlattım kendimi
doğduğum ve kaçtığım şehri.
İşimi, aşımı,
annemi.
Sustun.
Seni beklediğim o sokakta
duvarın kenarındaki boşlukta
yaslandım kendime,
ağladım.
Oysa kaçarken şehrimden
söz vermiştim akllıma
bir daha ağlamam diye.
Unuttum şimdi.
kendine esir düşmüş
bir kumdan kalenin içinde
su vuruyor ayaklarıma
biri
yada
birileri
belki
sen
gelsen.
Nisan Yağmuru
kapalı çarşı dudakların, kalabalık ve renkli
susma. Dilimde kurur kelimeler
biliyorum, olmayacak bir şey sana dirilmem
çocuk aklıma uyup da yürüdüm meydanlarında
kapını çalıp kaçmaktı niyetim
bir satır başında birden karşına çıkmak,
ve düşürmek kolunun altındaki cümleleri
olmadı. Ezberimde kaldın karıştırırken gülüşlerini
yoldan çıktım, sana düşüyorum
kurtarma beni


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
