Yer/yüzünün bütün hüznü karşımda
Ayrılık uçurumuna sürükleniyor ruhum
Bahanelerinin hükmü sarkıyor yüzünden
Boğazıma dolanan aşk namaleri
Hicranımı kaldırıyor yerinden
K/aralıyorum son sayfaları
Gözlerimde büyüttüğüm bütün çığlıkları
suskun bir duvar aksediyor !
Eşkâlim kafeste nöbetçi
Aşk gece zemhenisinde korunaksız
tutuğum fotoğrafta sadece sen ve ben
"Bizliğimiz" adını ters düz ettiğim gün bitmişti zaten!
Yaralı geçmişim
İstanbul'un ayakları altında !
eksik kalmışım aşk adına mihribat korusuna !
hecelerim sessiz
keskin bir suskunluk var içimde;
içim içinden çekip gitmiş...
Anlamsız mürekkep lekesi olup düştün mısralarıma
ellerimi tutmaya aciz
konuştuklarına ecnebi kaldın!
Yaprakları tutuşturup saçlarıma!
Vedasız gidecek kadar uzaktın bana
Sancıdan başka bir şey bulamazsın
adının geçtiği satırlarda !
Kapat gözlerini
Ve bigâne kal
Gelip geçilecek yer değildir ömrüm !...
ilk gülümseme ilk bakış ilk aşk
ilk/baharı çoktan geçtim yagruT
kanımın değdiği yerde acı var
ufak tefek terk edilişlerle
Büyüttüm içimde koca bir TERK EDİŞ
Topla sevdanı kırık yüzümün hüznünden
Astım aşkı
Ve defnettim kalbime koca bir haykırışı....
Yazıldığın kadarsın
Ne biraz az ne biraz fazla
nisyanlarının ortasında rutin kaldım aşka
Ama sen yazacak söz bırakmadın
düşecek yaprak kalmadı
hem ölü hem de yaralı var avuçlarımda
Cesed gibi düşsen de ardıma
Bakmam ihanete yüz cevirmiş adama...
Ağlayanın gitti
sessiz bir nefes vermek istiyorum şimdi !
Bitti...
Unutabilirsin beni