1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart ıslak yalnızlık...yanlızlığmız

    Ağlamak bu kadar mı yakışır yalnızlığa?Ağızdan çıkan her kelime yas
    havasında bir ağıt kılığına bürünürken, ıslak bırakılan o buz gibi yanaklar
    gün gelip de hesap sormaz mı; boşverilmiş ve belki de yitip gitmiş sevgilinin
    takındığı umursamazlık tavrının kahredici sebebini?

    Bir cevap bulabilmek adına incelenen o daha derinleşememiş alın
    çizgileri daha bir belirsizliğe sürüklemez mi sevdaları?

    Veya terkedilmiş düşlerde yetim kalmış tertemiz aşkları bulabilmek adına
    harcanan yılların bedeli, o ince çizgilerdeki düşlerin belirsizliğinde mi
    saklı?

    Defalarca ettiği isyanlardan yorgun düşmüş bedeni, artık ruhunu kemiren
    sorulara cevap bulabilmek adına yormuyordu beynini... Aksine; sorulara her
    geçen gün yenilerini eklemek suretiyle biraz daha gömüyordu kendini,
    elleriyle kazdığı bir metrekarelik sonsuz yalnızlığa...

    Böyle bir acı belki de yalnızca romanlarda kalmalıydı... Gerçek hayata
    yakışır mıydı böylesine derin iç çekişler?! Bir gece vakti, yıldızların
    tılsımıyla, dilek tutmaya saatlerini kaptıran o umutsuz, yenik ve bir o kadar
    da yalnız hikâye kızının yanaklarının hakkıydı bu şimşekler, orada
    çakmalıydı! Hikâyenin sonunaysa yıldırımlar düşmeliydi o gözlerden birer
    birer!

    Sonu ne olursa olsun o kız ağlamalıydı... O bir hikâye kızıydı ne de
    olsa; bir kalemlik sevdaları en fazla dörtyüz sayfa yaşardı...

    Gerçeklerse kitap kapağının kapandığı andan itibaren bütün bir ömür acı
    içinde ruhu yakardı, kıvrandırırdı basit görünen sevdaların
    derinliğinde... Söylenememiş, yarım kalmış sözlerin pişmanlığı batardı her
    an... Kanar giderdi ruh, yalnızlığın görünmeyen diplerine...

    Bir an durakladı... Çiseleyen yağmurda ıpıslak olmuş ruhunu gözyaşlarıyla
    kuruladı; derin bir iç çekip, elindeki kalınca kitabı sokağın ortasına var
    gücüyle fırlattı... Çığlık çığlığa tepindi üzerinde... Gözyaşlarını akıttı...

    Romandaki o kızdan intikam almaya çalıştıkça kapanmaya yüz tutmuş
    yaraların üzeri biraz daha kanıyor, dikişler patlıyor, acısı bin kat daha
    yakıyordu canını...

    Böylesine yakıcı sevdalar ancak nöbetler sonrası patlayan dikişlerin
    arasından sızan kanlarla temizlenebilirdi... O da, belki bilmeden, yıkıyordu
    ruhundaki kirlenmişlikleri kanıyla... Rahatlıyor muydu acaba bir nebze?
    Meçhul...

    Bir an çevresinde toplanan insanların gürültüsüyle irkildi... Ne
    yaptığını farkına varmanın verdiği o mahvedici utançla yerdeki paramparça,
    yağmurda ıslanmış kitabı toparladı... Nereye gideceğini bilmeyen insanlara
    özgü şaşkınlıkla adımları birbirine dolandı, gözleri son bir defa daha kanadı
    yitip gidenin uğruna...

    Kalabalıktan birkaç kahkaha yükseldi gecenin karanlığında...

    Bir tek susan, zavallı roman kahramanıydı. Parçalanıp kopan ve pervasızca
    buruşturularak kaldırıma fırlatılan bir sayfanın içinden izliyordu
    olanları...

    Yitip giden aşklara ağladı dakikalarca... Kendi
    zavallılığına... Düşlerdeki yalnızlığına... Bir iç çekip düşüncelere
    daldı... Gerçeklikte boğulanların sorularına bir cevap aradı bir roman
    yaprağında...

    Sahi...

    Ağlamak bu kadar mı yakışırdı yalnızlığa?

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....


 

Benzer Konular

  1. Yalnızlık Korkusu
    By EtTe_056 in forum ESKİ SEVGİLİYE MESAJLAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.07.2007, 12:57
  2. bitmayen yalnızlık
    By jojo in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 04.02.2007, 13:19
  3. Ey Yalnızlık...Nerdesin...?!
    By candy5 in forum DERİN DUYGULAR
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 28.06.2006, 23:50

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •