Bir bir söner şehrin ışıkları.
İnceltilmiş yalnızlık sözleri salınır; koyu lacivert gecenin
koynunda... Yalnızlığın da imitasyonu sürüldü piyasaya diye
geçirirsin içinden, gülümsersin.
Bir sigara yakar, usulca aralarsın perdeyi. Buz tutmuş camın alnına
değdiği yerde tütmeye başlar, yitirilmiş sevdaların pişmanlığı...
Arka sokaklardan boğuk motor sesleri işitirsin. Bilirsin her gidenin
bir yere vardığını... Ama yollar kendine öncedir, varamaz bir yere,
bunu da bilirsin.
Uzar gider köpek ulumaları, ıssız caddeler boyunca... Buğulanmış cama
harfler çizersin. Anlamlı hiçbir şey kalmamıştır aklında...
Eğilirsin. Bir kitap alırsın kitaplığın en alt rafından... Okumak
isteyip istemediğini bilmezsin. Rastgele karıştırırsın sayfaları.
Kemirmeye başlar içini, geceyi uzatmak için kurduğun tüm tuzakların
boşa gitmesi... Sabahın ilk ışıklarına yakalanmaktan korkarsın.
Alelacele bırakırsın kitabı bir sehpaya. Unutursun gece lambasını
kapamayı, yorganı üstüne çekersin...
Bilirsin her gidenin bir yere vardığını... Ama yollar kendine
öncedir, varamaz bir yere. Bilirsin...


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
