Sensiz gelecek sabahlara "merhaba" derken aslında hüzün sesi işitiyorum. Güneş doğuyor; "merhaba hüzün" diyorum. Kuşlar geliyor gök yüzünden yüreğime; kırıntıları veriyorum seviniyorlar... Hiç pahasına doyuyorlar senden arta kalanla...
Sonra gidiyor işte; gidiyorlar... İçimde zamansız göç mevsimlerin başlıyor aniden... Senden yana ayrılık fısıldıyor rüzgarlar kulağıma, gidişini hatırlatarak; bitmiyorlar çaresizliğim gibi vuslatının içinde...
Omuzumda gençliğimden arta kalansa; yorgun ihtiyarın tebessümünde bir o kadar ağırlaşıyor bilsen; yoruluyorum. Ansızın yağmur yağıyor, güneş açıyor tepelerde, çiçekler içimde buza dönüyor ve ben bir saat daha uzaklaşıyorum baharlardan; bilsen...
Akşam oluyor, güneş çekiliyor içimde; yüreğim çekiliyor tepelerin ardındaki yaralı kızıllığına... Gözlerimi arıyorum bir duvar adımı, bir kapı arkası karanlığında... Eski bir mumun titrek ışığında buluyorum sonra sen olan gözümü... Ağır ağır bir parça çalıyor sevdiğin sanatçıdan "anlatamam görmen lazım" diyor yüreğim; heyecanlanarak... Sonra üzülüyor, üzülüyor seni hatırlayarak... Titrek ışığında, bir mumun ömrü kadar dans ediyor, seninle yiten özlemlerim eriyor bilsen; şu yüreğimin yıkık duvarında...
Salata yapıyorum sana, unutarak; kek yapıyorum çay demliyorum yüreğimi avutarak... Buharıyla cama ismini yazıyorum; ismimin yanına... Kapıyı açık bırakıyorum sonra... [GLOW=deeppink]Kış geliyor, kar geliyor, soğuk geliyor ve sen gelmiyorsun... [/GLOW]
Bir sabah geliyorlar birini götürüyorlar bu evden; görmüyorsun ki gözüm... Benden başka kimse yok ki diyorum bu evde!... Anlamıyorlar... "Kapı açıkmış donmuş" diyorlar... "Salata" diyorlar... "kek" diyorlar... Lanet olsun "çay buz tutmuş" diyorlar...
[GLOW=crimson]Ve!... Camda kalan isminin yanındaki "çoktan ölmüş" diyorlar......[/GLOW]


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı
