2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    17.09.2006
    Yaş
    40
    Mesajlar
    529
    Tecrübe Puanı
    30

    Standart İhlas Üzerine

    Bir zamanlar, köylerinin ortasında büyüyen dev bir ağaca tapan ilkel bir kabilenin yakınındaki ormanda yaşayan dindar bir oduncu vardı. Günün birinde oduncu, kabilenin taptığı ağacı kesmeye karar verdi. Onlara, taptıkları şeyin yalnızca (c.c)’ın yarattığı bir varlık olduğunu, bir ağaç yerine (c.c)’a tapmaları gerektiğini göstermek istiyordu.



    Ormanda yürürken, önüne bir adam çıktı ve nereye gittiğini sordu. “ (c.c) rızası için, ormanda yaşayan kabilenin taptığı ağacı kesmeye gidiyorum.” dedi.



    “Bu bir hata olur.” diye uyardı adam.



    “Sen kim oluyorsun da bana ne yapmam gerektiğini söylüyorsun?” diye sordu oduncu.



    “Ben Şeytanım ve senin o ağacı kesmene izin vermeyeceğim.”



    Oduncu çok öfkelendi. Şeytanı tuttuğu gibi yere devirdi ve baltayı boynuna dayadı.



    Şeytan dedi ki: “Hiç de makul davranmıyorsun. Kabile kutsal ağaçlarını kesmene izin vermeyecektir. Eğer tek bir balta bile vursan, muhtemelen seni öldüreceklerdir. Karın dul, çocukların yetim kalacak. Bunun yanında ağacı kessen ve oradan kaçabilsen bile, tapacak bir başka ağaç bulacaklar. Akıllı ol.”



    Şeytan genellikle akıl ve mantığın sesiyle konuşur. Hepimiz içimizde, doğru bildiğimize ve doğru olduğuna inanarak yaptığımıza karşı çıkan ikna edici bir batınî ses duyarız. İçimizde daima doğru olandan daha kolay olanı yapmak için nedenler bulan bir şey vardır.



    Şeytan devam etti: “Seninle bir anlaşma yapalım. Ben senin yoksul, ama geniş bir aileye sahip dindar bir insan olduğunu biliyorum. Ayrıca başkalarına yardım etmeyi de seversin. Her sabah yatağının altına iki altın koyacağım. Kendini öldürüp, hiçbir şey başaramamak yerine, her gün iki altın kazanacaksın. Bu parayı ailenin ihtiyaçları için harcadığın gibi, yoksullara da yardım edebilirsin.”



    Oduncu kabul etti. Ertesi sabah kalktığında yatağının altında yepyeni iki altın buldu. Ailesi için yiyecek ve yeni giysiler aldı ve geri kalanını yoksulara dağıttı. Ertesi gün oduncu hiçbir şey bulamadı. Yatak odasının altını üstüne getirdi, ancak altınlar yoktu.



    Şeytanın ihanetinden küplere binmiş halde, baltasını aldı ve yine o dev ağacı kesmek için yola koyuldu. Yine yoluna Şeytan çıktı. Gülümseyerek sordu: “Nereye gittiğini sanıyorsun?”



    “Yalancı sahtekar! O ağacı kesmeye gidiyorum.”



    Şeytan oduncunun göğsüne tek parmağıyla dokundu. Oduncu bu dokunuşun gücüyle nefesi kesilmiş halde yere yığıldı. Sonra Şeytan parmağını oduncunun göğsüne batırdı ve onu yere çiviledi. Şeytan dedi ki: “Beni öldürmek mi istiyorsun? İki gün önce beni öldürmek üzereydin. O ağaca dokunmayacağına söz ver; yoksa ben seni öldüreceğim.”



    Oduncu cevap verdi; “Ağaca hiçbir zarar vermeyeceğime söz veriyorum. Yalnız bana bir şeyi açıkla. İki gün önce seni kolaylıkla yenmiştim. Bu olağanüstü gücü bugün nereden buldun?”



    Şeytan tekrar gülümsedi: “O gün o ağacı (c.c) aşkına öldürmeye gidiyordun. Bu gün ise iki altın parçası için benimle savaşıyorsun!”



    Oduncunun samimiyeti geçici idi ve Şeytan tarafından kolaylıkla bozuldu. Aslında motivasyonumuz çok safi olmamasına rağmen, kaç kez tam bir ihlasla hareket ettiğimizi düşünerek kendimizi kandırdık?

  2. #2
    PRENSES Array
    Üyelik tarihi
    08.10.2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.732
    Tecrübe Puanı
    94

    Standart

    bu konu bana hz.Ali efendimizin..
    Allah(c.c.)rızası için savaşta iken tam karşı düşmanını öldüreceği anda düşmanı ona mübarek yüzüne tükürür ve hz.Ali öfkelenir..
    öfekelenir ama düşmanını öldürmez serbestsin der ve salıverir..
    düşmanı şaşaırır neden der..
    beni öldürücekken neden serbest bırakıyorsun der..
    Hz.Ali efendimiz.. ben bu savaşa Allah(c.c.)rızası için katıldım ama sen yüzüme tükürdüğün anda öfkelendim ve eğer seni öldürecek olsaydım nefsim için öldürmüş olucaktım ve günaha giricektim..
    Allah'ın azabından korktuğum için öldürmedim der..
    ve düşmanı bunu duyar duymaz müslüman olur..

    Hz.Ali Efendimiz nefsine kurban gitmez çünkü nefsini terbiye etmiş gerçekten Allah korksu olan bir peygamberimizdir.. tüm peygamberlerimizde vardır bu hiç şüphesiz..
    gönlündeki ihlas onu herşeyden korur..
    ve bizlerinde tıpkı bu şekilde davranmamız gerekiyor..
    yaptığımız her işin Allah rızası için olup olmadığına bakmamız gerekiyor bakalım ki nefsimize kurban gitmeyelim..
    ve halimiz oduncunun hali gibi olmasın..
    Allah(c.c.) bizleri gecenin zifiri karanlığından ve şeytanın şerrinde tüm kötülüklerden korusun))(amin)..

    Allah razı olsun..
    çok teşekkür ederim))


 

Benzer Konular

  1. TatLiLar / KurabiyeLer / PastaLar
    By azra53 in forum YEMEK TARİFLERİ
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.04.2009, 18:33
  2. tebük seferi
    By by_ex in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.01.2009, 15:50
  3. GeneL O)LARAK) TARİH
    By NyHaT in forum DÖNEM ÖDEVLERİ - DOSYA TEZ'LER
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.12.2008, 16:47
  4. Talak
    By CefA_CasH in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.2007, 14:17
  5. Niçin İbadet Ediyoruz arkadaslar sizce_?
    By Cem_dalga in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.10.2006, 13:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •