Atlas fotoğrafçısı Halim Diker Eruh'ta bir evin ahırında yavru bir ayının tutulduğunu söyledi.Yavru ayıyı oradan kurtarmak için hazırlıklarımı yapıp 18 haziran cuma günü sabah 06.40 uçağıyla Diyarbakır'a hareket ettim.Oradan da Siirt'e geçtim.Siirt'te Halim Diker'le buluşup Eruh'a geçtik.İki gün Eruh yakınında bir köyün kırsalında çadır kurup ayıyı elinde tutan kişilerden haber bekledik. Üçüncü gün ayıyı almaya gelebileceğimizi söylediler.Eruh merkezinde ayıyı elinde tutan Aziz Kurt ve Bedri Öztürk adlı iki şahısla buluşup ayının tutulduğu ahıra gittik.
Ahıra girdiğimizde zincirlerle bağlanmış halde onu görünce ne yapacağımı bilemedim.Oysa bu iki şahıs bu yavru ayıyı ormanda bulduklarını ve amaçlarının onun doğaya dönmesini sağlayacak kişilere teslim etmek olduğunu söylemişlerdi.Görünüşe göre işkencede görmüştü insanlara olan öfkesi o küçük bedenine sığmıyordu.Ayıyı almak için harekete geçtiğimde bu kişiler " ona bir aydır bakıyoruz ,bakım masraflarımız için bize para vereceksiniz herhalde" deyince olayın gerçek yüzünü anlamış oldum.İstedikleri miktarsa 2 milyar TL'ydi.Aramızda çıkan tartışma sonrasında bu hayvanı nasıl yakaladıklarıda ortaya çıktı.Annesini başından vurarak öldürdüklerini,diğer yavruyuda köpeklerin parçaladığını söylediler.
Tüm konuşmalarımıza rağmen onları bu taleplerinden vazgeçiremedik.Bir süre sonra tartışma karşılıklı tehditleşmeye dönüştü.Ancak yapabileceğimiz pek birşey olmadığınında farkındaydım.Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim.Bir yanda zincirlerle bağlanmış acılı gözlerle bana bakan yavru ayı diğer yanda ağzından salyalar akan gözlerine kan sıçramış insanlar.Hiç bilmediğiniz bir yerde hiç beklemediğiniz bir durumun içindesiniz anlatılmaz bir çaresizlik.Oradan çıkıp durumu bildirmek için Siirt il jandarma komutanlığına gittik.Bir süre sonra jandarma evi aradı ama o çoktan kaybolup gitmişti.Banada hayat boyu sürecek bir vicdan azabı kaldı.Onun için daha fazlasını yapmalıydım bedeli ne olursa olsun.
18 Haziran 2005


LinkBack URL
About LinkBacks








Alıntı
