Onulmazlığındayım acının. Yüreğim sancıyor. Ki ilk değildi bu sancıyışlar. Ya giden kanatıyor yüreğimi, ya imkânsızlığın içinde kanatıyorum kendi kendimi…
Yarım; -tam olmayı becerememiş umutlarım- vardı senden yana, onu da olmazlığında yitirdim aşkın. Ellerimde hüznün kırıntıları, yalnızlığında bırakıyorum umutlarımı. Yine gecenin bitimi ve yine zamandan bir sayfa daha düşüyorum sensizliğe.
Hep yanımda tuttuğum, aşkın karası sitemleri savuruyorum yerli yersiz içimin çığlıklarında. Yinede ah! İşte… Anlatamıyorum öfkemin gizinde ‘sensizliği istemeyişimi'. Susuyorum yokluğuna…
Kırgınlıklarındayım içimin, nedenini bil(e)mediğim. Ya da bildiğim, kendime söyletemediğim. Adını koyamadığım bir burukluk…
Dilimin ucunda neden, niçin? Diye başlayan sorular, cevapsızlıklara düğümlenmiş.
Sahiplenemiyorum aşkı. Her yürek tutuyor bir köşesinden. Ve ben sahiplenemiyorum aşkı bu yüzden!Ne zaman haykırsam yüreğimin yarımlığını, susmak oluyor payıma düşen.
Sevemiyorum...Hep başı sonu kırık dökük bu yarımlığın.Yüreğim yorgun…
Aşkın cesaretini mazide yitirdim. Umutlarım tozlandı raflarda.
Sen gittiğinde de sevinçleri yüreğinde kalan, dönüşleri yaralı gülüşlerim olacak. Sitemli vakitlerde “seni sevmeseydim” diye başlayan ve ondan öteye dilime dolanmayan, sözlerimi imkânsız/lığıyla boğan pişmanlıklar, ahlar olacak.
Ah sevmeseydim…
AkLımdasın. . .