1. sayfa - 2 sayfa var 12 SonuncuSonuncu
11 sonuçtan 1 ile 10 arası
  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    13.03.2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    1.808
    Tecrübe Puanı
    56

    Standart Azrail'n Güzelliği

    -Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra-
    Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.


    Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kışaylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:


    -''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.'' ''Niçin?" diye sordum.
    -"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH 'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

    Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
    --"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."

    Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:
    -"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"
    -"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."

    O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:

    -"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum. "Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

    İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.


    Ertesi gün O'na:
    -"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin.

    Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
    -"Doktor bey...Azrail bana nasıl görünecek?"
    -"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."

    Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
    -"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:
    -Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
    -Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!...

  2. #2
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    09.11.2006
    Yaş
    36
    Mesajlar
    2.009
    Tecrübe Puanı
    60

    Standart

    bu nasıl oldu yaaaa...İnanılmaz bir şey eğer doğruysa...

  3. #3
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    01.03.2007
    Mesajlar
    945
    Tecrübe Puanı
    37

    Standart

    paylışımın için çok mersi...

  4. #4
    Çavuş Array
    Üyelik tarihi
    13.08.2006
    Yaş
    46
    Mesajlar
    39
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart

    Allah razı olsun.paylaşım için teşekkürler.

  5. #5
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    29.12.2005
    Yer
    Siirt, Turkey
    Mesajlar
    8.561
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    saoll..
    'JaNeM

    O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.. Ve
    umrumda değil hiçkimse, Ne halim varsa görmekle meşgulüm..

  6. #6
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    23.04.2008
    Mesajlar
    630
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    ALLAH Razı oLsun güzel bi payLaşımdı.

  7. #7
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    04.08.2007
    Mesajlar
    1.408
    Tecrübe Puanı
    50

    Standart

    valla gözlerim doldu saoll
    Kelimeler anlatamaz bazen derdini,
    Bir sessizliğe mahkum edersin ya kendini,
    Sözlerin bittiği yerde son UMUT,
    Döktüğüm gözyaşlarım gibi sevdim ben seni...

  8. #8
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    çok güzel mükemmel bir paylaşım bu ben bunun filminide izlemiştim..
    çok güzeldi o filmi hatırladım sağol..
    Allah razı olsun.. canım kardeşim

  9. #9
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    30.12.2008
    Yer
    GELDİN NEREYE GİDİYORSUN :)
    Mesajlar
    1.796
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    coook tskler kardeşim sagol

  10. #10
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    20.07.2008
    Yaş
    33
    Mesajlar
    1.511
    Tecrübe Puanı
    51

    Standart

    :O

    Sonunu okuyunca tüylerim diken diken oldu. Gerçekten mükemmel bir hikayeydi.
    Paylaşım için çok teşekkürler
    Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmem !


 

Benzer Konular

  1. İlk Baharın Güzelliği
    By nesta_34 in forum DOĞA ve ÇİÇEK RESİMLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.05.2009, 10:30
  2. Yüz Güzelliği Mi, Huy Güzelliği Mi?
    By polis56 in forum ELEŞTİRİ-YORUM
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 01.03.2009, 23:46

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •