Sonbahar gelsin sen gelme!
İki güz birden
Ağır gelir adama
Yine dökersin hüzünleri yaprak yaprak
Yine sarartıp soldurursun umutları
Yüreğinde dinmeyen bir yagmur var daima
Sonbahar gelsin sen gelme!
İki güz birden
Ağır gelir adama
Yine dökersin hüzünleri yaprak yaprak
Yine sarartıp soldurursun umutları
Yüreğinde dinmeyen bir yagmur var daima
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."Paul Auster
Sonbahar...
Yüzyılın yazı bitiyordu; sonbahar başlangıcı,
Yapraklarını henüz dökmemiş ağaçlar rüzğarla dans ediyordu.
Yüzyılın yazının bittiği gibi, adam ile genç kızın hikayesi de bitiyordu...
Adam sararmış bir sonbahar yaprağına kızın adını yazdı ve genç kıza dönerek, “seni zamana yazdım,” dedi.
Genç kız görünmüyordu, artık; adam genç kızı düşleyemiyordu.
Yüzyılın yazının bittiği gibi, yaşam da bitiyordu.
Sonbahar -ki doyumsuz bir aşkın sonudur-
Sonbaharın başlangıcı, umutların sonu: Eylül !...
Eylül'ü en iyi –aşk acısıyla inleyen-Suad anlatır:
“Ah Eylül…Eylül… Bir kere Eylül geldi mi, boşuna… Hiçbir umut…Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, ne kadar dayanabilirse dayansın kışın çıkıp geleceği, artık her şeyin, her ümidin bittiğini, buna tahammül lâzım geldiğini anlamaktan doğan bir takatsizlik ile ağlar... Ne renk, ne de güzel koku... İşte yapraklar ölüyor... Rüzgâr insafsız, yağmur inatçı; her şey çürüyor, oh!.. Her şey çürüyor!.."
(Memed Rauf: Eylül)
![]()
Konu BaRaN tarafından (30.09.2011 Saat 18:45 ) değiştirilmiştir. Sebep: Resim Boyutu Düzeltildi...
İşsizlik, "En Ağır İş"tir
"Yüreğinde dinmeyen bir yagmur var daima"
![]()
İşsizlik, "En Ağır İş"tir
Düzeltildi...