1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hybrid View

  1. #1

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    46
    Mesajlar
    13.422
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart Bu sefer İsrail’den ‘one minute’

    Beyoğlu Belediyesi’nin Kefken’deki yaz kampında önceki hafta Tunuslu, Faslı, İsrailli ve Türk öğrenciler vardı. ‘One minute’ sırası onlara gelmişti.

    Şehir hatta ülkelerin de bir önemi yoktu onlar için. Dil bileni ile bilmeyeni de anlaşacak yolu bulmuştu; zira futbol, voleybol, bedminton, masa tenisi, satranç veya basketbol ile iletişime geçiyorlardı. Yüzme de vardı. Dil bilmek elbet önemliydi fakat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dayısının torunu 14 yaşındaki Güneysulu Rıdvan Mutlu’nun, İsrailli Rober Haiek’le şakalaşması da iletişim sorununu çözüyordu. Beyoğlu Belediyesi’nin beşinci yılını dolduran İzmit Kandıra’daki Kefken Çevre Yaz Kampı burası.

    Sosyal belediyeciliğin en iyi örneklerinden bu yaz kampı ile her yıl daha fazla öğrenci arasında arkadaşlık köprüleri kuruluyor. Bu yıl da hem Türkiye’nin Şırnak, Siirt, Van, Samsun, Rize, Mardin gibi çeşitli şehirlerinden hem de Tunus, Fas, İsrail, Belçika, Yunanistan, Macaristan, Çin, Makedonya gibi dünyanın değişik ülkelerinden gelen çocuklar unutulmaz dostluklar edindi. Yılda 5 bin, 2004’ten bu yana da 25 bin öğrenci için kaynaşma noktası oldu burası. Zaten kampın başlangıcı da böyle bir geçmişe dayanıyor. 1991 yılında üniversite öğrencisi olan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Tunus’ta böyle bir gençlik kampına katılmış, bunun faydasını görmüştü. Bunu da “Yabancı arkadaşlarımızın olduğu orada anladım ki insanı geliştirmek için bu kurslar çok önemli imiş. Çocuk annesinden, babasından uzakta kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli. İlk defa kendisiyle yüzleşiyor insan orada. Kendini fark ediyor.” sözleriyle dile getiriyor.

    Beyhan Köksal, kampın psikoloji danışmanı, eğitimci. Çocukların internette kala kala birlikte yaşamayı unuttuklarını, kampın iyi bir sosyalleşme imkânı sağladığını vurguluyor. Ona göre yabancı gruplar ile Türk öğrenciler arasında sosyalleşme farkı göze çarpıyor. Kampta gençler sabırlı olmayı, sorumluluğu, toleransı da öğreniyor.

    Önceki hafta Tunus, Fas ve İsrailli öğrenciler eşlik ediyordu Rize Güneysu ve merkez ile Şebinkarahisar ve Beyoğlu’ndan gelen öğrencilere. Kamplarda mübadele yöntemi izleniyor.

    Kamp siyaset üstü bir ortamda geçiyor. Buna rağmen Tunuslu, Faslı ve Türk öğrenciler kampın diğer konuğunun İsrailli öğrenciler olduğunu öğrendiğinde önce ılık bir rüzgâr esiyor; ancak sonraki günlerde moraller yerine geliyor. Hepsi hâkim olmasa da, olayı bilen İsrail, Tunus ve Faslı öğrencilerin yemek kuyruğu gibi sıra beklemek gereken yerlerdeki ‘one minute’ esprisi, kaynaşmaya yetiyor.

    Bir hafta süresince planlı bir şekilde vakit geçiren gençler, kampın son günü de öğrendikleriyle sahne alıyor. Orman ve Çevre Bakanlığı’ndan 29 yıllığına kiralanan 49 dönümlük Kefken Çevre Yaz Kampı’na, Beyoğlu sakinlerinin ilgisi de fazla. Belediye, Beyoğlu sakinlerini de günübirlik Kefken’de ağırlıyor. Belediyenin telefonundan randevu alarak burayı ziyaret etmek isteyen 8 bin 500 kişi daha sıra bekliyor mesela. 25 bin öğrencinin dışında 57 bin 470 kişinin günübirlik konakladığı kampın kapıları, 2 bin 500 kadar da engelli vatandaşa açıldı. Geçen hafta itibariyle toplam 84 bin 370 kişiye hizmet veren kampta kalan gençler, bir günlerini de İstanbul’a ayırıyor. Ayasofya, Dolmabahçe, Sultanahmet Camii, İstiklal Caddesi, Galata Kulesi ve Topkapı Sarayı turu ile İstanbul gençler için unutulmazlar arasında yer ediniyor. Bunca güzelliğe rağmen, daha önce buraya gelmiş Diyarbakır grubundan bir öğrencinin söylediği “Hayatımda ilk defa üç öğün yemeği burada yedim.” sözleri ise gerçeklerle yüzleşmemize de vesile oluyor.

    CEMAL A. KALYONCU
    Sayı: 767/ Tarih : 17-08-2009

    AKSİYON


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •