3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Threaded View

  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    29.10.2008
    Mesajlar
    73
    Tecrübe Puanı
    21

    Standart Beş Grup İnsanla Arkadaş Olunmaz ve Yolculuk Yapılmaz

    Şu beş grup insanla arkadaş olma, sohbet etme ve yolculuk yapma; İnsanın, kendi ayarındaki mü'min kardeşleri ile sohbeti de, gıda gibidir. Bu sohbetler, insanı daima hayırların üzerinde tutar.

    Fasık ve günahkârlarla yapılan sohbet ise, hastalık mikrobu gibidir. İnsanın kalbini öldürür ve günahların içine sürükler. Onun için salih zatlardan birisi oğluna şöyle vasiyet etmiştir.

    "Şu beş grup insanla arkadaş olma, sohbet etme ve yolculuk yapma:

    1- Fasıkla arkadaşlık etme, sohbete girme ve yolculuğa çıkma. Çünkü o seni çok basit bir menfaate karşılık terkeder.

    2- Cimrilerle arkadaşlık etme. O, en muhtaç olduğun şeyi bile sana vermez.

    3- Yalancılarla arkadaşlık etme. O da senin için serap gibidir. Yakınlarını senden uzaklaştırır, senden uzak olması gerekenleri de sana yaklaştırır.

    4- Ahmakla da arkadaşlık etme. Çünkü ahmak sana faydalı olmak isterken, zarar verir. Onun için denilmiştir ki; "Akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir."

    5- Akrabaları ile ilgisini kesen kimse ile de arkadaşlık etme. Çünkü, bugün akrabasını terkeden, yarın seni daha rahat terkeder. Allah-u Zülcelal, akrabayla ilgisini kesenleri lanetlemiştir. Bütün bunlarla alakalı olarak Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah-u Teala buyurur ki; Akrabalığı gözeteni Ben de gözetirim, onu koparanı Ben de koparırım." (Müttefekun Aleyh)

    Ebu Bekir Tamestani (Rahmetullahi Aleyh) şöyle demiştir: "Allah-u Zülcelal ile sohbet edin. Eğer buna gücünüz yetmezse, Allah ile sohbet edenlerle sohbet edin ki, onların sohbetlerindeki bereket ve feyz, sizi Allah ile sohbet etme mertebesine ulaştırsın."

    Günümüzde çok fazla görülen bir hastalık: İnsanlar, sohbet yapıyoruz diyerek, biraraya toplanarak nefsin arzularına uyup çay içerek, sigara içerek, boş konuşmalarla vakit geçiriyorlar ve geç vakitlere kadar oturuyorlar.

    Tabi geç saatte yattıkları için ne sabah namazına kalkabiliyorlar ne de diğer ibadetlerini yapabiliyorlar. Oysa Allah-u Zülcelal geceleri istirahat etmemiz için yaratmıştır. Yatsı namazından sonra uyuyan bir kimse, Allah-u Zülcelal'in rahmetinin yağmur gibi yağdığı seher vaktinde rahatça kalkıp ibadet yapabilir, sabah namazını kaçırmaz ve ertesi gün de dinç olur. Ashab-ı kiramlar yatsı namazından çıkıp evlerine varıncaya kadar elbiselerini çıkarmak için hazırlık yapıyorlardı. Yatsı namazından sonra uzun sohbetler yapmak iyi değildir. Fakat ilim öğrenmek maksadı ile yalan ve boş sözlerden kaçınmak ve mü'min kardeşlerin birbirleri ile kaynaşması amacıyla kırkbeş dakika ile bir saat arasında bir sohbet yapmak ve çay içtikten sonra dağılmakta da bir sakınca yoktur.

    Sohbet esnasında mü'min kardeşinin sözlerini zevkle dinlemek, söylediklerini onaylamak, itiraz etmemek ve lafını kesmemek sohbetin adaplarındandır. Bir yerde oturup sohbet yaptıktan sonra Allah-u Zülcelal'i zikretmeden ve Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in üzerine salavat getirmeden kalkmamak lazımdır.

    Nitekim Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: Bir mecliste oturup sohbet ettikten sonra, kalkacağınız zaman şu duayı okuyun: “Sübhaneke Allâhümme ve bihamdike ve eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etübu ileyk) diye dua ederseniz; eğer o mecliste günah işlemişseniz keffaret olur, sevap işlemişseniz, Allah-u Zülcelal sevaplarınızı misliyle artırır." (Tirmizi)

    “Bütün noksan sıfatlardan uzak olan Allah'ım! Sana hamdeder, senden başka ilâh olmadığına şehadet ederim. Sana sığınırım ve Sana tevbe ederim.”

    Seyda Muhammed Konyevi (K.S)


 

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 17.05.2009, 14:57

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •