6 sonuçtan 1 ile 6 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.09.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    529
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart Deli KimdiR, Kime Deli Denir bilir misiniz...... PeKi HiÇ DeLi GöRDüNüZMü?... buyrun

    Allah dostlarindan Bayazid-i Bestami hazretleri bir gün timarhanenin
    önünden
    geçiyordu. Hakimlerden birisi de tokmakla havanda bir seyler
    dövüyordu.
    Bayazid-i Bestami hazretleri:
    "-Ne yapiyorsun Hekimbasi?
    -Delilere ilaç hazirliyorum.
    -Benim hastaligima da ilaç olur mu?
    -Hastaligin nedir?

    Günah hastaligi. Bir ilaç biliyorsan tarif et.

    -Hayir, ben günah hastaliginin ilacini bilmiyorum"
    O sirada parmakligin arkasindan bir deli Bayazid-i Bestami'ye
    seslendi:
    "-Gel baba gel senin hastaliginin ilacini ben biliyorum.
    -Söyle bakalim seni dinliyorum.

    -On dirhem tevbe kökü ile on dirhem istigfar yapragi al. Bunlari kalb
    havanina koy. Tevhid tokmagi ile döv. Insaf eleginden geçer. Göz
    yaslariyla
    yogur. Ask firininda pisir. O macundan her gün bes kasik al. Senin
    hastaligindan eser kalmaz"

    Bayazid-i Bestami bunlari dinledi. Içini çekti ve:

    "Hey gidi dünya hey! Seni deli diye timarhanenin parmakliklari
    arkasina
    koyanlar utansin!" dedi.


    SELAM ve DUA ile

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    ve aleyküm selam
    köye gezmek için gittiğim zaman bi 5 yıl önce kadar..
    teyzemler ile bi akrabamızdan eve gidiyorduk..
    köyün bir delisi vardı hiç görmemiştim genelde teyzemler korkutlarını söylerlerdi..
    neyse..
    eve giderken okulun önünde elinde köylülerin verdiği küçük bir kavun kesip tam yiyecekken bizi gördü.. ve hemen bize ikram etti o an şaşırdım hem teyzelerimin söyledikleri sözler aklıma geldiği için hemde adı deli diye konumuş birisinden bu ikramı görmek biraz tuhaf kaçtı..
    ısrarla almamızı söyledi teyzelerim kabul etmedi bende haliyle kabul etmedim ama baktık ki kurtuluş yok neyse verdiği dilimi aldım)
    yanımda duran yeğenime verdim.. iirenmekten değil ama neden yemediğimi bende şimdi merak ediyorum..
    çünkü ben kolay kolay irenen birisi değilim..

    neyse ertesi gün ninemin evine geldi aç olduğunu söyledi zaten genelde köylüler bakardı oda benm şansıma ben oradayken geldi.
    yemek yedi derken teyzemde çay demlemiş.. onun o gün kü ikramını o hoş görüsünü görüpte bir çay ikram etmemek olmaz..
    çayı verirken..
    adı deli diye konumuş amcanın gözlernde..
    saflığı gördüm.. çok saf, temiz kalpli hiç bir karşılık beklemeyen.. birisinin ve ona verdiği yiyeceği ve içeceği aldığı anki sevinci..
    anlatılmaz..
    o anı yaşamak lazım..

    bana bir deliden çok kalbi temiz olankalbinde kirin zerre kadar izi olmayan akıllı biri gibi göründü.. ki bence öyleydi..

    benm anlattığım olay senin ki kadar ders verici olmasa da yaşadığım bu anıyı paylaşmak istedim..
    Allah razı olsun çok güzel bir paylaşımdı)

  3. #3
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.09.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    529
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart

    selamunaleyküm öncelikle şunu belirtmeliyimki çok güzel bir olay yaşamışsınız şimdi sizin yaşamış olduğunuz bu olayı okuduktan sonra aklıma musa aleyhisselamın kavminin Allahu tealayı misafir etmeleri geldi

    Sakın bu yorumumda beni yanlış anlamayın eleştiri maksadında yapmıyorum aksine sizi tebrik ediyorum insanlar arasında deli diye bilinen kişiye siz ikramda bulunmuşsunuz belkide o deli diye tabir ettikleri kişi Allah dostu bir insanda olabilir Allahu teala da" ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım"diyor şimdi aşağıda paylaşmış olduğum kıssayı okuyarak sanırım beni daha iyi anlayacaksınız
    Allahu teala sizden razı olsun...
    Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allah (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelîmullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:
    - «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»
    Musa Aleyhisselâm:

    «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.
    Allah (c.c.):

    «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.
    Musa Aleyhisselâm gelip kavmini durumdan haberdar etti, hazırlığa başlandı, koyunlar, sığırlar kesildi. Mümkün olduğu kadar mükellef bir yemek sofrası hazırlandı. Çünkü misafir gelecek olan ne bir vali, ne bir padişah, ne bir başka yaratıktı. Kâinatın yaratıcısı misafir olarak gelecekti. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra, akşam üstü uzak yollardan geldiği belli; yorgun argın, üstü-başı birbirine karışmış bir ihtiyar gelip:

    «Ya Musa! Uzak yollardan geldim, acım, bana bir miktar yemek verin de karnımı doyurayım» dedi.

    Hz. Musa:
    - Acele etme, hele şu testiyi al da biraz su getir bakalım. Senin de bir katkın bulunsun. Biraz sonra Allah (c.c.) gelecek, dedi.
    Tabii adam daha fazla diretmeden çekip gitti. Yatsı vakti oldu, beklenen misafir halâ gelmedi. Sabah oluncaya kadar beklediler, halâ gelen giden yoktu. Neyse ümidi kestiler. Hz. Musa taaccüp içinde idi.
    İkinci gün Hz. Musa Tur'a gidip:
    - Ya Rabbi, mahcup oldum, ümmetim: «Ya Sen bizi kandırdın, ya Allah sözünde durmadı» diyorlar dediğinde, şöyle hitap olundu:
    - Geldim ya Musa, geldim. Açım dedim, beni suya gönderdin, bir lokma ekmek bile vermedin. Beni ne sen, ne kavmin ağırladı.» Bunun üzerine Hazreti Musa Kelîmullah:
    - Ya Rabbi bir ihtiyar geldi sadece, o da bir kuldu, Allah değildi. Bu nasıl olur? dediğinde Cenabı Allah:
    - «İşte ben o kulum ile beraberdim. Onu doyursa idiniz, beni doyurmuş olacaktınız. Çünkü ben ne semalara, ne yerlere sığarım, ben ancak aciz bir kulumun kalbine sığarım. Ben o kulumla beraber gelmiştim. Onu aç olarak geri göndermekle, beni geri göndermiş oldunuz» buyurdu.
    Demek ki, Allah için yapılan her şey, bizzat Allah'ın kendisine yapılmış gibi olmakta, Allah o kimseden razı olmaktadır

  4. #4
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    Rabbim cümlemizden razı olsun.. ecmain..
    bu anlattığınız kıssayı çok sevdiğim bir arkadaşım bana daha önce anlatmıştı ve ilk anlattığında çok etkilenmiştim..
    evet Allah'ın fakirlere muhtaç kişilere yardım etmemizi onları hor görmememiz gerektiğini buyurduğunu biliyorum..
    ama kıssa ve hadisler ile insan daha iyi anlıyabiliyor.. ki anlatan kişi hadisi anlatırken sanki o hadisi yaşıyormuş gibi anlatması daha bir güzel oluyor..
    insanın birtek aklı değil ruhu da anlatılanları hissedip güzel bir şekilde kavrıyor.. ve daha fazla tesiri oluyor..

    siz bunu yeniden hatırlamama vesile oldunuz Allah razı olsun)
    yüreğiniz nurla dolsun..

  5. #5
    *BeYaZ ATLı*
    **PReNS**
    Array
    Üyelik tarihi
    22.02.2009
    Yaş
    36
    Mesajlar
    487
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    cok güzel tb r ederim

  6. #6
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Standart

    çok güzeldi yazılar teşekkürler...

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Benzer Konular

  1. peygamberler tarihi ile ilgili soru ve cevaplar
    By by_ex in forum İSLAMİ SORULAR VE CEVAPLAR
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.10.2008, 11:56
  2. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •