herzamanki gibi süper
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
...Mafya Kızı....!
@$M@R@N!.....(EsMERim....!)
herzamanki gibi süper
Okulda okuduğum dönemlerde, pansiyonlarda kalıyorduk. Yaklaşık 6-7 sene Pansiyon ve Yurtlarda kaldım.
Haftanın 5 günü yurtta kalıyor, hafta sonları ve tatillerde evimize gidiyorduk.
Pansiyonda etütlerden sonra koğuşlara geçip, yatmaya çalışırdık. Uyku tutmadığı için, sırayla fıkralar anlatmaya başlardık.
Muzaffer diye bir arkadaş vardı, hiç unutmam o kadar çok fıkra biliyordu ki, bizlerin yerine de anlatırdı ve hepimizi gülmekten kırıp geçirirdi.
Özledim o günleri valla, bu nedenle fıkraların kıymetini ve fıkra okuyup gülmesek bile tebessüm etmenin ne kadar iyi olduğuna değinmek istiyorum.
Kahkahanın bir pirzola yemeye eş olduğunu göz önüne alırsak, bol bol fıkra okuyun diyorum.
"BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"Şeyh Muhammed Kazım KS