Gri bir gece
sabahı küfleten bir mayasıdır
sonbaharın Yollarımı alın benden Kaldırımdan düşerim Hangi çiçeğe ismini sorsam uzaktan Aklını çalıyor gibidir
adamın.
Griye çalıyordu gece
içinin kiri döküldükçe usul usul. Yavaşça akardı bedenimin orta yerinden tutuk günler
zamanı durdurarak. Tüm sevgim ölüm kokan kokun....Gecelerde susmalı artık. Hülasası; avucumun içinde yarım gecenin bütün laneti. Yerden kalkmaya yetecek gecem yok nasılsa. İnce sızı gibi
her nefes almadan verişimde sabahtan kalan küf kokusu...O adamın ayağının altında ezilen kuru yaprakların çıtırtıları
gülüş seslerimiz hiç biri yok! Hatırlıyorum da ara ara niye gülerdik ki?
Gri bir gece
sen uyuyorsan güzeldir İki dirhem
bir çekirdek Ve yalnız adamın şerbetidir
Beni kendine çek!
Sırf senin yokluğuna sahip çıkmak için
sırf senin uykularına ağıt yakarak güzelliğini yaşamak için
sırf seni herkesten alıp tek başına izleyebilmek için
bu çaba gecenin... Hem de gri... Üzgünüm umutsuzluğu bulduğum yerde parçalandı düşlerin. Attığım adımları kaç sabahın geçmesiyle eşitledim düne
saymadım. Yoruluyorum... Yalnızca içimde büyüyor gece durmadan. Kederli kelimelerin esintisi var
Kızıl bir sabahı dört çeken saatler
İnce bardaktan süzülüyor gibidir
Ya suyun söndürme kuvveti
Bir parça kalbe yeter
Ya kapıyı gösteren resmidir sevdiğinin
Belki buharlaşan rengidir
Soğuk güneşlerin.
Sabah oluyormuş sözde. Farkında değilsindir burada; güneşi söndüreli çok oldu ya da soğuyup kaybettiğinden rengini öldü sandım güneşin. Biraz daha yorulsaydım
savrulsaydım diyorum yarım satırlarda bitkinliğimi
bitmişliğimi görmemezlikten gelerek... Bak yine IV geçiyor vaktim
tamam. Unutmadan
resminde rengini kaybetti sürekli çıkışı göstermeye yüz tuttuğundan.
Siyah bir çizgidir aşkı
kalemin Ve romanları yazan çılgınlara Yol verilir
Uçurumdan.
Düştüğünde uyanırsın.
Herşeye inat beyazdı ilk başlarda yollarımıza üstü kapalı fazlasıyla hatalı çizilen kalemin rengi. Bak çok geç kaldım gene. Uyanmam için yol verildi uçurumuma. Belirsizlikler kuyusuna azap çekmek için gönderilmiş gibiyim. Gittim atladım.Uyandım mı dersin?
Ben halen aynı kabustayım.
------İki yakamın ucu uçurumsa düşmek gerekirmiş bazen. Her şeyden kurtulmak için atladım
ölü hayatımın üzerinde ne senden kalsın koyu bir parmak izi ne de benden.
Az kaldı biraz sonra karanlık başlayacak. Gölgemi bulamazsın. Şimdi dinlen
sonra
kendine iyi bakmalısın...--------
ALINTI