Ne aşkmış bu. Mem û Zin bile bu kadar acıklı değildi
Ay yüzlü aşkı için, Atların ayakları arasında can vermek istiyor. vay be
Sevgiliyi canından çok seven Âşık...
Vaktiyle bir padişahın çok güzel bir kızı vardı.Uzun saçlı bir delikanlı ona âşık oldu.Geceleri hasretiyle âh ediyor, gündüzleri sarayın kapısını gözlüyor, o nereye giderse atının ardından sürüklenip gidiyor, koşuyor, gözlerinden yağmur gibi yaşlar akıtıyordu. Bu yüzden sultan çavuşlarından durmadan eziyet görüyor, dayak yiyor ama bir kerecik olsun feryat etmiyor,âh demiyordu.Halk bu olup biteni gördükçe kâh delikanlıyı ayıplıyor,kâh sultanın insafsızlığına söyleniyorlardı.İçlerinden bir tanesi bile delikanlıyı kıza layık görmüş değildi. Nihayet kız babasına;
- Bu bela niceye dek sürecek, dedi; Beni bu halden kurtar, arıtk utanıyorum.
Sultan bunun üzerine o delikanlının tutulup derhal şehir meydanına getirilmesini, orada saçlarından bir atın ayağına bağlanıp bedeni paramparça olana dek sürükletilmesini ferman etti. Halk yürekleri parçalanarak meydana toplandı, gözyaşları toprağı kızıl güllere benzetmekteydi. Ve nihayet sultan da kızı uğruna can feda olanın halini görmek istiyordu. Herkes hazır olunca bir asker delikanlının saçlarından tutup hazırlanan atın ayağına bağlamak üzere sürüklerken aniden kurtuldu ve padişahın eteğine yapıştı:
-Ey alemlere adalet veren sultan,senden bir dileğim var, bir parçacık beni dinle...dedi.
Sultan hışımla karşılık gösterdi.
-Canını bağışlamamı istiyorsan, nafile; şu anda seni öldürtmekten daha büyük bir arzum yok. Saçımdan sürükletme, bir anda öldürecek bir yol tut diyeceksen , ahdettim, senin kanını at nallarına çiğneteceğim. Bir zaman için bana aman ver diyeceksen, bu da mümkün değil, çünkü toplanan halka karşı küçük düşmüş olurum. yok kızımla birkaç dakika olsun yalnız kalayım diyeceksenn, onun tek tel saçını bile sana reva görmem, artık onun yüzünü göremeyeceksin...
-Hayır, ey her yaptığını güzel yapan sultan, dedi delikanlı, canımı bağışlamanızı istemiyorum sizden. Hiçbir an mühlet de dilenmiyorum hatta. Kızınızı bana göstermeyeceklerini de artık biliyorum. Atların ayağı altında sürüklenme konusuna gelince buna sa itirazım yok.Benim sizden istediğim tamamen başka.
-Söyle o vakit nedir dileğin?
-Elbette bugün beni öldürecek, at nalları altında hor ve hakir halde kanımı toprağa karıştıracaksın. Dileğim o ki beni onun atının ayağına bağlayıp sürüklet.Çünkü ben o ay yüzlünün yolunda ölünce ancak diri olabilirim.
"Sevgiliyi hayatından az seven âşıka lanet olsun."
(alıntıdır)
Ne aşkmış bu. Mem û Zin bile bu kadar acıklı değildi
Ay yüzlü aşkı için, Atların ayakları arasında can vermek istiyor. vay be
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS
evet abii.
çok güzel ve büyük bir aşk.. aşkı için ölen insan şehit olarak ölüyormuş..
ama burada da görünüyor ki gerçekten seven ya hiç sevilmiyor ya da sevidğine bir türlü kavuşamıyor.. Rabbim sonumuzu hayır etsin..
Dünya'da bir aşk, hiçbir sevgi Peygamber ve Allah sevgisinden üstün değildir.
Aşkından yana yana, döne döne huuu
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS
elbette içimizde olan ilk aşk Allah ve peygamber aşkıdır..
manevi ve ruh aşkımızdır..
Allah'ı ve Peygamberimizi kalbimiz ve ruhumuz ile severiz ama eşimizi nefsimiz ile severiz ki bu bizim değil Allah'ın isteğidir)
ve gerçektede olan ve olması gereken budur)