Resûlullah efendimiz, yiyecek dilenen birini gördü ve sordu:
- Evinde bir şey var mı?
- Evet, yarısını altımıza serip örtündüğümüz bir kilim ile su içtiğimiz bir testimiz var.
- Onları getir!
O da gidip getirdi. Allah Resûlü oradakilere sordu:
- Bunları alan yok mu?
Oradakilerden biri dedi ki:
- Ben bir dirheme alırım!
Peygamberimiz tekrar sordu:
- Daha fazla veren yok mu?
Bir başka Eshâb-ı kirâm fiyatı arttırdı:
- Ben iki dirheme alırım!
Eşya iki dirheme satıldı. Sevgili Peygamberimiz, iki dirhemi mal sahibine teslim ederek şöyle buyurdu:
- Bir dirhemine ailen için yiyecek al; bir dirhemine de bir balta al ve bana getir!
O kimse, aldığı baltayı getirdi; Sevgili Peygamberimiz mübârek elleriyle ona bir sap taktılar ve şöyle buyurdular:
- Git, odun kesip sat, seni onbeş gün görmeyeyim!
O kimse gitti. On beş gün sonra, on dirhem kazanmış olarak geldi. Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu:
- Bu çalışman, kıyâmet gününde, dilenciliğin alnında bir leke olarak bulunmasından, senin için daha hayırlıdır.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
