9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.09.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    529
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Yüz Güzelliği Mi, Huy Güzelliği Mi?

    Osmanlı Devleti’nin son devirlerinde yüksek mevkî sahibi memurlardan birinin, itina ile yetiştirdiği bir kızıı; yine kendisi gibi üst kademedeki diğer bir memurun ise bir oğlu vardı. Aile büyükleri, bu iki değerli genci birbirlerine uygun gördüklerinden evlendirmek istediler. Neticede her iki âile de çocuklarını evlendirmek üzere aralarında anlaştılar. Önce söz, sonra nişan, derken sıra düğüne geldi. Düğün merasimi, gelinin gideceği konakta yapılmaktaydı.
    O günün usûllerine göre, her iki genç, birbirlerini ancak düğün günü göreceklerdi. Gelinin babası duvağı kapalı olarak salona getirdiği kızınıı; kısa fakat mânâlı bir konuşma ile damada teslim etti. Kendilerine ayrılan bir odada, genç damat, müstakbel hayat arkadaşının duvağını açıp da yüz görümlüğünü taktıktan sonra ânî bir fenalık geçirerek yere düştü. Orada bulunan yakınlarından birkaç hanım, hemen damadı kaldırarak ayılması için gerekeni yaptılar.
    Ayılıp kendine gelen damat ile gelini, kendileri için hazırlanan koltuklara oturtup, ferahlandıracak bir şerbet ikram ettikten sonra baş başa bıraktılar.

    Gelin, üzgün ve mahzun söze başladı:


    “–Muhterem beyefendi, sizin biraz önce geçirmiş olduğunuz hâlin sebebi, bence mâlum!.. Küçük yaşta geçirmiş olduğum ağır bir çiçek hastalığının yüzümde bıraktığı izler, bir ömür yüzüne bakmaya mecbur olduğunuz hanımınıza karşı size bir soğukluk ve sıkıntı verdi. Ancak bu benim elimde olan bir kusur değil. Rabbim, bu hâli bana lâyık görmüş, elimden ne gelir ki… Şimdi sizden istirhamım şu: Kırk gün evinizde bir misafir olarak kalayım. Bu müddetin sonunda, anlaşamadığımız gerekçesiyle evime döneyim. Bu konuda lütfen anlayış gösterin. Bu hâlden, ikimizden başka hiç kimsenin haberdar olmamasını bilhassa istirham ediyorum!..” diyerek, üzerindeki şahane gelinlik ve başındaki tacı ile gözleri yaşlı bir hâlde damadın ayaklarına kapandı.

    Damat, ne diyeceğini şaşırmıştı. Gelini yerden kaldırarak yanına oturttu. Kapıldığı heyecan sebebi ile fenalaştığına gelini inandırmaya çalıştıysa da, genç kurban düşüncelerinde kararlıydı.

    Konaktaki düğün, âilenin şerefine uygun olarak bütün ihtişamı ile devam etmiş, fakat iki genç arasındaki bu hadise, büyük bir sır olarak kendi aralarında kalmıştı. Aradan günler geçmiş; genç gelin, başta kayınpederi ve kayınvalidesi olmak üzere, konağın içindeki hizmetkârlara varıncaya kadar, güzel ahlâkı, hizmeti, tevâzuu, davranışları ve konuşmaları ile herkesin kalbinde taht kurmuştu.
    Günlerden bir gün, sabah saatlerinde damat beyin oda kapısı hafifçe vuruldu. Kırk gün tamamlanmıştı. İçeri giren, mahzun yüzünü büsbütün solgun gösteren siyah elbisesi ile gelin hanımdan başkası değildi. Kendisine konaklarındaki kırk günlük misafirliği sırasında gösterdikleri nâzik muâmele sebebiyle teşekkürlerini bildirerek, düğün günü aralarında alınan karar gereğince, kırk gün dolduğundan, evine dönmek üzere müsaade istemekteydi.


    Ayağa kapanma sırası şimdi damada gelmişti; gözyaşlarını tutamayarak:
    “–Muhterem hanımefendi, eğer siz beni beğenmediyseniz ve evinize dönmekte kesin kararlıysanız, ona bir diyeceğim olamaz. Ancak şunu bilmenizi isterim ki, siz benim için artık vazgeçilmez bir eşsiniz. Şunu bilin ki; havasız, susuz yaşarım, ama siz olmadan aslâ!.. Sizi tanıdıktan sonra başka bir hayat arkadaşıyla olmama imkân yok!..”

    Bu ve benzeri sözlerle genç kadınıı ikna ederek kararından vazgeçirmek üzere yalvardı ve neticede muvaffak oldu.

    İki değerli insan, ayrılmamak üzere birbirlerine kavuşmuş olmanın sevincini yaşadılar. Onların ömürleri, her gün yenilenen bir balayı olarak sürüp gitti.


    Ve en önemlisi; aralarındaki bu sırrı, anlayabilecekleri çağa gelince çocuklarına açıkladılar. Böylece onlar da âile saadetinde gönül temizliğinin ve güzel ahlakın, her şeyden daha önemli olduğunun harika bir misalini bizzat görmüş oldular.

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    evet bende herzaman gönül güzelliğinden yanayımdır..
    ahlakı güzel yüreği temiz klbinde birtek sevdiceği olsun..
    ve o aşka inanın..
    ve inanınki gözünüz ondan başkasını görmez yüz olarak dünyanın en çirkin kişisi bile olsa..
    dünya güzeli olmuş ama sana şu üç günlük dünya'da ne huzur ne mutluluk ne de sevgi vermemiiş neye yarar..
    her zaman kalplerdeki gönüllerdeki taht önemlidir..
    yüzün fiziğin güzel olmuş kime ne)
    Allah razı olsun çok güzel bir paylaşımdı sağol..

  3. #3
    Super Moderator Array
    Üyelik tarihi
    28.07.2007
    Mesajlar
    1.309
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    recep ivedik'in dediği gibi: " ...ruh güzelliğin iyidir orasını ben bilemem ama gel gelelim ruhlar aleminde de yaşamıyoruz o yüzden de dış güzelliğine ben önem veririm...".

  4. #4
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    25.01.2009
    Mesajlar
    132
    Tecrübe Puanı
    20

    Standart

    bu konuyla ilgili bi yorumda bulunucam gerisine siz karar verin...leyla ile mecununu bilirsiniz,leyla çok güzel bi hatun değilmiş o zamanların padişahı her kimse,bi gün mecnunu karşısına çağırmış.''bu yana yakıla uğrunda öldüğün leyla çok çok güzel bi hatun değil'' demiş.ne buldun bu hatunda demiş.mecnun'' ah ahh padişahım siz bide onu benim gözümle görün demiş'' .... güzellik göreceli bi kavramdır kişiye göre değişir.
    Konu durusu tarafından (28.01.2009 Saat 18:36 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    30.12.2008
    Yer
    GELDİN NEREYE GİDİYORSUN :)
    Mesajlar
    1.796
    Tecrübe Puanı
    55

    Standart

    aslında ikiside iyi ama oncelikle huy guzelligi gelir...
    BENİM KALBİM ISRARLA
    CENNET KUSATMASINDA HALA
    RUHUM BEDENİ TERKE MARUZ
    SEVAP ARTI GÜNAHLARLA
    ÖNCELERİMİ DIŞLAR SONRALARIM AKLIM FİRARDA

    GÜLLER YARE SEVGİ KANITI BENİM ELİMDE PAPATYA

  6. #6
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    13.02.2009
    Mesajlar
    87
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart

    guzellık gorecelıdır huyda oyle. huyu huyuma suyu suyuma goreyse bundan daha ala ne olabılırkı?

  7. #7
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    05.02.2009
    Yaş
    36
    Mesajlar
    292
    Tecrübe Puanı
    22

    Standart

    kont yorumunu yanlıs yapmöıssın kardesım galıba bana dersenız eger ruh guzellıgıde olmalı yuz guzellıgıde gercı allahın yarattıgı hersey guzel ..ama benn onu begenmedıkten sonrada olmaz ama begenıpte ıcı pıs bırı olsa onuda ıstemem onun ıcın ıkısınede bakmamız gerekıyor bence. kontunda demek ıstedıgıde buydu gercı daha ıyı bı yorum yapardı ..

  8. #8
    SENİ UNUTMAYACAĞIZ Array
    Üyelik tarihi
    27.04.2006
    Yaş
    46
    Mesajlar
    727
    Tecrübe Puanı
    34

    Standart

    benim kendi düşüncem huy daha önemli.sebep olarak ta kişinin huyu nasılsa karşıdakinin gözüne görünümü okadar güzelleşir.
    Vesselam
    Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.

    __HER GECEN GÜNÜN TELAFİSİ OLMAZ__
    __HEDEFE GÖZLERİNİ DAYAMA! YÜREĞİNİ DAYA!__

  9. #9
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    eğer insanın gönlü güzelse bilki yüzü ne kadar çirkin olursa olsun onun o gönlünün güzelliğini gördükçe aşık olrsun sen ona..
    yüzü ne kadar güzel olursa olsun bir anlık bir yanılma ile yüzünün güzelliğine aşık olursun ama onun gönlü kötü ise sen bunu gördükçe ondan soğur hatta onu dünyanın en çirkin insanı olarak görürsün..
    çünkü gönül güzelliği, ruh güzelliği daima yüze yansır..)
    ister istemez o denize kapılıp gidersin..


 

Benzer Konular

  1. İlk Baharın Güzelliği
    By nesta_34 in forum DOĞA ve ÇİÇEK RESİMLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.05.2009, 10:30
  2. Azrail'n Güzelliği
    By Nefesimsin-Mse in forum DİNİ HİKAYELER
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 07.01.2009, 20:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •