5 sonuçtan 1 ile 5 arası
  1. #1
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.11.2005
    Yaş
    35
    Mesajlar
    2.861
    Tecrübe Puanı
    78

    Standart Rahman'dan İsterken

    Tatmin edilmemiş sonsuz istek ve arzularımız şuur altına atılarak bizde umulmayan zamanlarda çeşitli buhranlara, çeşitli iç sıkıntılara yol açar. Dua ile en gizli, en mahrem duygularımızı dile getirir, içimizi boşaltır, ümidimizi kuvvetlendirir, korkularımızı hafifletiriz. İçimize eşsiz bir rahatlık verir, gerginlikleri gideririz. Duasız bir insan, ışıksız bir mahzene benzer. Dua ile kendimizi Allah'a daha yakın hissederiz. Duasız insan, yalnızlığın karanlık hapsi içinde çırpınan zavallıdır. Dua ile benlik davranışlarını aşabiliriz. Çünkü dua, engel ve uzaklıklar tanımaz, zaman ve mekânlar ona engel olamaz. Dua ile sonsuz aczimizi yüce Allah'ın sonsuz kudretine bağlama saadetine ereriz.
    Dua ile ruh gücünü kanatlandırız. Duada iç varlığımız aydınlanır. Duada kendi gücümüzle değil, Allah'ın sonsuz gücüyle meydan okuruz. Namazda 'bize doğru yolu göster, bizi eğri ve kötü yollardan koru, bize kuvvet ver'demek suretiyle bir taraftan, insanlık haysiyetimizi koruyup yükseltmeye yöneltirken öbür taraftan sınırsız güçsüzlüğümüzü Cenabı Hakkın sonsuz kudretine bağlar, ruhumuza eşsiz bir enerji depo ederiz.



    İbadet yapmamak ve dua etmemekten dolayı ruhları aç kalan nice insanlar vardır ki, medeniyetin bütün lüks ve konforu ellerindeki servet ve imkânlar onları mutlu edememiştir. İç huzurdan yoksun olan bu biçareler, vicdanları ile baş başa kalmaktan korkarlar. Onların çılgınca eğlence ve kahkahaları, iç varlıklarında tutuşan yangını maskelese bile kendilerini için için kemirmekten asla kurtaramaz. Hatırdan hiç çıkarmamak gerekir ki, ruhunda beden gibi birçok ihtiyaçları vardır. Bu hususları gözden uzak tutan yanlış düşünce ve hükümler, bugün insanlığı buhranlara sürüklemekte, kıvrandırmakta, onu gönül huzurundan yoksun bırakmakta ve felaketine yol açmaktadır.



    Dua ederken en önemli bir hususta; ettiğimiz duanın yalnızca kendimiz ile ilgili olmaması, bütün insanlığın hayrına olmasıdır. Cenab-ı Hakk'ın yarattığını sevmenin önemli bir görev olduğu bilincinde olursak, her duamızın da onları da kapsaması gerekmektedir. 'bana ver' demek yerine ' ihtiyacı olan herkese ver' demek, 'benim hayrıma olanları' diyecek iken ' Bütün insanların hayrına olanları' demek daha evladır.



    KISA BİR DUA:



    Bismillahirrahmanirrahim..



    'Allah'ım; sana inananları; dara düştüklerinde seni hatırlayanlardan değil, geniş zamanlarında da sana iltica edenlerden eyle'



    'Allah'ım; yaşamak için öylece yaşayıp, şuursuzca günü tüketenlerden değil, ancak senin ismini, senin dinini, ruhlara ulaştırıp, ilmini yayanlardan eyle bizleri'



    'Allah'ım; her kusurunda hoşgörülüp affedilmeyi bekleyenlerden değil, nefsi söz konusu olduğunda, mümince bir tavır adına hoşgörü kapısını ardına kadar açık tutanlardan eyle bizleri'



    ' Allah'ım; tüm inananları içlerinde bizleri de; kırık bir gönül ve yaşlı gözlerle, Peygamberimizin (s.a.v) şefaatine nail olmuş vaziyette huzuruna gelmeyi nasip eyle'



    ' Allah'ım; her nefesimizde; her anımızda, son nefesimizi verip sana doğru yürürken, adını anmamıza izin ver bizleri bu nimetinden mahrum etme'



    AMİN&

  2. #2
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    26.11.2005
    Yaş
    36
    Mesajlar
    1.315
    Tecrübe Puanı
    47

    Standart Selam: Rahman'dan İsterken

    KÂİNATIN DUASI


    Akşam; sırma saçlı bir ceviz ağacının yapraklarında gülümsüyordu. Köyde bir telaş, bir telaş... Ramazanda da sular kesilir mi canım? hökümetin hiçbir işi doğru düzgün değil ki zaten hele şehre adam yollayıverin de belediyeye gitsinler

    İki köylü belediyeye gider, ama kimse onları kaale bile almaz. Ne yapsınlar çaresiz geri dönerler. Ertesi gün grup hâlinde gidilir. Bu sefer de görevliler başlarından atmaya uğraşırlar. Başarılı da olurlar. Böylece aradan bir hafta geçer. Köyde millet susuzluktan kırılır. Kimse gelip de kaynak suyu çıkarılan yerdeki çatlak boruyu tamir etmez ve su akar akar akar...en sonunda köylü dayanamaz, bütün köy halkı toplanarak belediyenin kapısına dayanır. Bu kadar insanı başından atamayacağını anlayan görevliler çaresiz köylülere yardım ederler. Artık köylüler hâcet-i amme olan sularına kavuşmuşlardır. Nede olsa koca köy halkının isteğini geri çevirecek değildir zaten bu o başkanın makamına yakışmaz. Hele bir de aralarında yakın akrabaları falan varsa... diye devam edip gider işte hikaye.

    İsimler, cisimler ve resimler o kadar da önemli değillerdi. Geçer akçe; ismin ardındaki karakter, cismin içindeki ruh, resimde saklı mânâdaydı. Ceset her sene değişse de insan aynı insandı. Şablonlar kendileriyle değil, uygun düştükleri kalıplarla bir değer ifade ederlerdi. Hikayeler de sadece elbiseden ibaretti, mânâlarındaydı asıl güzellikleri.

    Bunun içindi bütün benzetmeler, Onu ve Habibini anlamak, en azından anlamaya çalışmak için açılan kapı aralıklarıydı. Bu bakış açısıyla; O Zât(asm) da öyle bir sâlât-ı kübrâda dua ediyor ve kainatın şefkatli padişahına öyle bir hâcet-i amme için dua ediyordu ki, küçücük ipek böceğinden azametli gezegenlere kadar, mikroskobik bir hayvandan semâvâttaki meleklere kadar, belki bütün yaratılmışlar, Onun niyâzına Evet Yâ Rabbenâ, ver biz dahi istiyoruzdeyip duasına iştirak ediyorlardı. O Resul-i Ekrem(asm) beka için dua ediyordu. Hem öyle fakirâne, öyle hazinâne, öyle sevimli bir tarzda, öyle özlercesine, öyle yalvarıp yakararak niyaz ediyordu ki; bütün kainatı ağlattırıyor, duasına iştirak ettiriyordu. Kainatın Halıkı en sevdiği kulunun duasını hiç geri çevirir miydi? hele O duasını tüm kainatı arkasına alarak yapıyorsa elbette kabul etmek büyüklüğünün, Uluhiyetinin iktizasındandı.

    Bu cihetle Resul-i Ekrem(asm) ehl-i imanın gönüllerini de ittihad ettiriyordu. bu ittihat ile kainat içinde bir zerre gibi zayıf, korumasız, kimsesiz olan şu insan, ubudiyetiyle gelen duanın vesilesiyle yedi gök ve yerin yaratıcısının sevgili bir abdi, ve arzın halifesi, sultanı ve hayvanâtın reisi ve hilkat-i kainatın neticesi ve gayesi oluyordu. Bu sebepledir ki; kainat insana hizmet ediyordu. Tabii bu da insanın, mahlukâtın ibadetlerinde tasarruf edebilme imkanını sağlıyordu.

    Bahar mevsimine yakın yaşlı bir kiraz ağacının gerekli gördüğü dallarını budayıp hangi dalının zikredip hangi dalının zikretmeyeceğini belirliyordu. Ve o dalların içindeki milyonlarca hayattar hücrenin de ibadetlerine müdahale edebiliyordu. Yeni bir fidan dikse, onun hayat bulup Halıkına dua ve ibadette bulunmasına vesile oluyordu. Ya da bir çekirdeğin kabiliyet diliyle neşv-ü nemâ bulma duasına kararıyla ortaklık edebiliyordu.

    Bundan dolayı insan mahlukâtın trafik polisi gibiydi. dur, geç, senin zamanın doldu parka çek... yani oldukça özgür bir kuldu insan.

    İnsan; kendisine sonsuz acizliği ve fakirliğiyle birlikte ihsân edilen bu yetki sayesinde, Bir örümceğin göz alıcı nakışlarla dokuduğu ağını örerken fıtrî ihtiyâcıyla yaptığı duasıyla, bir arının, hünerli, kimyâger bir açı gibi bal yaparken yaptığı dua ile, bir ipek böceğinin acizliğiyle beraber sırtında taşıdığı fakirliğiyle, ebedî rahmet hazinelerinden gönderilen ipeği mucizevâri nesc ederken yaptığı dua ile dua edebiliyordu.

    Elbette ki, ufak bir mahlukunun bile duasına ehemmiyetle cevap veren böyle merhamet sahibi bir Rahîm en sevdiği abdi olan insanın bütün mahlukatın duasını içine alarak dergâh-ı ilâhinin kapısında el açıp örümceğin ağı gibi kusursuz, arının balı gibi tatlı, ipek böceğinin ipeği gibi yumuşak ve sükûnetli bir hayat isteyecekti. Belki verilecek, belki verilmeyecekti. Fakat o kul bilirdi ki; birisi var; kalbinin en ince duygularını dahi işitir, her şeye eli yetişir, her arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder. Ve anlardı ki bir tek Ondan yardım isteyerek kainatın güzel bir takvimi olabilirdi.

  3. #3
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.11.2005
    Yaş
    35
    Mesajlar
    2.861
    Tecrübe Puanı
    78

    Standart

    Tşkler Tehlo

  4. #4
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    15.09.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    17.587
    Tecrübe Puanı
    378

    Standart

    KISA BİR DUA:



    Bismillahirrahmanirrahim..



    'Allah'ım; sana inananları; dara düştüklerinde seni hatırlayanlardan değil, geniş zamanlarında da sana iltica edenlerden eyle'



    'Allah'ım; yaşamak için öylece yaşayıp, şuursuzca günü tüketenlerden değil, ancak senin ismini, senin dinini, ruhlara ulaştırıp, ilmini yayanlardan eyle bizleri'



    'Allah'ım; her kusurunda hoşgörülüp affedilmeyi bekleyenlerden değil, nefsi söz konusu olduğunda, mümince bir tavır adına hoşgörü kapısını ardına kadar açık tutanlardan eyle bizleri'



    ' Allah'ım; tüm inananları içlerinde bizleri de; kırık bir gönül ve yaşlı gözlerle, Peygamberimizin (s.a.v) şefaatine nail olmuş vaziyette huzuruna gelmeyi nasip eyle'



    ' Allah'ım; her nefesimizde; her anımızda, son nefesimizi verip sana doğru yürürken, adını anmamıza izin ver bizleri bu nimetinden mahrum etme'



    AMİN...

  5. #5
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    06.03.2007
    Yaş
    35
    Mesajlar
    2.878
    Tecrübe Puanı
    76

    Standart

    bilgiler çin tsk ederiz:.
    YOLA ÇIKTIKLARINI YOLDA BULDUKLARINLA DEĞİŞİRSEN YOLUNU KAYIP EDERSIN....


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •