3 sonuçtan 1 ile 3 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.07.2006
    Yaş
    46
    Mesajlar
    518
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart biz aşk ehliyiz

    Krallar yokken soytarılar coşar.
    Krallar yokken efelenir çakallar.
    Verilen her aranın bir sonu var.
    Sahip eve gelince köpekler ayağa kalkar.

  2. #2
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    25.05.2006
    Yaş
    42
    Mesajlar
    321
    Tecrübe Puanı
    26

    Standart

    Ayetullah Muhammed Hüseyin Beheşti

    Muhammed Hüseyin Beheşti, 1928 yılında İranın İsfahan şehrinde doğdu. Ulemadan bir aileye mensup olan Beheşti, ilk tahsilini İsfahan ve Kum kentindeki medreselerde yaptı. Daha sonra Tahran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne kaydolarak buradan mezun oldu.

    1950 yıllarında İran petrolünün millileştirilmesi mücadelesinde aktif rol aldı ve halkı hakim düzenin aleyhine kıyama teşvik etti.

    1951 yılında Kum'a dönüp, resmi bir lisede İngilizce öğretmenliği yaptı. 1957 yılında ise özel bir İslami okul açtı ve burada çok sayıda öğrenci yetiştirdi.

    Ayetullah Beheşti, 1962 yılında İmam Humeyni'nin hareketine katıldı. 1964 yılında Ayetullah Burucerdi tarafından Avrupa'ya gönderildi ve burada Hamburg Camisi'ni kurdu.

    Muhammed Hüseyin Beheşti, gerek İslam devriminin oluşumu aşamasında gerekse 1979 yılında gerçekleşen devrimin öğrencilere, halka, ulemaya yaygın biçimde malolmasında vargücüyle çalıştı. Bilahare "İslam İnkılabı Şurası"nın kurulmasında görev yaptı. "Meclis-i Hubragan" ve şehid oluncaya kadar sürdürdüğü İslam Cumhuriyet Partisi başkanlığı onun diğer vazifeleri arasındaydı.

    Beni Sadr'ın ihaneti belli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığından azl edilmesini müteakip harekete geçen bütün batılı güçler, son ümitlerinin yıkılmasının verdiği saldırganlıkla İran'da ard arda suikastler ve katliamlar düzenleyerek Ayetullah Mutahhari, Ayetullah Medeni, Ayetullah Destgayb', Ayetullah Mufattih gibi fikri idari yükü omuzlamış olan büyük şahsiyetlerin pek çoğunu şehid ettiler...

    Beni Sadr işin başından beri bütün stratejik yerlere münafıkların yerleşmesine göz yumdu. İşte bunlardan birisi de Muhammed Külahî isimli şahıstı. Sözkonusu şahıs da İslam Cumhuriyeti Partisi'nin genel merkezine sızmayı başarmıştı. İşin enteresan yanı münafıkların Avrupa'da ve Irak'da yayın yapan gazeteleri ve radyo yayınları da Muhammed Külahi'yi "gerici, yobaz" şeklinde lanse ettikleri için müslümanlar kendisinden en küçük bir şekilde şüphe etmemişlerdi.

    28 Haziran 1981 de Muhammed Külahinin Tahrandaki İslam Cumhuriyet Partisinin genel merkezini kundaklaması neticesinde İslam İnkılabının önemli düşünürlerinden ve İran İslam Cumhuriyetinin önde gelen devlet adamlarından Yargı Erki Başkanı Dr. Muhammed Hüseyin Beheşti ve 72 yareni vahşice şehid edildi.

    Kurda Mustazaf, İnsan ve Tarih, Bilmek ve daha pek çok eseri Türkçeye de çevrilen Şehit Ayetullah Beheşti, bir konuşmasında şöyle diyordu: "Şehid verdik' demeyelim 'şehid kazandık' diyelim. Çünkü şehid, zahiren aramızdan ayrılıyor ama kanı daha büyük hizmetler görüyor... Zira biz aşk ehliyiz, akıl ehli değil. Sırf akıl ehli olanlar, davaları için sadece tedbir peşinde koşarlar... Aşk ehli olanlar ise davaları için ilk önce kendilerini feda etmeyi göze alırlar. Her bir müslüman inancına aşkla bağlanmalıdır. Sadece akılla değil."

  3. #3
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    23.11.2007
    Yaş
    37
    Mesajlar
    471
    Tecrübe Puanı
    28

    Standart

    GAYEMİZ ALLAH C.C
    REHBERİMİZ HZ. MUHAMMED S.A.V
    KUR AN ANAYASAMİZ
    BU YOLDA ŞEHİT OLMAK EN BUYK HEDEFİMİZ
    (ŞEHİT HASAN EL BENNA)
    ey şehit yolun yolum oldu benim

    emeğin için allah razı olsun senden..
    ::::::::Ne DaVaMı AnLaYaCaK BiRiNi BuLDuM Ne De BiRiNiN AnLaYaCaĞı KaDaR BaSit oLaBiLDiM:::::::::


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •