Resim boyutu değiştirildi. Resmin tam boyunu görebilmek için buraya tıklayın. Resmin Orjinal boyutları 729x286 px Ve Boyutu 34KB.
Rabbim gerçek manada beni sen sevdin… Niceleri ise sever gibi göründü… Ama daimakendilerini sevdiler… Çünkü âcizdiler
fâniydiler… Kendilerine bile yetemediler ki
bana yetseler…
Hepsi Sana borçluydu varlığını. Hepsinin bir canı vardı… Ve onlarkendi canları yanmadıkça
anlayamadılar acıyı… Anlayanlar da zaten
kendilerince bir mânâ çıkardı…
Sen varsın hakkıyla bilen beni… Her şeyimle bilenher şeyimle seven
bir tek Sen… Sevdiğini biliyorum
zira sevmemiş olsaydın
o kadar kendinle meşgul etmezdin beni. Sevmemiş olsaydın
aratmazdın böylesi…
Sen sevmemiş olsaydınsevebilir miydim ki Seni?
Sen canımın Cânânı… Sen’in sevginde vefâyı idrak ettim ben… O eşsiz vefânakarşılık vermekten âciz oldum her zaman… Seni
Senin beni sevdiğin gibi sevmekten âcizim… Zira Sen yaratansın
ya ben? Ben
kul olmayı bile beceremeyen…
Yalnızca Sendeydi tatmin… Sadece Sende. Bir Sen yettin bana… Kimselerle yetinemedim…
Acı çekmeyi sever oldum Senin izninle. Dertlerin içinde gizlenmiş nice derman buldum…
Sevdirdiğince sevdim Seni… Buldurduğunca buldum… Bir Sen varsın Bâkî olan… Geride ne varsa fâni… Bütün varlıkların hepsi fâni… Kimi güzelkimi çirkin
kimi vasat
ama işte her biri fâni… Dallardaki çiçekler
göklerdeki bulutlar
çöller
pınarlar hep fâni… Seraplar ve gölgeler fâni…
Çöllerde kalmayı sevdim Seninle… Yalnızdımkalabalıklar içinde… Her şeyde Senin sanatını görmeyi sevdim ben… Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim… Yıldızlarda nûrunu
güneşte nârını
ateşte hârını bulmayı sevdim.
Hiçbir şeye muhtaç olmayışını sevdim ben. Azîz oluşunuKâdir-i mutlak oluşunu sevdim. Settâr oluşunu sevdim. Öylesine güzel bir sırdaştın ki Sen
kimselere bir sırrımı vermedin. Günahıma rağmen yücelttin beni. Şeref ikram ettin. Ekrem-ül ekremînsin…
Kulunu sevmeni sevdim. Ey Rabbim! Ben unuttumunutmadın. Ben
adını anmadım
yine de bırakmadın. Yüceler yücesi aşkına karşılık vermek varken
Seni bırakıp başkalarına yandım… Yine de vazgeçmedin benden.
Sevdin benioysa
ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin.
Şikayet edensızlanan
dert yanan hep ben oldum. Sen
sabrettin. Sen sevdin beni… Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim.
Şimdicemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki
güneşin kavurucu sıcağında da
serinleten rüzgarda da
Senin hasretin içindeyim.
Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık! Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorumbaşkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin… Tüm derdim bu ey Rabbim!
Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim.
Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum kine yaparsam yapayım
cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem.
Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir şeyim yok ey en Güzel!
Ellerim bomboş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana… Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beninefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok!
Duyduğum iştiyakın sebebiyine Sensin. Sensin her yanımda… Sensin varlığım… Zenginliğim Sensin… Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim
sırlarındandır.
Bilmiyorumbilen Sensin. Ve eğer
murâdıma
maksûduma
matlûbuma
yani Sana
yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün
bu da sadece Senin merhametin.
Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayemrahmetin… Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin
dermanısın Sen!
Yârsın!
Cansın!
Şifâsın!
Lokmanda değil ey YârSendedir benim devâm!
Sana kavuşmadıkçahuzur da bana haram!
Sermayem rahmetinilâcım Cemâlindir
vesselâm!
Hiçbir şey yoktuyalnız Sen vardın. Hiçbir şey yoktu
aşkın vardı. Aşkını izhâr ettin
yarattın bizi. Muhabbet ettin
yarattın beni…
Vahdaniyetinin tecellîsiyle bütün klere bir katre aşk iksiri serptin. Ehadiyetinin tecellisiyle bütün kler Sana âşık…
Bildimseven sendin beni!.. Bütün varlıklarda yansıyan güneş gibi
sevgisiyle saran Sendin beni… Annemin merhamet yüklü sesi
yüreğini yüreğimin üstüne koyan dostun merhabası
başımı okşayan Peygamber eli
hâtırasıyla hüznümü alan sevgilinin sohbeti… bildim hep Sendendi.
Sevdinsonra kopmaz bir zincirle kendine çektin. Zincirin her bir halkası
Senden tecellîlerdi.
Aşkına âşık olduğum Mecnûn “Sen”din. Aynalarda seyrettiğim Yûsuf“Sen”!..
Sonsuz siyah güllerlâcivert akşamların iğde kokusu
hüzün yüklü sonbahar
yağmurun toprağa dokunuşu
bir gül renginde eriyen akşamlar
Dost’un yüzü
sevdiğim ne varsa
hep “Sen”dendi.
“Tecellîtecellî edeni gösterir.” (a.g.e.
Hazret-i Mevlânâ)
Sûretlerde nihân olan Sevgiliey Sevgili!..
Yetimler Yetîmi’ne «vedduhâ» sırrıyla tecellî ederkenO’nu tek olana
“bir olan”a çekiyordun. Başka bütün kapıları kapatırken
hep açık olan kapına çağırıyordun.
Bildimkalbimdeki her bir muhabbet tecellisiyle beni de kendine çekiyorsun. Çekiyorsun ve bırakıyorsun. Bırakıyorsun ki
kanayayım; zayıf yanlarımı tanıyayım. Seni bulayım.
Sonra yine çekiyorsun. Buhüzünlü bir şehrâyîn. Bu
bitimsiz bir med-cezir. Bu
içimdeki Mûsâ’yla Firavun savaşı; sulhü yok!..
Sevgilien Sevgili!..
Sûretlerden geçerekSana erdir beni!.. Merhametinle arındır
kalbimi!…
amin...