Vücud:
Var olmak demektir. Allahu Teala vardır ve sıfatlarıyla muttasıftır. Şu kainatın yaratıcısı vacib-ül vücuddur. Onun var olması zatidir, ezeli dir, ebedidir.
Vacibül vücüd olan bir Allah olmasaydı, hiç bir şey olmazdı. Ve Allah için yokluk düşünülemez.
Kıdem:
Ezeli olmak. Evveli bulunmamak. Her işin başlangıcı her şeyin evveli vardır. Fakat bu durum Allah için geçerli değildir. Çünkü onun varlı ğı vacibdir ve kendindendir.
Beka:
Allahu Teâla bakidir. Her var olan şeyin sonu vardır, yalnız Allahın varlığının sonu yoktur. Kıdemi sabit olan her şeyin bekası vacibdir. Varlığının başlangıcı olmadığı gibi nihayeti de yoktur.
Vahdaniyyet:
Allahın bir olması demektir. Tektir eşi ve benzeri yoktur. Allah bir dir doğmamış ve doğurulmamıştır. Eşi, ortağı, benzeri yoktur. Akıl ile düşünen insan bunu bilir ve anlar.
Allahın birliğiyle beraber rızık verenin o olduğuna, öldürenin ve dirilteninde o olduğuna inanmak lazımdır. Ondan başkasına tapınmak, ilah tutup boyun eğmek küfürdür.
Muhalefetün lil havadis:
Allahu Teâla gördüklerimizden, hatırımıza gelecek şeylerden ne zatı nede sıfatları bakımından hiç birine benzemez.
O, herşeyden başkadır. Bizim hatırımıza gelecek olan şeyler mümkündür, sonradan yaratılmış tır yok olmaya mahkumdur. Bundan dolayı zatı ve sıfatları bakımından hiç bir şeye benzememek Allahın zati sıfatlarındandır.
Kıyam bi nefsihi:
Allahın varlığı kendindendir. Varlığı için baş ka bir şeye muhtaç değildir. Zamandan, mekandan, yönden beridir. Ne zamana ne de bir yardım cıya muhtaç değildir bilakis alemde ki her şey ona muhtaçtır.
Hayat:
Diri olmak. Allah ebedi bir hayat ile diridir. O Yegane ölmeyen diridir.
İlim:
Allah her şeyi bilir. O, olmuşu, olanı, olacağı her şeyiyle bilir. Onun için hiç bir şey gizli kalmaz. Onun ilmi bütün alemi kuşatmıştır.
Semi:
İşitmek. Allah her şeyi işitir. Ona uzaklık engel değildir. O uzak bir yerde yürüyen karınca nın ayak sesini, bitkilerin zikrini dahi işitir.
Basar:
Görmek. Allah herşeyi görür. Karanlık ona tesir etmez.
İrade:
Dilemek. Allah diler, dilediğini yapar ona kimse karışamaz niye böyle yapmış neden böyle yaratmış diye soramaz. Dünyada olan herşey onun dilemesi ile olmuştur. O dilemese bir yaprak bile kıpırdamaz.
Kudret:
Gücü yetmek. Güç Allahındır. Onun sonsuz gücü herşeye yeter. Onun gücünün en büyük örneği, yerleri, gökleri, dağları, taşları yoktan var etmesidir.
Kelam:
Söylemek. Onun sözü Kuranı Kerimdir.
Tekvin:
Yaratmak demektir. Onun ol demesiyle her şey olur. Kainatta her şeyi yaratan odur.
Tekvin sıfatının kolları:
İhya:
Diriltmek. Allah dileğini anında diriltir.
İmate:
Öldürmek. Allah dilediği an dilediğini öldürürür.
Tahlik:
Yaratmak. Allahın ol demesi ile her şey anın oluverir.
Terzık:
Rızıklandırmak. Rızkı veren ancak Allahdır.
Meleklere İman
Melekler nurani varlıklar olup tamamen Allahın emri üzere harekat ederler. Onlar yemezler, içmezler, evlenmezler, günah işlemezler.
Melekler var olup görünmeyen varlıklardır. İnsan aklını, ruhunu, havayı, rüzgarı göremediği gibi melekleri de göremez.
Her meleğin kendine ait işi vardır. Bazısı daima Allahı zikr ederler. Bazıları insanları tehlike lerden korur, dar zamanlarında müminlere yardım ederler.
Meleklerin büyükleri denilen dört büyük melek vardır bunlar görevleriyle birlikte şunlardır.
Cebrail: Meleklerin en büyüğüdür. Görevi ise Allah ile Peygamberleri arasında elçilik yapmaktır. Kuranı Kerimi Peygamberimize o getirmiştir.
Mikail: Tabiatla ilgilenir. Yağmurların yağması, rüzgarın esmesi, ekinlerin bitmesi ile görevlidir.
İsrafil: Sura üfürmekle vazifelidir. Üfürdüğü an dünya hayatı bitecek ahiret hayatı başlayacaktır.
Azrail: Ömrü sona erenlerin canını almakla vazifelidir.
Bu meleklerden başka birde Kiramen Katibin dediğimiz iki melek daha vardır ki bunlardan biri sağ yanımızda bir diğeri ise sol yanımızda bulunur ve sağ taraftaki işlediğimiz iyi amelleri sol taraftaki de işlediğimiz kötü işleri yazar. Bu yazılan deftere amel defteri adı verilir.
Münker ve Nekir adında iki melek daha vardır ki bunlar kabirde insanlara soru sormakla görevlidir.
Kitablara İman
Kitablar Peygamberlere vahiy yoluyla gelir.
Vahiy: Sözlükte kelam, ilham, bir şeyi harf harf bildirmek manalarına gelir.
Şeriatta ise; Allah, dilediği hükümleri Peygamberine vahiy, rüya, ilham veya melek vasıtasıyla bildirmesidir.
Kitablar ilahi emirleri, yasakları bildirir. İnsanlara Cennet yolunu gösterir ve onları kötülükten men eder. Adem Aleyhisselamdan Peygambe rimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)e kadar gelen bütün peygamberlere gönderilen kitablara inanmak iman etmenin şartlarındandır. Bu kitabların dördü büyük kitab yüzü ise suhuftur. Toplam 104 tanedir.
Tevrat: Musa Aleyhisselama
Zebur: Davud Aleyhissealma
İncil: İsa Aleyhisselama
Kuranı Kerim: Reygamberimiz Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem) e indirilmiştir. Bunlar dört büyük kitabtır. Suhuf olanlar ise:
10 sahife Adem Aleyhisselama
50 sahife Şit Aleyhisselama
30 sahife İdris Aleyhisselama
10 sahifede İbrahim Aleyhisselama gönderilmiştir.
Kuranı Kerim
Kuranı Kerim, 610 yılında, Ramazan ayında, pazartesi gecesi, Hira dağındaki, Hira isimli mağarada nazil olmaya başlamıştır.
İlk inen ayetler, Alak süresinin ilk beş ayetidir. Kuranın en son inen ayeti ise Bakara süresinin 281. Ayetidir.
Kuran zulmet içinde boğulan insanlığa birlik ve beraberliği getirmiş, gönülleri huzura, vicdanları rahata kavuşturmuştur. İnsanlara şeref kazan dırmış, mutlu bir hayat yaşamayı öğretmiştir.
Hükümleri her asırda geçerlidir. Onun bir har fini bile hiç kimsenin değiştirmeye gücü yetmeyecektir. O öyle muazzam bir kitabtır ki kendinden önceki kitabları içine alıp insanlığa saadet yollarını açmıştır.
Kuranı Kerimin, değişmeyecek tek kitab olması, kıyamete kadar geçerli olan son kitab olma sı, bütün alemlere gönderilmiş olması onun başlı ca özelliklerindendir.
Kuran parça parça indirilmiş ve o şekil ezber lenmiştir. Peygamberimizin vefatından sonra halife olan Hazreti Ebu Bekirin emriyle Zeyd bin Sabit onu bir araya getirmiştir.
Kuran çok şerefli bir kitabdır. Ona hürmet etmek, sevgi ve saygı göstermek her müslümana borçtur. O kendisine hürmet edene, emirlerini tutana yarın ahirette şefaatçi olacaktır.
Peygamberlere iman
Peygamberler, Allah tarafından seçilen temiz, dürüst, asil ve zeki insanlardır.
Onlar, Allahtan aldıkları emirleri hiç çekinmeden, usanmadan insanlara bildirirler.
Peygamberler olmasa insanlar nasıl ibadet edeceklerini bilemezler. Bu yüzden Allah onlara kendi içlerinde peygamber göndermiş ve onları mucizelerle kuvvetlendirmiştir.
İlk Peygamber, ilk insan olan Adem Aleyhisselamdır. Son Peygamberde Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem) dir.
Gönderilen peygamberlerin sayısı belli değildir fakat Kuranda 28 peygamber zikr edilmiştir. Bunlar şunlardır:
Adem Aleyhisselam, İdris Aleyhisselam, Nuh Aleyhisselam, Hud Aleyhisselam, Salih Aleyhisselam, Lut Aleyhisselam, İbrahim Aleyhisselam, İsmail Aleyhisselam, İshak Aleyhisselam, Yakup Aleyhisselam, Yusuf Aleyhisselam, Şuayb Aleyhis selam, Musa Aleyhisselam, Harun Aleyhisselam, Davud Aleyhisselam, Süleyman Aleyhisselam, İlyas Aleyhisselam, Elyesa Aleyhisselam, Zekeriy ya Aleyhisselam, Yahya Aleyhisselam, İsa Aleyhis selam, Muhammed Sallallahu aleyhi vesellem.
Diğer üç isim ki bunlar Üzeyr, Lokman, Zülkarneyndir. Fakat bunların peygambermi velimi oldukları belli değildir.
Peygamberler bizim gibi insanlardır. Onlarda her beşer gibi yer, içer, uyur, acıkır, susar.
Peygamberler güzel ahlak sahibi olan, temiz kalbli, kötülük düşünmeyen kişilerdir. Onlar son derece temiz ve asil bir soydan gelirler.
Allah gönderdiği peygamberlerine birde muci ze vermiştir ki bu mücizeler o Peygamberin peygamber olduğunun isbatı içindir.
Veli kullarında gösterdikleri olağanüstü şeylerede keramet denir.
Peygamberimizin mücizelerinden en büyüğü Kuranı Kerimdir. Devamla; Miraç (göğe yükselme) mücizesi, ayı eli ile ikiye yarma olayı ve geçmişten ve gelecekten verdiği her haber. Bunlar peygamberimizin mücizelerinden bir kaçıdır.
Bizim Peygamberimizin diğer peygamberlerden özelliği:
Peygamberimizin İnsanlara ve cinlere gönderilmesi, yeryüzünün kendisine mescid kılınması, savaşta düşman tarafından bırakılan ganimet adı verilen malın peygamberimize helal olması, gönderilen peygamberlerin en sonuncusu olması, ağaçların ve yaşların kendisine selam vermesi ve daha nice şeyler onun özel olmasıdır.
Ahiret gününe İman
Ahiret günü; bu dünya hayatının bitip her can lının yaptıklarından hesab vermek için tekrar diriltileceği gündür. O günde ameller tartılacak, sırat köprüsü kurulacak, amel defterleri verilecek, iyilik yapan mükafatlandırılacak, kötülük ya panda cezasını bulacaktır. Bu durumda iyiler cennette, kötüler cehenneme girecektir.
Ahiret gününü inkar eden iman şartlarından birini inkar ettiği için kafir olur.
Kaza ve Kadere İman
Allahın ezelden ebede kadar, olmuş ve olacak olan şeylerin hepsini takdir etmesine kader denir.
Kaza ise, Allah tarafından ezelde bilinen ve takdir edilen şeylerin zamanı gelince ezeldekine uygun olarak gerçekleşmesine denir.
İmanın şartları âmentü ibaresinde toplanmıştır


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı
