Terkedilmiş bir yüz ağlamaksı
Zannımca var derinlerde bir yarası
Diner mi aceba hüznü göz yaşı
Hapsolmuş ihanetin kara noktaları yüreğine
Çıkması ne mümkün...
Belli ki seviyordu maşuğunu delice
Hayal kuruyordu geleceğe yönelik gönlünce
Bilebilir miydi terkedileceğini günü gelince
Hapsolmuş ihanetin kara noktaları yüreğine
Çıkması ne mümkün...
Sebepsiz yere gidişi acıtıyor içini
Yalnız kalmış gecenin soğuğunda bedeni
Kalbindeki acısını göz yaşı dindirir mi
Hapsolmuş ihanetin kara noktaları yüreğine
Çıkması ne mümkün...
Yalnızlığın kucağında beden yorgunluğu
Yüzünde üzüntünün elemin solgunluğu
Koyuyor ona bırakılıp gidişi unutulmuşluğu
Hapsolmuş ihanetin kara noktaları yüreğine
Çıkması ne mümkün...
Mezarla denk artık ona dünya
Hayatın son yudumunda
Tutunacak dalı kalmamış uçurumda
Hapsolmuş ihanetin kara noktaları yüreğine
Çıkması ne mümkün...
Kavga edelim istiyorum, dışarda bağıralım, çağıralım, Sonra tam ben arkamı dönüp gidicekken kolumdan sıkıca tutup çek kendine öp beni, sarıl bana "Sen benimsin nereye gidiyosun aptal" de susayım. Özür dilercesine bakıyım sana ama sen beni çoktan affetmiş ol. Öyle bi aşkımız olsun ki, kavga ederken bile insanlar kıskansın bizi.Öyle sevelim ki birbirimizi herkes aşkın anlamını bizde bulsun.Hani derler ya, bi mesajınla havalara uçur beni. Atmadığında dayanamayıp, triplere giriyim, ama ne olursa olsun hiç bi tartışma kavgada asla "Bitti" denilmesin. Hadi yazdık sinirle oldu diyelim özür dileyelim, ama sakın başkasının olma.