ıçimi yaralayan ses tekrar çağırıyor beni."gelmem için bu kadar ısrar
ettiğine göre söyleyecekleri önemli şeyler var"diyorum.peşinden ne zaman
gitmek adına hamle yapsam gerçek ile hayal arasında ürkütücü bir çığlıkla
benden kaçıyor.kime sorsam karşılığı amansız bir sessizlik.ne olduğunu ve ne
yapmam gerektiğini bir oyun sanki.muhtaç olduğum gereksinimlerimin yanında
düşündüğüm ya da düşünmek istediklerimin esiri olmuş gibiyim.sanki ne yapmak
istediğimi biri biliyor ve benden önce davranarak hayat akışıma benden önce
yön veriyor.bir çeşit hapishanede hissediyorum kendimi.gardiyanlar ölüm
uykusuna dalmış öylece uyuyorlar.kurtulmam için tek ümidim ise içimden gelen
o ses.
bütün hayatımı vermeye hazırım uğruna.arıyorum sandıklarım aslında
inandıklarımmış.zaman ağlıyor çok mu geç artık yarına.tanıyorum o sesi;bana
çektiren masum bir aşkmış...
soğuk geceler hissettiklerimin karşısında sadece bir ayaz.beklerim
hasretle gündüzü.yalvarırım her gece.teselli etmek yıldızları bir de
ayı.esir almış karanlıklar sevdayı.güzel rüyalar neden en derin duygulara
saklanır ki?meçhul denen manalar akarken kuytulara.hayallerim birer damal
oldu hiç durmadan yağıyor.hicranlarım yağmur sonrası güneşi andırıyor.
pişman olmak sebepsiz ayrılığa benzer.sorgulaması için bir nedeni
olmadığından kabullenmek zorundasındır.çare aramakla bılınacak bir şey
olsaydı ne manası kalırdı.onun seni bulması için ihtiyacın olan tek şey
sadece "zaman"...
düştü gölgeler üstüme aciz kaldım.sen yine aklıma geldin,tatlı rüyalara
daldım.hayallerimi ovdum kapanmak üzere olan izlerinle.korkularımı
kovdum,zor dayanmak kadere dolan gözlerimle.halimde diz çökmüş günahlar
vaziyeti vardı.sen yoksun ümitlerin sönmüş eziyeti kaldı.
hüzünler,yüzü hatırlatıyorsa bir çekişlik nefesin olmaya razıyım.sen
yalnız gül yüzünde açsan ben her mevsim solmaya razıyım.
deryalardaki feryadı gam vurarak,gökyüzündeki mehtabı dert
yanarak,çöllerdeki serabı sen sanarak kıskandım...
bakma gözlerime
çoktan perde indi üstlerine
bakarsam dayanamam ağlarım
sarılma ne olur
böyle bir şefkat fazla bana
hep isterim sonra, alışırım
sevme be güzelim beni.
gönül sayfamı çoktan kapadım
dokunma sakın bana.
yüreğim yaralı.
seninde canını acıtırım....
yine heryerde sessiz gözyaşlarım..
keşkeleri yok edemiyorum, korkuyorum !!!
ınancım kalmadı benim hiç bir şeye..
ve "hiç" olan bir şeye..
sessizlik hakim geceme..
biraz da sensizlik..
gözyaşlarım akıyor içime..
damarlarımda dolaşıyor sen'li sensizlik..
ve yüreğim bitik...
sen yoksun ya yanımda,adın olmuş "yitik"...
bak !!..
yanaklarımda arama yaşları..
gözlerime bak...
yüreğime bak usul usul..
oysa ne çok söyleyeceklerim vardı sana..
ne çok isyanlarım ve ne çok savaşlarım vardı yarıda bırakıp kaçtığın...
rövanşını yapacağımız turnuvalar vardı epeyce..
toplamı sıfır olan "biz"in çıkanından "ben" kalıyordum..
kaç gece indirdim yıldızları yeryüzüne..
ve kaç gece saklambaç oynadık seninle ...
ben hep ebe oluyordum..
sen karanlıktan korktuğun halde en kuytu köşeye saklanıveriyordun..
ve sobe yapıp gidiyordun,bir elveda bile demeden !
ne ben görebiliyordum seni;ne de sen görebiliyordun..
seni özleyen beni...
oysa..
oysa ne çok oyunlar biliyordum..
korkuyordum söylemeye...
belki bunlarda da çekip gidersin diye..
ne çok sessiz gözyaşları biriktirdim içimde..
sadece sen görmeyesin diye..
ve gittin...
oysa ne çok ağladım yokluğunda..
sana farkettirmeden...
ve sensizliğin acısına inat..
bir damla gözyaşı dökmeden...
_yanağıma değil,gözlerime bak..!_