Sana bir eylül ikindisinde seslendim, ta uzaklardan..
Gözümde yaşlar, gönlümde özlemlerle...
Bu yürek, bu gözler ağlamaklı..
Susuz topraklar misali hasret sana...
Hasret sana yarınlarım tüm umutlarım...
Sen çölde yağan yağmur, sen dal üstünde açan çiçek...
Sen gülücükler dağıtan hayalimdeki canan..
Güzelik dudaklarınla söylemezsin sevdiğini..
Beni hasret bırakırsın sevdalarıma...
Hazan getirirsin yaşanmamış yarınlarıma...
Beni esir etmişsin tavırlarına...
Uykularım yarım kalmış gecelerde....
Masamda kırık dökük hatıralarım ve ben..
Sana bir kaç satır yazmış bu yürek...
Kahrolsun bu eylül ikindileri, çekilmez oldular artık..
Aklıma bile gelmezdi böyle ayrılıklar..
Şimdi mazi oldu o güzel anılar, hatıralar...
Öyle ansızın, öyle habersiz gittin ki..
Ardından iki damla yaş dökmek bile nasip olmadı..
Şimdi her yağmur damlası seni hatırlatıyor bana..
Ve ben eylül yağmurlarından da nefret ediyorum...
Gözlerim dalıyor her yağmur damlasına, yüreğim ıslanıyor, üşüyorum...
Sen anlamasan da..
Şimdi sevda türküleri söylüyorum..
Senden uzakta yaşadığım yağmurlu günlerimden...
Şimdi sensizliğe ağlıyorum..
Yüreğim paramparça..
Şimdi seni arıyorum..
Hasret sana bu yürek...
Hasret sana yağmurlu eylül ikindileri...
Gelde bitsin bu özlem, bu yalvarış..
Gelde bitsin sana olan hasretim..


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
