1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Hybrid View

  1. #1
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.926
    Tecrübe Puanı
    238

    Arrow Seher vaktinde uyumak mı yoksa uyanık kalmak mı sünnettir?

    Değerli Kardeşimiz;


    İmam gazalî, gece namazına kalkma adabından bahsederken, geceyi 7 şekilde ihya etmenin mümkün olduğunu söylemiş ve bunların hepsinin de büyük zatlar tarafından uygulandığına işaret etmiştir. İkinci mertebede soruda geçen konuya işaret etmiştir: “gecenin üçte birinde kalkmak..” Bu tarzda geceyi ihya eden kimselerin gecenin ilk yarısında bir de son altıda birinde uyumalarının uygun olacağını belirtmiştir. Ayrıca gecenin sonlarında uyumanın -uykusuzluktan kaynaklanan- benzin sarılığını ortadan kaldıracağı için güzel olduğunu ifade etmiştir. (bk. İhya, -Arapçası- 1/371).

    Kanaatimizce Gazali’nin bu ifadeleri “seher vakti” için değil, seher vaktinden önceki bir zaman dilimine işaret etmektedir. Arkadaki sayfada; “sabahtan önce, seher vaktinde kalkmanın uygun olacağını” söylemesi de bu hususu pekiştirmektedir.

    Ancak burada Gazalî, Hz. Aişe’den nakledilen bir rivayete de yer vermiştir. Bu rivayet göre Hz. Aişe, “Ben Hz. Peygamber(a.s.m)’i seherden sonra hep uyurken görürdüm” demiştir. Ancak bu hadisin Buharî’deki şekli şöyledir: “Seher onu (Hz. Peygamberi) benim yanımda ancak uyurken buldu” (bk. Buharî, Teheccüd, 7).

    Bazı alimler “seherdeki uyuma” tabirini yere uzanmak olarak anlamışlardır. Hz. Aişe’nin “o vakitte eğer ben uyanık isem benimle sohbet eder, aksi takdirde uzanırdı” şeklindeki rivayet bu görüşü desteklemektedir. Ancak, Buharî ve onu izleyen İbn Hacer’in görüşü bunun gerçek uyumak olduğu şeklindedir(İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

    Görüldüğü gibi, “seherdeki uyuma” ifadesi değişik yorumlara müsaittir. Hatta bizzat uyumak olsa bile, “gecenin ilk kısmında kalkmak, ardından uyumak, son kısmında kalkmak, ardından uyumak” şeklinde anlaşılabilir. Bu şekilde gecede iki defa uyumak, iki defa kalkmak söz konusudur ki, geceyi ihya etmenin en zor şeklidir. Ayrıca “seher vaktinde uyumayı” birkaç dakika olarak algılamak mümkündür.

    “Seher onu (Hz.peygamberi) benim yanında ancak uyurken buldu/bulurdu” hadisinden şunu anlamak –farklı hadis rivayetlerini telif etmek bakımından-daha isabetli olabilir: Hz Peygamber(a.s.m) gecenin son altıda birinde kalkıp ibadet ettikten sonra biraz uyurdu. Ve kendisi bu uykuda iken seher vakit girerdi, o da tekrar kalkar ve sabah namazına hazırlık yapardı. Yani seherde uyumazdı, misal olarak, daha önce yarım saat kadar yattıysa seher vakti onu uykuda yakalardı, ama o da o anda tekrar kalkar ve seher vaktini değerlendirirdi.

    Hulasa Kur’an’da “seher vaktinde istiğfar edenler”(Ali İmran, 3/17) övülmüş olduğuna göre, yapabilirsek biz o vakti uykuyla değil ibadetle değerlendirelim, inşallah.

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;


    Seher vakti Fecri kazip ( yalancı fecir ) dediğimiz gökyüzünde bir kızıllık hasıl olur. Bundan sonra bir beyazlık olur ki, buna fecr-i sadık denir. Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar. İşte seher denilen vakit, bu doğru fecir zamanından biraz evvelki zamandır. Yani imsaktan biraz önceki vakittir.

    Bazı alimler de gecenin altıda biridir, demiştir. Yani akşam namazı ile imsak vakti arasında kaç saat varsa altıya bölünür ve seher vakti bulunur. Mesela akşam 17.30’da, imsak da 5.30’da oluyorsa, gecenin tamamı 12 saat demektir. Bunun altıda biri 2 saat eder. 5.30’dan çıkarılınca 3.30 kalır. Saat 3.30’dan saat 5.30’a kadar seher vakti demektir. Yaz ve kış bu vakit azalıp çoğalır.

    Seher vaktinde uyananlar, namaz ve duâ ile Allah’a sığınanlar, tövbe ve istiğfar ederek gözyaşı dökenler Kurânda takdir edilmiştir.

    Çünkü bu vakitte ihlâs daha fazla yaşanır, riya daha az ibadetlerimizle uğraşır, Allah korkusu içimizde zirvededir, Allah’tan daha fazla umarız.

    Bir âyette, Allah’ın rızası ve cennet nimetleri sabredenlerin, doğruluktan şaşmayanların, huzurda boyun bükenlerin, hayra harcayanların ve seher vakitlerinde istiğfar edip yalvaranlarındır (Âl-i İmrân Sûresi, 3/17) buyuran Cenâb-ı Hak bir diğer âyette; Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı. Onlar geceleyin pek az uyurlardı. Onlar seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dilerlerdi (Zâriyât Sûresi, 51/15-18) buyurur.

    Peygamber Efendimiz (asm), seher vaktinde bizi çok yakından ilgilendiren bir yüksek takdiri şöyle bildirmiştir: Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder. (Tirmizî, Namaz, 326)

    Mümkün mertebe bu çağrıya uymaya doyum olur mu?

    Diğer taraftan "Sahur yapınız. Şüphesiz sahurda bereket vardır." (Nesâî, Sıyâm, 18, 19; İbn Mace, Sıyâm, 22), Oruc tutmak isteyen kimse, bir şeyle sahur yapsın" (Ahmed b. Hanbel, III, 367) gibi hadisler de sahur zamanının bereketine işaret etmektedir.

    Yatsı namazı açısından vaktin sonuna yaklaşılmış olan bu vakitte uyanmak ve bu vakitte teheccüt namazı kılmak, ardından da gecenin son namazı olarak vitir namazı kılmak sünnettir. Peygamber Efendimiz (asm) gecenin üçte ikisi geçtiğinde kalkar, teheccüt namazı kılar ve ardından son olarak vitir namazı kılarlardı.

    Bediüzzaman Hazretlerinin müşahedesiyle teheccüd namazı, Allah’ın izniyle, lüzumlu bir ışık hükmünde, kabir gecesinde ve berzah karanlığında müminleri karanlıkta bırakmayacaktır. (Nursi, Sözler, Dokuzuncu Söz)

    Şuna dikkat edelim: Bu vakitte namaz kılmak için uyanmamız sebebiyle sabah namazını riske etmeyelim. Eğer sabah namazı riske girecekse, alışıncaya kadar vitir namazını yatsı namazının ardından yatsı vaktinde yatmadan önce kılmak da sünnete uygundur.

    Sabah namazını hiçbir şekilde riske etmemeliyiz. İşi gereği gece uyanmayan, fakat sabah namazını ihmal de etmeyenler, sabah namazını kılmak sûretiyle seher vakti feyzini inşallah almış olurlar.

    Cüneyd-i Bağdadi'yi vefatından sonra rüyasında gören bir hürmetkârı sorar:

    Üstad der, senin birçok iyiliğin ve faziletin vardı. Kim bilir Rabbim hangisine ne türlü sevaplar lütfeylemiştir.

    Şöyle cevap verir büyük veli:

    Hepsi bir yana seherde kıldığım iki rekat namaz bir yana!

    Efendimiz (sas) Hazretleri de böyle buyurur:

    Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır.

    Çünkü dünya ve içindekiler hep dünyada kalır; ama iki rekat namaz yanında ebedi hayatına kadar gidip orada şefaatçi olur.

    Evet, seher vakti böyle mübarek ve muazzez bir vakittir. İçindeki ibadetleri bile kat kat yücelten özellik ve güzelliğe sahip bir zaman parçası.

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •