ah paris ahh nerde eski güzelliğin
daha da güzel olmak varken güzelliğinin sadece isminde kalması acı....
Öteki Paris`in bilinmeyen parlak renkleri
Siirt / Paris (Üzümlük) Köyü
Sayısız romanın, şarkının, şiirin şehri Paris... Müzelerin, galerilerin, garların, otellerin şehri Paris... Bu Paris, kafelerin, brasserilerin, lüks mağazaların da şehri aynı zamanda. Belki de yalnızlıkların.
Bambaşka bir Paris daha var. Siirt'teki Paris... Coşkun Aral'ın çocukluk yıllarından tanıdığı, Siirt'in en eski ilçesi Eruh'a bağlı küçük bir köy. Köyün yeni adı "Üzümlük".
Üzümlük, küçük ama yeşil bir köy. Fıstık ve bıttım bahçeleri hemen göze çarpıyor. Köyün asıl önemi ise işlek bir yol üzerinde olması. Şırnak'tan kömür taşıyan kamyonlar, Üzümlük'ten geçiyorlar.
Köylüler şikayetçi. Tepede kaynak olmasına rağmen su yok, terör sonrası gençler işsiz, çoğu göç ediyor. Üstelik köyden vızır vızır kamyon geçmesine rağmen, artık onlar da buralarda durmuyorlar. Terör, köyün eski ününü zedelemiş.
Coşkun Aral'ın Paris'i ziyareti, ekip olarak etkinlik yapabilmek için önemli bir fırsattı. İşe köye su indirmekle başlandı. Projede bir de tuvalet inşaası vardı. Bunun için köyden yardım gerekti. Bu yardım önce İsmail Usta'dan geldi. O olmasaydı bunları gerçekleştirmek pek mümkün değildi. Dönemin Siirt valisi Nuri Okutan'dan da destek istendi.
Beklenen destek geldi, ekip çalışmaya başladı. İş çok olduğu için herkes yardım elini uzattı. Köyün çocukları bile!
Köye su indiğinde ve tuvaletin inşası bittiğinde, koca bir gün de geride kalmıştı. Akşam, Coşkun Aral ekibe ve tüm çalışanlara yemek hazırladı.
İki gün durmaksızın çalışıldı. Coşkun Aral'ın, Paris Çayevi'yle de ilgili yeni fikirleri vardı. Bunda ekipteki Olivier Despretz'in etkisi büyüktü. Olivier, Paris'ten buraya, öteki Paris'i görmeye gelmişti.
Çayeviyle ilgili proje, binanın yenilenmesini kapsıyordu. Proje bittiğinde Paris Çayevi, Paris Café olacaktı. Kollar sıvandı.
Ekibe bir de müjde geldi. Paris Kafe'nin açılışına dönemin Siirt valisi Nuri Okutan gelecekti. Paris Café'nin tezgah ırenkli karolarla döşendi. Bu karolar ulaştırma sorumlusu Sefer Cesur'un eseri. Ekip, kahvenin içine küçük bir de kütüphane kurdu. Televizyon ve VCD de ekibin hediyesi oldu. Duvarlardaki Paris resimleri de Olivier'nin Paris'ten getirdiği hediyelerdi. Buzdolabıyla çay ocağını da Siirt'li bazı dostlar gönderdiler. Artık şoförler burada durduklarında istedikleri her konforu bulabileceklerdi.
Ve kafeye son rötuşu da Coşkun Aral 'Paris Café' levhasını asarak verdi.
Haberci ekibinin köyde başka etkinlikleri de oldu. Fotoğraf makinesini kullanabilmeleri için çocuklar bilgilendirildi. Ardından da her çocuk kendi hayalindeki fotoğrafı çekti.
Paris Café'nin açılışına Siirt'in o dönemdeki valisi Nuri Okutan da katıldı. Siirt'in Paris Köyü'nde görkemli bir açılış gerçekleşti.
Haberci.com
ah paris ahh nerde eski güzelliğin
daha da güzel olmak varken güzelliğinin sadece isminde kalması acı....
BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!
walla guzel bır köyy
ÖLüM SaDeCe BiR BaŞLaNGıÇ tır
Burası benim köyüm çok teşekkür ederim çok sevimdim burda görmek ayrı bir güzel çok teşekkürler ellerinize sağlık...![]()
buranın incirleri çok hoş o bahçede oturma ahh ahh
artık gidemiyom.((
'JaNeM
O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum.. Ve
umrumda değil hiçkimse, Ne halim varsa görmekle meşgulüm..