Günlerdir diziler hakkında etrafımdaki insanlarla konuşuyorum. Aslında hiçbir zaman dizi aşığı olmadım ama ters bir düşünceye de sahip olmadım. Ta ki son dizilere kadar…
Tamam, elbette yakışıklı erkek oyuncular yahut güzel kadın oyuncular dizilerin reytinglerini arttırır. Fakat reytinglerin de bir ahlakı olmalı…
"Fatmagül’ün suçu ne?’’ dizisinin o gün en çok izlenen dizi olmasına hiçbir mantıklı açıklama bulamadım bugüne kadar. Hayır, diziye karşı bir şeyim yok da, o bölümde yayınlanan tecavüz sahnesine gösterilen yoğun ilgiye hem de nasıl karşıyım.
Bir de bakıyorum etrafıma, dizileri en çok izleyen kadınlar.
Bir kadın tecavüz sahnesini nasıl keyifle izleyebilir? Kimse bana bunun açıklamasını yapamaz.
Bu kadar mı boş TV kanalları da onu izlemeye zorunluyuz?.. Hadi diziyi bir tarafa bıraktım, sonradan internette çıkan “Fatmagül’ün tecavüz sahnesi! İndir İzle!” veya “Beren'e Müjde'den fazla tecavüz edildi.” gibi arama sonuçları da neyin nesidir? Bir insan neden bir tecavüz sahnesini indirip izler?..
Yapmayın Allah aşkına…
Nerede okumaya bu kadar hevesli gençlik? Hani eğitim her şeydi? Bu mu eğitimle kazanılan değerler?..
Kadın programları, evlendirme programları yetmiyormuş gibi, şimdi de bize hiçbir şey katmayan dizilerle hayatımızda yeni bir hayal penceresi açıyoruz. Hem de tecavüz dolu bir hayal penceresi!
Evet, zihnimize, aklımıza tecavüz ediliyor bu tip programlarla. Topluma hiçbir katkı sağlamayan bu programları yapanları da suçlamak gerekebilir belki ama izleyici kitlesi olduktan sonra, para oradan geldikten sonra, bu programlar her zaman olacak.
Bu yüzden izleyici kitlesinin değişmesi tek çare.
Bir toplum bu kadar aşk konularına aç olamaz. Olmamalı!
Diyorum çünkü örneğin, denk geldiğim bir başka dizi "Deli Saraylı" sırf büyük, imkansız aşk hikayesine sahip olmadığı için, reyting listelerinde en üst sıralarda yerini almadı. Oysa, Perran Kutman gibi bir usta oyuncuya sahip.
Ama nafile…
Türk izleyicisi illa ki ajitasyon ve imkansız aşk istiyor ki hepsinin hikayesini başında bile tahmin edebiliriz; İki ana karakter birbirine aşık olur, biri illa zengin diğeri de fakirdir ama, aşkları imkansızdır. Fakat aşk hep yener ya, onlar da aşkları uğuruna savaş verirler ve hikâyenin sonunda birbirine kavuşurlar. Bir de dünya tatlısı bir çocukları olur.
E bildiğimiz bir şeye niye bu kadar vakit harcıyoruz?..
Evlendirme programları da ayrı bir dert tabi ama onlara ayrı bir yazı ayırmak gerekir.
İmkânsız aşkların belki topluma zararı olmaz ama şiddetin, tecavüzün kesinlikle zararı olur. Oluyor da…
Tecavüz sahnesi reytingleri alt üst ediyorsa, haberlerde okuduğumuz gerçek hayatta yaşanan tecavüz olaylarına da şaşırmamak lazım o zaman.
Ve bunu kendi kendimize yapıyoruz.
Reytingleri belirleyen bizleriz.
Neyin yayınlanacağına biz karar veriyoruz, unutmayın!
Unutmayın ve hayatınızdaki gereksiz dizi saatlerinden kurtulun.
Emine seçeroviç


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
