Misyonerlik Çalışmaları Aldı Başını Gidiyor!
Müslüman olmanın ferdi sorumlulukları olduğu gibi toplumsal sorumlulukları da vardır. İbadetler ferdi sorumluluklar boyutunu, İslam’ı örneklik adına ahlaki olarak yaşamak, tebliğ etmek ise sosyal boyutunu kapsar. Hakkıyla öğrenilmeyen, yaşanılmayan ve insanlara doğru olarak aktarılmayan bir din, din olmaktan çıkarak sadece şekilsel hareketlere bürünür. Ve bunun ne kişiye ne de topluma hiçbir faydası olmaz, olamaz.
Son yıllarda ağırlıklı olarak sürdürülen misyonerlik çalışmaları ne yazık ki bize ilerde çok pahalıya mal olacak şekilde sonuç vermektedir. Gizli olarak yürütülmekte olan çalışmalar gençlerimizi hedef almakta ve bilinçli bir İslam eğitimiyle eğitilmeyen gençlerimizin bu tür oyunlara kanmalarına sebep olmaktadır.
Bu hafta bu yazıyı yazmama sebep olan konu kendilerini olmasa da ailelerini yakinen tanıdığım birkaç gencin Hıristiyan olması. Aileleri de dinlerine bağlı, samimi insanlardı bu gençlerin ve Onlar da çocuklarını camide geçirmiş gençlerdi.
Peki, sorun ne? Hata nerede yapılmakta? Her fırsatta “en mükemmel din” diye tanımlamaktan gurur duyduğumuz dinimiz nerede? Neden çocuklarımıza sağlam bir İslam inancı aşılayamıyoruz? Ya da onlara İslam’ı öğretirken nasıl bir yöntem izliyoruz? Veya onlara İslam’ı öğretmek gibi bir çabamız var mı? Belki de yoktur. Belki de onların Müslüman olarak doğmuş olmaları ve ailelerin de Müslüman olmalarının verdiği “başka bir din mi? Yok canım, daha neler!” tavrımızdan dolayı.
Sağlam bir inanç aşılamadıktan sonra neye güveniyoruz biz? “Aman Kur’an’a şu haldeyken dokunma, aman şöyleyken böyle yapma!” veya sorduğu sorulara “Nasıl soru bu, böyle şeyler sorulmaz, çarpılırsın, yamulursun” diye uzaklaştırırken dinden veya Kur’an’dan kime kızabiliriz söyler misiniz? İslam’ı hep yasak ağırlıklı bir din, “hayır”ı daha fazla olan bir din diye tanıtırsak kime kızabiliriz. Evet, dinimize sahip çıkamıyorsak onu hakkiyle çocuklarımıza, gençlerimize öğretemiyorsak, kimse kusura bakmasın, kimseye kızma hakkımız yok. Kızacak birilerini arıyorsak herkesten önce kendimize kızalım.
Onlar hak olmayan dinleri için bu kadar çabalıyorsa biz elimizdeki insanımıza sahip çıkamadığımız için utanalım. Bence bir değil bin defa düşünelim ve soralım: Neden, neden, neden???? Ne yapıyoruz çocuklarımızı kaybetmemek için? Ne yazık ki hiçbir çabamız yok. Ve eğer bugün bunu kendimize dert edip ne yapabiliriz diye düşünmezsek, yarın olacakların hesabını ne kendimize ne de Allah’a veremeyeceğimizi asla unutmayalım.
Gelin hep beraber bu Din’e sahip çıkalım. Çocuklarımıza ve geleceğimize sağlam bir inançla sahip çıkalım.
Selam ve Dualar çocuklarımızın üzerine olsun!
Mine KILIÇ
Siirtliler.Net, SİİRT HABER, Siirt'in Haber Kaynağı, SİİRTLİLER.NET


LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı
