9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart Dini şiirler

    BİR YOLCUYUZ BU GURBETTE

    Biz yolcuyuz yaratılıştan haşire doğru,
    Her insan mutlaka yürüyecek bu yolu,
    Her anı insan oğlu için imtihanla dolu,
    Sabır ile şükretmek kazanmanın yolu.

    Acılar musibetler dikenleridir bu yolun,
    Küçük günahlarına kefareti olur kulun,
    Anlasa gafil insan hiç isyankar mı olur,
    O kapının eşiğinden hiç uzakta mı olur.

    Seni görememek asla hiç mümkün değil,
    Kör,sağır olsak da bu hiç mümkün değil,
    Çiçeğe bakıp seni görmeyen insan değil,
    Soluk alıp da şükür etmeyen insan değil.

    Bu yolculuk insanı alır, iki sona götürür,
    Cennet veya cehenneme insanı götürür,
    Mevla cennete şeytan ise ateşe götürür,
    İnsanlık sırrına ereni,Rabbine götürür.
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  2. #2
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Camiler



    Avizedeki cümbüş halıdaki her renkle
    Koşarak doldururuz beş vakit camileri
    Yılların getirdiği mukaddes bir ahenkle
    Koşarak doldururuz beş vakit camileri.

    Kubbedeki nakışlar zarafetin belgesi
    Ya sülüsler,kûfiler...dev bir devrin gölgesi,
    Minareler,ezanlar...bura İslam bölgesi
    Koşarak doldururuz beş vakit camileri.

    Sessiz taşlıklar yutar şadırvanın sesini
    Hissederim mermerde suların nefesini
    Atınca üstümüzden şeytanın kafesini
    Koşarak doldururuz beş vakit camileri.


    Zafer Yılmaz
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  3. #3
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Can Nebi

    Kokuna hayranım,
    Hasretim Gül Yüzlüm,
    Yoluna kurbanım,
    Şefaat Sultanım.

    Bayramın bayramım,
    Ben Sana hayranım,
    Sensiz ben üryanım,
    Şefaat Sultanım.

    Virandır her yanım,
    Yaslıdır Kuranım,
    Ulvîdir çıbanım,
    Şefaat Sultanım.

    Geçmiyor zamanım,
    Kalmadı dermanım,
    Sendedir gümanım,
    Şefaat Sultanım.

    Mecruhum viranım,
    Masiyet harmanım,
    Tabuttur yârenim,
    Şefaat Sultanım.

    Sen yoksun yamanım,
    Garibim cananım,
    İmanın imanım,
    Şefaat Sultanım.

    23.12.2005 Bursa

    Ömer Ekinci Micingirt
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  4. #4
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Yâ Rab, canda buldum, bin bir adını;

    Duydum, damar damar zikrin tadını!..

    Her nefes kızaran ömrün odunu;

    Bir gül ocağında, nâr eyledin Sen!..

    Sevdâ kapısında söktün benimi;

    Süsledin, bu eşsiz gül desenimi!..

    Aslı toprak olan hâkir tenimi;

    Nefhandan üfleyip, nûr eyledin Sen!..

    Hakikat iksiri damladı dile;

    Gönül, makam makam girdi menzile!..

    Her zerrem aşk dedi, düştü bu hâle;

    Sevdânın dilini, bir eyledin Sen!..

    Kaynıyor içimde umut pınarı;

    Ben miyim, âlemin oluş esrârı?!..

    Kalbimi sis gibi saran efkârı;

    Bu aşkın derdine, yâr eyledin Sen!..

    Heyhât! Su misâli akıyor zaman.

    Sabır tezgâhında, işlenir bu can!..

    Bilmem usûl bu mu, böyle mi erkân?

    Beni, bende bana, sır eyledin Sen!..

    Yâ Rab, bu ne gamdır verdin Ademe?..

    Kerem et, hikmetin gelmez kaleme!..

    Varlığın sığmazken cümle âleme;

    Bir kulun gönlünde, yer eyledin Sen!..
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  5. #5
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Ben Böyle Olmamalıydım

    Ben, böyle olmamalıydım
    İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
    İçime bir ateş düşmeliydi
    Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
    Kendimden geçmeliydim sonra...
    Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
    Ama bunu kimse duymamalıydı,
    Seni, mahşere kadar saklamalıydım.
    Ben böyle olmamalıydım
    Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
    Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
    Çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
    Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
    Ben hep sana yormalıydım.
    Gece yıldızlarını serpince göre
    Seni görmek için uyumalıydım.
    Şarkılar kime söylenirse söylensin
    Sana diye dinlemeliydim.
    Türküler dolmalıydı odama,
    Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
    Selvi boylu yâr sen olmalıydın
    Kömür gözlüm ateşine düşeli
    Senin için söylenmiş söz olmalıydı.
    Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
    Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
    Ama bunu kimse bilmemeliydi,
    Seni mahşere kadar saklamalıydım.
    Böyle olmamalıydım,
    Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
    Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
    Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
    Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
    Haremde bir ikindi vakti
    Kem gözler çevrilince sana
    Ve vefasız eller uzanınca yakana
    İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
    Sen ötelere hazırlanırken,
    Öteler senin için süslenirken,
    Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
    Perdenin son kez kapanması gibi,
    Kapanmalıydı gözlerim.
    Sonra içime doğru gerilip,
    Seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
    'Allah(C.C.) ' deyip,
    Düşmeliydim yere.
    Ama bunu kimse bilmemeliydi.
    Seni mahşere kadar saklamıydım.
    Ve mahşer günü...
    Uzaktan seni seyretsem.
    Sana yakın olmak için can atsam.
    Beni engelleseler,
    'Sen kim yakınlık kim? ' deseler.
    Ben ağlamaktan konuşamasam.
    Gözlerini çevirsen bana.
    'Benim cennetim bana bakan gözlerindir.'
    Ve tebessüm etsen.
    Ama bunu kimse görmese,
    Seni ebede kadar saklasam.

    Dursun Ali Erzincanlı
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  6. #6
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Her okuduğumda , dinlediğimde gözyaslarımı tutamadıgım bir şiir...
    Ve eminim ki çoğumuz için de öyledir..

    40 Yaşındasın

    Rahmetini umarak
    Günahkar bir dille;
    Allah Azze ve Celle

    Ya Rasulallah,
    Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
    Kalbimizden seyrediyoruz seni.

    İşte
    Bir yaşındasın,
    Beni Sa'd yurdundasın
    Sana süt anne olmadı kadınlar
    Bu yüzden dargın bulutlar
    Bir damla yağmur indirmiyor
    Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
    Minicik bir bulut var gökyüzünde
    Sana aşık...
    Ayrılmıyor başucundan
    Ve insanlar yağmur duasında...
    Hz.Halime kucağına alıyor seni
    Yeryüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
    Oysa minicik bulut gökyüzünde
    Sana meftun, sana kilitli...
    Ve dua eden rahibin kucağındasın
    Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
    Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
    Ama sen unutmuyorsun
    Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
    O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
    Büyüyor, büyüyor...
    Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
    Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
    Çoğusu bilmiyor seni...

    Altı yaşındasın
    Medine-i Münevvere yolundasın
    Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
    Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
    Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
    Mekke'ye annesiz giriyorsun
    Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
    Ebu Talip bir başka seviyor

    Ya Rasulallah
    Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
    Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
    Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
    Kaç gece anne diye hıçkırdın
    Efendim!
    Senin yerine de anne dedik annemize
    Senin yerine de baba dedik

    Yirmi beş yaşındasın
    Ve bambaşkasın
    Kimse sana denk değil
    Şefkat yayıyor kokun
    Güven veriyor sesin
    Sen Muhammed-ül Emin' sin

    Otuz üç yaşındasın
    Dalga dalga rahmet var

    Otuz beş yaşındasın
    Hadi gel bekletme yar
    İniltiler çalıyor kapısını göklerin
    Hadi gel bekletme yar
    Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
    Hadi gel ey Yâr!
    Nurdağına davet var

    İşte
    Kırk yaşındasın
    Hira Nur dağındasın
    Cibril iniyor göklerden
    Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
    Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
    Karanlık gecelerimize sabahsın
    Sen Nebiyullahsın
    Sen Habibullahsın
    Sen Rasulullahsın

    Niye incittilerki seni sultanım
    Niye işkence yaptılarki sana
    Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
    Himayesiz kaldın diye mi
    Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
    ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
    Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
    Başına pislikler saçılıyor
    Başlar feda o mübarek başına
    Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
    Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
    Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla
    ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
    Bu koşan kim?
    Ve cevap veriyor biri:
    Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
    Velilerin anası...
    Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
    Sana yeryüzünde en çok benzeyen
    Gülmesi sen, ağlaması sen
    ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
    Niye çıkardılar ki yurdundan seni
    Himayesiz kaldın diye mi
    Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
    Seni yetim bulup barındıranı
    Seni alemlere rahmet kılanı
    Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
    Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
    'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
    Sen,
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Allah Azze ve Celle
    Semayı haşyet kaplıyordu
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Arş-ı Âla titriyordu
    Bedir' de ' Allah! ' diyordun
    Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
    Yüz yirmi beş bin sahabi:
    ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu

    Ya Rasulallah
    Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
    Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
    Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
    ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara '
    Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
    Sen de: ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
    Bu gün yaşayan gençler var
    Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
    Ama seni onlar da çok seviyor
    Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
    Senden başka kimseleri yok
    Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

    Altmış üç yaşındasın
    Refik-i Âla duasındasın
    Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
    Kenarları beyazdı
    Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
    Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
    ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
    Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
    ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
    Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
    İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
    ' Peki ' dedin o zata
    Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
    Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
    Aynı cübbeden yine yine diktiler
    Ama giyinmek nasip olmadı
    Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
    ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler '
    Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
    ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

    Sultanım!
    Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
    Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
    Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
    Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
    Duyduk, itaat ettik

    Ya Rasulallah
    Sen hâlâ kırk yaşındasın
    Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

    Dursun ALi Erzincanlı
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  7. #7
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    GELSEYDİN

    Sevgili!
    Ümmü Mektum gibi
    Seni görmeden sana sesleniyoruz
    Alıp verdiğin nefesi duyar gibi
    Sanki açınca gözlerimizi
    Seni görecekmişiz gibi
    Sana sesleniyoruz.
    Senin huzurunda ses yükselmez.
    Edeple konuşulur; edeple susulur.
    Hele biz ki bu kapının dilencileri,
    El açıp beklemekten başka
    Bize bir şey düşmezdi ama
    Şu araya giren yıllar olmasa
    Medinene uzak yollar olmasa
    İsmin anılınca yürek yanmasa
    Kapında beklemekten başka
    Bize bir şey düşmezdi.
    Bekliyoruz Sultânım!
    Rüyada olsa bile
    Belki teşrif edersin diye
    Hem de hiç kimseyi beklemediğimiz gibi.
    Seni bekliyoruz.
    Gelseydin,
    Bizim için cennet olurdu gelişin.
    Gelseydin,
    Saadetli asrından gönderdiğin selâmını,
    'Kardeşlerim' deyişini
    Birbirimize nasıl anlattığımızı görürdün.
    Gelseydin,
    Dolaşsaydın sofralarımızı,
    Bir tabak fazla görecektin,
    Bir bardak, bir kaşık fazla...
    Ve sofrada bir yer boş,
    Baş köşe! ..
    Ola ki Sen(A.S.M.) lutfeder gelirsin diye.
    Gelseydin,
    Dolaşsaydın gecelerimizi,
    O 'Kutlu Doğum' gecelerini,
    Anneler görecektin.
    Yeni doğmuşsun gibi,
    Yeryüzünü yeni teşrif etmişsin gibi,
    Mışıl mışıl uyuyasın diye
    Seni sabahlara kadar
    Hayalen ayaklarında sallayan anneler görecektin.
    Sevgili!
    Gelseydin,
    Medine-i Münevvere'den dünyaya yayılan Ashabın gibi,
    Eyyüb Sultan gibi,
    Kab bin Malik gibi,
    Bir fecir vaktinde,
    Henüz yirmisinde yirmi beşinde,
    Bırakarak yurtlarını ocaklarını,
    Hedeflerine ilahi rızayı koyan,
    Arkalarına bakmayı ar sayan,
    Yiğitler görecektin.
    Onlar senin yiğidin,
    Elleri, o öpülesi elleri,
    Kimbilir hangi memleketin zemheri soğuklarında üşürken,
    Senin köyünün hayaliyle ısındılar.
    Gelseydin,
    Gecenin zifiri karanlığında,
    Uykunun en tatlı aralığında,
    Rabiatül Adeviyye gibi
    Rabbiyle başbaşa Gençler görecektin.
    Gözyaşı dökerken günahlarına,
    Veysel Karani'den istediğin gibi,
    İnsanlığa dua eden gençler görecektin.
    Gelseydin,
    Asr-ı saadet gibi olmasa da,
    Koklanmaya değer güllerimiz vardı.
    Yine senin ikliminde yetişen.
    Ama sen gelseydin,
    Dikenler bile gül kokardı EFENDİM(A.S.M.) ! ! !
    Seninle göz göze gelmeden gizli gizli seni seyretmek...
    Hz.Vahşi gibi...
    Hani sen Hane-i Saadet'ten Mescid-i Nebevi'ye giderken
    Aişe annemiz ardından hayran hayran bakardı.
    Seni mescidin önünde bekleyen Ashabı'nınsa
    Bakışları yerdeydi.
    Edepten göz göze gelmezlerdi.
    Sende(A.S.M.) tebessüle nazar ederdin.
    Mütebessim çehreni bir Ebu Bekir(R.A.) görürdü,
    Bir de Ömer(R.A.) ...
    Şimdi okununca Ezan-ı Muhammedi
    Pencerelerde, kapı önlerinde,
    Seni(A.S.M.) bekleyen nemli gözler var.
    Gelseydin, Ve yürüyüp geçseydin önümüzden,
    Gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
    Sevgili!
    Hakiki aşıkların sana doğru uçarken
    Bizim bu yaptığımız yolda emeklemekti.
    Dünya güzelliğiyle kollarını açarken
    Bize düşen el açıp kapında beklemekti.
    Sevgili!
    Bekliyoruz! ...

    :: Dursun Ali ERZİNCANLI::..
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  8. #8
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Sen

    Bakıp seni gören âşık,
    Başka cemâli neylesin?
    Dostluğuna eren sâdık,
    Başka visâli neylesin?

    Kulaklar duymuşsa sesin,
    Duyar mı ağyâr nefesin!
    Gönüllere Sultan Sensin,
    Gayri âmâli neylesin?

    Ağızlara şerbet-şeker,
    Sînelerde adın eser;
    Sevgini tatmışsa eğer,
    Kaymağı-balı neylesin?

    Gönül Seni sevmiş ise,
    He emrine girer ise,
    varıp sana yeter ise,
    Mâl u menâli neylesin?

    Fakirler lûtfunla ganî,
    Âcizlerin tek güveni;
    Şevk ile ananlar Seni,
    Derd ü melâli neylesin?


    M.Fethullah Gülen
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  9. #9
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.02.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    1.763
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    Şefaat Ya Resulallah

    Sen alemlere rahmetsin
    İki cihana serversin
    Dinimizi öğretensin
    Şefaat ya resulallah

    Sevgin şifa gönlümüze
    Layık olmalıyız size
    Ümmet olmak şeref bize
    Şefaat ya resulallah

    Hasretle seni anarız
    Selatı selam yolalrız
    Sensiz hep garip ağlarız
    Şefaat ya resulallah

    Mevlamız habibim dedi
    Cennet emrine verildi
    Kuran size gönderildi
    Şefaat ya resulallah

    Adem Karaca
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    *******
    Beni Bir Ben Bilirim, Bir de Beni Yaradan.
    Bana Bir Ben Lazımım, Bir de Beni Anlayan...
    *******

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 

Benzer Konular

  1. ilahi Dini Radyo Linki
    By innsbruck20 in forum TAVSİYE ETTİĞİNİZ SİTELER
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28.05.2009, 14:28
  2. Dini Terimler ve Cevapları
    By CefA_CasH in forum İSLAMİ SORULAR VE CEVAPLAR
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05.01.2008, 21:47
  3. 5 Süper Dini Film..( ßASKA YERLERDE ÜCRETLİ )
    By CefA_CasH in forum İSLAMİ VİDEOLAR
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 26.09.2007, 12:37
  4. Din istismarı ve riya
    By CybeR MediA in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.11.2005, 21:03

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •