3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Adam Olmak Adına Nice Ayrılıklara...

    Adam Olmak Adına Nice Ayrılıklara...Bir gün daha çaldım sensizlikten. Zor da olsa vurdu saat gece on ikiyi... Şimdi önümde yeni bir sensizlik var. İçinde, beni neyin beklediğini bilmediğim yirmi dört saat daha var... Sonra o da geçecek... İşte böyle kovalayacak birbirini yarınlar. Derken unutucağım seni, unuttuğumun farkında bile olmadan. Doğrusu da bu zaten, aksi halde hatırlamış olur insan. " onu unuttumdemek bile hatırlamaktır. Bu cümleyi aklıma getirmeyecek derecede unutmalıyım seni. izin kalmamalı... Başkasını ararken yanlışlıkla senin numaranı çevirmemeliyim, kendimle dalga geçeceksem; bu başka birşey için olmalı... Sana dair hiçbir fikir kırıntısı kalmamalı beynimde. Zaman aşımına uğramalı tüm tasalar. Hiç sevilmemiş, hiç yaşanmamış gibi yabancılaşmalısın. Tesadüfen bir yerde adın geçtiğinde, irkilmemeliyim. Hakkında sorulan her soru cevapsız kalmalı. Çok seven insan aynı ölçüde unutmalı...

    Seni bir gün hatırlanmamak üzere sileceğim. Ama şimdi değil, çünkü ardında bıraktıklarından öğrenmem gereken çok şey var daha. Eğer gerçekten dendiği gibi ayrılıklar-acılar insanı adam ediyorsa; ben kızmamalıyım gidenlere. Ben senin ve senin gibiler sayesinde bir gün adam olacağım. Ama şimdi değil. Çünkü dersini çıkarmam gereken çok ayrılığım var benim. " Adam olmak adına, nice ayrılıklara...Bak gördün mü böyle dalga geçmeli insan kendisiyle. Yanlışlıkla o numarayı tuşladığında değil...

    Şu durumda bile gülümseyebiliyorsam, epey yol katetmişim demektir seni unutma yolunda. Acaba diyorum bu yazıyı yazmasa mıydım? Neden dersen canım acımıyor ki? Yani yazıya başladığımdan beri birtek sigara dahi yakmadım. Evet, çok az kalmış seni unutmama... Bunu hissediyorum... Yazmasam da olurdu ama ölmek üzere olan yokluğuna can çekiştirmek hoşuma gidiyor! Amatör bir şairin intikamı olsa gerek bu...

    Oysa ben bunları yazmak için başlamamıştım sana. Hatırlıyor musun o ilk günü. İnsanın tanımadığı birinin masasına yaklaşıp, o tatlı gerginliği yaşayarak " merhabademesi ne kadar garip. Kim bilir neler düşünmüştün o an... Beni senin yanına iten şey neydi diye çok merak etmiştim zamanında. Elinde sigaran, bakışlarını bir noktada toplamıştın. Buydu belki de beni sana çeken manzara. Ben sessiz insanları, az konuşan insanları hep tanımak istemişimdir. Çok sustuklarına göre vardır anlatacakaları bir şey mutlaka diye düşünmüşümdür. Neden sonra farkına varmıştım kaybolmuş bir insana selam verdiğimin. Neden az konuşuyorsun diye sorduğumda verdiğin cevap etkilemişti beni. " susturdular...Anlıyordum. Neden diye sormaya gerek yoktu. Artık bakışlarını topladığın o noktanın yerini benim yüzüm almıştı, konuşmaya başlamıştın nihayet... " dinleyecek bir insan buldumdiyordun yada buna inanmak istiyordun. Suskunluk benim dilime uğramıştı sonra. Soru sorma sırası sendeydi bu sefer; " sen de pek konuşmuyorsun, neden? Benim cevabım seninkinden biraz farklıydı. " kelimelerimi çaldılar, bana söyleyecek söz kalmadısonuçta ilk ortak noktamızı bulmuştuk, -susmak-... ikincisi ise, yani karşılıklı yaşadığımız en gerçekçi şey; -ayrılmak-... ve nihayetinde –unutmak-... farkında mısın bilmem? İnsana hoş gelen hiçbir ortak yönümüz yok... Hep kaybetmek üstüne, susmalarımızın içinde bile yenilgiler var... insan, ilk başta iki yaralı kişinin birbirini daha iyi anlayabileceğini, mutlu olmak adına birbirlerine daha sıkı sarılabilecğini düşünse de, aslında tam tersi doğru... Biri hasta, biri doktor olmadan olmuyor aşk... O yüzden bizim mutlu olmamız uzak ihtimaldi....

    Ben, bugün bunları yazmak için gelmemiştim o masaya. Gel gör şimdi unutmak üzereyim. Pek sevimli değil bu... -bir insanı unutmak? ? ? - Anlamı olmalıydı oysa geride kalanların... Biz şimdi onca zamanı unutmak için mi yaşadık? ! Geriye birkaç şey kalmalıydı hatırlanmaya değer... Akla geldiğinde insanın içini titreten, anlatıldığında dinleyen kişiyi düşündüren, en azından bir sigara yaktıracak kadar burukluk veren bazı anılar kalmalıydı geriye.... Demek ki biz unutmak zorunda kaldığımız tüm zamanları biraz boşa haracamışız. Şu an benim aklıma gelen zamanlar'ın çoğu zorlama... belki ilerde bir anlamı olur ümüdiyle, adettendir diye yaşanmış, klişeleşmiş şeyler...

    Galiba zamanı geldi de geçiyor. Eğer yapacak bir şey kalmadıysa en doğrusu bu, unutmak!

    Göreceksin; seni hiç bir şey olmamış gibi..... Seni, yüzüme o tatlı gerginliği alıp da masana hiç yaklaşmamış gibi... Adını hiç duymamış, ellerinden hiç tutmamış gibi..... Hiçbir anı, hiçbir geceyi, hiçbir mutluluğu ve hiçbir acıyı yaşamamış gibi unutucağım..... Sonra bu yazının karşısına geçip, yine hiçbir şey olmamış gibi okuyacağım senden kalan kırıntıları...

    Üzgünüm, yapacak hiçbir şey yok artık..
    Belki de unutmak; adam olmaya çalışan insanların tek silahı......
    Okan Savcı

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Yokluğumla İyi Geçinmeye Bak Şimdi

    Yokluğumla İyi Geçinmeye Bak Şimdi

    Senden her vazgeçişimde, artık bu sayfa tamamen kapandı dediğimde,
    alıştığımda senden kalan boşluğa, tam da ileriye bakmayı beceriyorken
    nasıl oluyor da canlandırıyorsun kendini?
    Nasıl oluyor da hissediyorsun seni öldürmek üzere olduğumu...? bana
    İlginç gelen tek şey bu... Aramızda var olan ama bugüne kadar ikimzinde
    çözemediği bir çekim mi var? ...
    ilk gidişinde de böyle olmuştu. “tamam artık bu herşeyiyle ayrılıktır”
    dediğimde çıkıvermiştin karşıma tekrar. Unutmuyorum o akşamı. Odama
    çekilip kitabımı okuyorken, çalan telefona pek aldırmamıştım... “kim olacak ki bu saatte” gibisinden şaşkınlığı belirten bir duygu belirmişti beynimde.
    Açtığımda telefonu sendin karşımdaki. “neyapıyorsun” diye sorduğunda,
    şaşkınlığım biraz daha artmıştı. “tam da seni öldürmek üzereydim”
    diyemezdim. Sanki bir acelen varmış gibi hızlı hızlı dökülüveriyordu
    ağzından sözler... “tek istediğim sensin, deliler gibi özledim seni”
    dediğinde, elimdeki kitabın az önce okuduğum bir cümlesi çarpmıştı
    gözüme;
    “Görmüyor musun? Bocalıyor insan, aranıyor hep,yer değiştiriyor, yükünü
    atmak ister gibi...” telefonum çalmadan birkaç saniye önce okuduğum bu
    sözde canlanmıştın birden. Susuyordum... Oysa sen gurur yapıp ağırdan
    aldığımı düşünüyordun, çoktan pişman olmuştun söylediklerin için. Atamıyordun çünkü “yükünü”... sana belli etmesem de heyecanlandırmştın beni. ama bu heyecanı paylaşamazdım senle. Biliyordum çünkü yine kayıplara karışacağını...
    O kaybettiğin neşeyi, o çok eskiler de kalmış mutluluğu özlüyordun sen
    aslında. Ben sana, o anlarını hatırlatmaktan öteye gitmeyen birisiydim
    sadece. Bunu sen de biliyordun, başlamakla bitirmek arasında kaldığın o
    sayısız günlerin, bir türlü kurtulamadığın bu tutarsızlığın sebebi de
    buydu işte, sen beni değil bende hatırladığın o eski neşeyi, o deli dolu
    günlerini özlüyordun... Ama bilirsin sen; benim için ya hep ya hiçtir... ya tam vardır ya da hiç yoktur... O yüzden beni yok sayman için elimden geleni
    yaptım.
    Bunu içim kanaya kanaya yaptım. Mecburdum buna, çünkü ben bir saniye olsun kalamazdım senin olduğun yerde, ben senin gel-git seanslarının içinde
    mutlu olamazdım. O akşam telefonda ağzından dökülen hiçbir şeyi yaşatamadın
    bana.
    Çünkü sen o akşam benimle değil, düşlerinle konuşuyordun. Beni
    Düşlerinle eşitlemek istediğinde ise hiç başaramıyordun bunu... Başarsaydın eğer; kendini şimdilerde olduğu gibi hatırlatmak zorunda kalmayacaktın. Belki de hiç unutulmayacaktın...
    Benim de hisettiğim bir şey var, seninkinden farklı.... sen nasıl
    unutulmaya- hatırlanmamaya yüz tuttuğunda, bunu fark edip kendini
    birşekilde hatırlatıyorsan; Ben de sana, sen de var olan bir şeyi hatırlatıyorum bu
    günlerde. Sen pişmansın... Bunu hissediyorum. Vicdanın soluğunu kesiyor
    bazı geceler... ve o, zamanında atamadığın yükün daha da artmış gibi...
    yoksa neden kendini öyle yada böyle hatırlatmak zorunda kalasın ki? her şey
    bitmişken... ayrılık kelimesinin hakkını tam olarak vermişken... ve bir
    mucize olmadan, bir araya gelmemizin imkansız olduğunu bile bile
    kendini neden hatırlatasın ki? ! işte senin belirli aralıklarla, farklı
    yollarla kendini ortaya çıkarma gerekçen bu... rahat değilsin.. istediğin gibi gitmiyor hayat. Benim bunu bildiğimi, bunu hissettiğimi biliyorsun.
    Anlıyorsun bunu. Tetiktesin o yüzden. Bir yanın o mucizenin gerçekleşmesi
    için duacıyken, bir yanın da (nispeten kendi güçlü hissettiğin zamanlar) bu
    nasıl olsa olmaz, hayata geçmez, hatalarımı kabullenip önüme bakmalıyım
    diyor. Bunu uzun bir süre başaramazsın. Çünkü vicdan sızısı insanı
    kolay kolay terk etmez. O yüzden önüne bakmayı beceremediğin her an, aklına o mucizenin gerçekleşmesi için ettiğin dualar gelecek, tazelenecek
    dün'ler...
    ve günden güne artan o yükünü boşaltmadıkça önüne bakamayacaksın.
    Baksan bile ileriye doğru bir adım atamazsın. Çünkü tutuyorum seni! Vicdanın oldum içine girdim. Ben olmasam bile benim duygularımdır ya da senin yok ettiğin anlamsız kıldığın umutlarımdır her gece soluğunu kesen, vicdanın olup içine giren.... Uykularını kemirip de kendini bana hatırlatmana sebep olan belki de benim....?
    işte bu yüzden YOKLUĞUMLA İYİ GEÇİNMEYE BAK! ....

    OKAN SAVCI

  3. #3
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    30.12.2008
    Yer
    GELDİN NEREYE GİDİYORSUN :)
    Mesajlar
    1.796
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    paylasımın içn tskler
    BENİM KALBİM ISRARLA
    CENNET KUSATMASINDA HALA
    RUHUM BEDENİ TERKE MARUZ
    SEVAP ARTI GÜNAHLARLA
    ÖNCELERİMİ DIŞLAR SONRALARIM AKLIM FİRARDA

    GÜLLER YARE SEVGİ KANITI BENİM ELİMDE PAPATYA


 

Benzer Konular

  1. Delikanlılık Kuralları !!!
    By nesta_34 in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.04.2009, 12:09
  2. Delikanlı Adamın El Kitab
    By ((HeZzAL)) in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.02.2009, 13:47
  3. Delikanlı Adam....
    By özbey in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.02.2008, 16:45
  4. DELİKANLARIN EL KİTABI DELİKANLI OLANLAR OKUSUN
    By DoNeNcE_005 in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 25.03.2007, 18:11
  5. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •