1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Mor Menekşe

Hybrid View

  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    27.11.2008
    Mesajlar
    2.468
    Tecrübe Puanı
    71

    Standart Mor Menekşe




    Mor Menekşe

    Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği
    iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi
    kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever
    menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez
    yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.
    Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi…


    - "Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?"
    diye düşündü, durdu Hande…
    Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden
    farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu yüzden bu kadar
    güzeldi. Küçücük kafası o gün herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli
    olursun yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye
    başladı.
    İlk, kimsenin yanına oturmadığı, "Hacerin yanına oturmak istiyorum
    öğretmenim." diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı.
    Hacer bile şaşırmış, şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer, çok
    dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi.
    Hande ise; mühendis Kamil Beyin biricik kızı… Öğretmen, pek . oturtmak
    istemedi önce Hacerin yanına Handeyi…
    Hande, ısrar ediyordu Hacerin yanına oturmak istiyordu. Daha sonra
    bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmem Hande in annesini çağırdı. Annesi
    eve geldiklerinde Handeye sordu:
    - "Neden yavrum Hacerin yanına oturmak istiyorsun?"
    Hande cevap verdi: "Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o
    gün sen bana menekşeler güneşi sevmez demiştin. Oysa, her bitki güneşi
    sever. Menekşeler farklı…
    Belki de bu yüzden bu kadar güzeller… Hacerin yanına kimse oturmak
    istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum.Belki, Hacer de güzeldir,onu fark
    etmek istiyorum." dedi.
    Hande in annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4 .sınıf öğrencisi kızının
    olgunluğuna hayran kalarak :
    - "Peki kızım, kimin yanında istersen oturabilirsin." dedi.
    Pazartesi, Hande Hacerin yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi,
    hem Hacer… Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlar da soğumuştu
    Handeden. Nasıl Hacer gibi dağınık, bir şeyi iki kere anlatma ile anlayan
    fakir bir kızın yanına oturmayı . istemişti?
    Doktor Cemal beyin kızı Esin idi en çok alınan…Anne babaları her hafta
    sonu görüşüyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı her Pazar… Nasıl
    olur da kendi yerine Haceri seçerdi? Çok gururu
    kırılmıştı Esinin… Hande ile konuşmuyordu.
    Bir gün, Hande ve ailesi, Esinlerle dağ köylerinden birinde
    gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler..
    Hande, gene Esinin somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu.
    İçin için de Hacere kızmaya başlamıştı, arkadaşları ile arasının
    bozulmasına sebeb olmuştu. Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi
    iki kerede anlıyordu, yoksa aptal mıydı?
    Sonra menekşeleri hatırladı. Hemen düşüncelerinden utandı. Hacer, farklı
    diye yargılamamaları gerekiyordu. Hacerin kimsenin bilmediği güzelliklerini
    keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı.
    Tam umduğu gibi olmuştu. Esin, somurtarak karşısında oturuyordu.
    Hande ile konuşmuyordu. Hande, canını sıkkınlığından biraz dolaşmak
    için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş
    ve ayaz iyice artmıştı. Kar atıştırmaya başlamıştı. Hande karı çok
    seviyordu. Yürüdü, yürüdü… Köye gelmişti…
    Bir evin önünde durdu. Evin penceresindeki saksıya gözü ilişti.
    Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi…
    Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi, eve doğru bir adım
    attı, kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti. Bu Hacer idi.
    Handeye gülümsüyordu… "Hoşgeldin Hande" dedi Hacer, biraz ürkek "Buyurmaz
    mısın?"
    Şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve . içeri girdi. Oda, sıcacıktı. Odun
    sobası her yeri ısıtmıştı. "menekşeler" diyebildi
    sadece Hande, "bu soğukta???"
    Hacer gülümsedi: "Onlar annem için, annem onları çok sever." Sonra yatakta
    yatan kadını fark etti Hande.
    - "Annen hasta mı?" dedi. Hacer: "Evet, 2 sene önce felç oldu, ona ben
    bakıyorum. Bizim kimsemiz yok. Birtek ineğimiz var, onunla geçiniyoruz ama
    tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek
    vaktim olmuyor." dedi Hacer utanarak…
    Bir de dedi: "Bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o
    yüzden de çok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum."
    Hande in gözleri dolmuştu…
    Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş
    olmalıydı… Dışarıya koştu ve annesine sarıldı,ağlıyordu… Bir müddet
    sonra "Anne, bu Hacer!" diye . tanıştırdı sıra arkadaşını…
    Hacerlere gidip Hacerin yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte.
    Hande, annesine anlattı Hacerin hayatını, ağlıyarak. "Bir şeyler yapalım
    anne"dedi…
    O hafta, annesi ve Hande, Hacerlere gidip annesi ve Haceri kendi evlerine
    taşıdılar… Hacer, artık Handelerden okula gidip geliyordu.
    Ne dağınıktı, ne de aptal… Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu…
    Seneler geçti… Hacer ve Hande bir arkadaş değil, bir kızkardeşlerdi
    artık…
    Mor menekşeler Handeye Haceri armağan etmişti… Hacere ise; hem
    Handeyi, hem hayatı…
    Seneler sonra ikisi de evlendi… Hacer şimdi bir doktor…
    Handeden vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi. Hastalarına vicdanı ile
    birlikte şifa dağıtıyor…Hande ise; bir öğretmen…Çocuklara farklı olan
    şeyleri sevmeyi de öğretiyor… Bir kızı var.
    Adı: HACER MENEKŞE…
    Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande. Hacer Menekşe,
    teyzesi Haceri çok seviyor ve annesine teyzesi için heRgün teşekkür
    ediyor…

    SEVGİNİZE KESİNLİKLE ÖNYARGI SOKMAYIN. DAİMA KARŞINIZDAKİNİ DİNLEYİN…
    GÖRECEKSİNİZ Kİ ÖNYARGISIZ BİR ŞEKİLDE YAKLAŞIRSANIZ,YORUMLARINIZ DAİMA
    İSABETLİ OLACAKTIR…
    HERŞEY, SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR…. SEVDİKTEN SONRA İSE; SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR..

    Alıntı-Radyo 35-Vesaire


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •