1 sonuçtan 1 ile 1 arası
  1. #1
    Forum Demirbaşı Array
    Üyelik tarihi
    18.06.2007
    Yer
    Anasının Dizinin Dibinden :=)
    Yaş
    34
    Mesajlar
    10.932
    Tecrübe Puanı
    232

    Arrow Kadın Hakları

    Kadın Hakları konusu insan hakları kavramı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ancak insan
    haklarına iliskin degerlendirmeler tek basına kadın haklarının özgünlügünü karsılamaya
    yetmemektedir. Kadın haklarının toplumsal yapı aile ve iktidar iliskileri açısından yeniden
    yapılandırılması gerekir.
    Ülkemize kadınlara siyasal yasal ve ekonomik anlamda hakların tanınması Türkiye
    Cumhuriyetinin kurulusu ile belirgin bir sıçrama yapmıstır ancak yeterli degildir. Pozitif
    ayrımcılık yoluyla kadın magduriyetinin her alanda pisirilmesi gerekir daha yapılacak çok
    sey vardır.

    1. INSAN HAKLARININ BR PARÇASI OLARAK KADIN HAKLARI

    nsan hakları yeryüzünde esit olarak yasayan bütün bireylerin birbirlerine karsı salt insan
    olmaktan kaynaklanan ödevleridir. nsan haklarından insanın insan olmaktan kaynaklanan
    tüm hakları anlasılmaktadır. nsan Hakları Evrensel Beyannamesi de bu çerçevede cins dil
    din siyasi milli veya sosyal köken servet dogus veya diger herhangi bir fark gözetmeksizin
    insanın insan olması nedeniyle her insan tarafından yararlanılabilen haklara “insan hakları”
    denmektedir.
    Hukuk tarafından korunmaya deger menfaat olarak hak dogrudan hukukun konusunu
    olusturmaktadır. Hak kavramı insanın salt insan olmak sıfatıyla sahip oldugu özgürlükleri ve
    olanakları insanın degerini ya da onurunu meydana getirmektedir. Bu nedenle insan
    haklarının kaynagı insanın bu deger yanından gelmektedir. nsan belki insan hakları olmadan
    da yasayabilir. Ancak böyle bir yasam insana yakısan bir yasam olmaz. nsanın insan
    olmasından kaynaklanan hakların ihlali veya inkarı demek insanlıktan insan olmaktan
    vazgeçmek demektir. Aslında insan haklarının dogustan varolusu sadece algılanabilecegine
    bu nedenle tanımlanmasına bile gerek olmadıgına iliskin görüsler vardır. Ancak hukuksal
    açıdan tanım bir açıklık saglama olanagı sunar. Evrensellik eskimezlik degismezlik
    üstünlük devredilmezlik insan hakları kavramının temel özellikleridir. Sonuç olarak amaç;
    “insan onurunun korunması” oldugu için bu özellikler zorunlu olarak aranacaktır. Çagdas
    pozitif hukuk normlarında bu özelliklerin “ devredilmez vazgeçilmez temel hak ve
    özgürlükler” olarak yansıtıldıgını görmekteyiz.
    18.yy.'da üzerinde tartısılan "nsan ve Yurttas Hakları" kavramı yeni bir tarihsel açılımı
    ortaya koyarken tüm insanlara sesleniyordu. Bu yüzyılda kadın hakları savunucuları Batı'da
    kökten etkiler yaratan hareketin içindeydiler ve erkeklerle birlikte esitlik ve özgürlük
    mücadelesi veriyorlardı.
    Bu mücadele 1776 tarihli Amerikan Bagımsızlık Bildirgesi ve 1789 tarihli Fransız nsan ve
    Yurttas Hakları Bildirgesi'ni dogurmustur. Her iki sözlesme ve devam edegelen sözlesmeler
    insanlar için vazgeçilmez hakların varlıgı ve siyasi iktidarın bu hakları tanıması zorunlulugu
    üzerinde duruyordu. Ancak ne yazık ki dogal haklar olarak isimlendirilen bu hakların basta
    teorisyenleri olan erkekler olmak üzere kadınları da kapsadıgı konusunu kabul etmediler.

    Fransız Devrimi'nden etkilenen Mary WOLLSTONECRAFT (1755-1797) feminist teori
    tarihinde ilk önemli çalısma olan "Kadın Haklarının Savunusu"nu hazırlamıstır. Bu kitap
    erkeklerin özgürlük talepleriyle geleneklere karsı açtıgı savası kadınların da yapabilecegi
    mesajını veriyordu. Özgürlük talebinde bulunmamak kadını onursuz kılacaktır demekteydi.
    Aynı sekilde kadın hakları savunucusu Olympe de GOUGE (1748-1793) Kadın Hakları
    Bildirgesi'yle dogrudan nsan ve Yurttas Hakları Bildirgesi'ne yönelik bir manifestoda
    bulunuyordu. Esitlikten kadın ve erkek esitliginin de anlasılması gerektigini ileri sürüyor;
    kamusal mevkilere gelme siyaset yapma konusunda da esit haklar talep ediyordu. "Kadına
    giyotine gitme hakkı tanınıyorsa kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır" demekteydi. ronik bir
    sekilde Olype de GOUGE 1793'deki darbe sonrası giyotinle idam edildi.
    19. ve 20.yy'da mücadelenin hukuksal alandaki esitlik söyleminden çok hayatın her alanında
    yapılan cinsiyete dayalı ayrımcılıgın kaldırılması noktasına yöneldigini görüyoruz. Bu
    yaklasımla savunulan tarihsel ve toplumsal olarak cinsiyetten kaynaklanan davranıs kalıpları
    ve rolleri kadınların herhangi bir alandan dıslanmaları için gerekçe olmamalıdır görüsüdür.
    Mücadelenin kamusal alanda yer almaya yani siyasi ve sosyal alandaki esitlik taleplerine
    dönüstügünü görüyoruz.
    Toplumsal yasamın özel alan (ev içi-aile ortam) ve kamusal alan (ev dısı-çalısma ortamı)
    biçiminde bölünmesi ve kadının geleneksel olarak özel alana hapsedilmesi bu durumun
    beraberinde getirdigi kalıplarla zorlanma kadının kendisini insan olarak ve üretimin bir
    parçası olarak ifade etmesini güçlestirir. Liberal feminizme göre geleneksel özel-kamusal alan
    ayrımı kadının erkek karsısındaki ikincil konumunun ana nedenidir. Kadınların kamusal
    alana girmesini önleyen ve onları özel alana hapseden yasalar ve uygulamaların kaldırılması
    gerekir. Kadınların özel alana ait görülmesi ve bu alanda da yasamlarının devlet tarafından
    tam güvenceye alınmaması ve özel alana hukukun müdahalesinin sınırlı tutulması olgusu
    kadınların uzun yıllardır mücadelelerinin odak noktası olmustur.

    2. KADIN HAKLARININ ÖZGÜN YÖNÜ

    16.yy.'daki "kadın insan mıdır?" tartısmasının bir zamanlar yapılmıs olması bile kadın hakları
    kavramının insan hakları kavramı çerçevesinde tartısılmasını zorunlu kılıyor. Aslında bu
    tartısmanın kökeni kitabi dinlerin Adem'in topraktan buna karsım Havva'nın ise Adem'in
    kaburga kemiginden yaratılmıs olmasına kadar götürülebilir. Buna baglı olarak erkek
    uygarlıgın ve kültürün yaratıcısı ve ürünü olarak görülürken; kadın doganın ürünüdür.
    Saptamalar kadının ikincilligini vurgulamak için kullanılmaktadır. Bu yüzden genel insan
    hakları ile ilgili düzenlemelerin ayrıca ve özellikleri de dikkate alınarak kadın hakları
    tarafından tamamlanması gereksinimi dogmaktadır. Kadın haklarının özgünlügünü belirtmek
    yapay bir ayrım degil insan hakları kavramına somut bir içerik kazandırabilmenin ön
    kosuludur. nsan hakları kavramının salt "insan" soyutlaması içinde ele alınması insan-erkek
    kavramı iliskisinde somutlastıgı için ataerkil anlayısın sürdürülmesi ve pekistirilmesinden
    baska bir ise yaramamaktadır. Bu nedenle insan hakları kavramının kadın hakları kavramı ile
    de tamamlanması geregi dogmaktadır.
    Kadının insan hakları konusuna iliskin iki temel yaklasım vardır:
    - Evrenselci yaklasım
    - Kültürcü yaklasım
    Evrenselci yaklasım; insan haklarının evrenselliginden yola çıkmaktadır. nsan hakları
    belgelerinde yer alan hakların tümünden kadınlar yararlanmalıdır düsüncesini
    savunmaktadırlar.

    Kültürcü yaklasım ise; tüm toplumlarda geçerli olabilecek insan hakları anlamında ortak
    degerlerin bulunmasının olanaksızlıgından yola çıkar. Ancak bu yaklasımda kadınlara karsı
    yapılan ayrımcılıkların kültürel farklılıklara dayandırılarak haklılastırılmaya çalısıldıgı
    görülmektedir. Her kültürün kendi degerleri çerçevesinde ele alınması kültürün genel
    yaklasımının kadını belirli bir noktaya hapsetmesine engel olmayacaktır. Bunun anlamı bazı
    farklılıklar gösterse bile genel ataerkil kastın kırılamayacagı noktasına ulasır. Böylece bir çifte
    standart yaratılmaktadır. Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılıgın Önlenmesi Sözlesmesi
    (CEDA W.1981) insan hakları belgeleri içinde en çok çekince konulan sözlesmedir. Bu
    sözlesme bir sekilde imzalanmıs bile olsa yasalarla tanınmıs pozitif hakların tek baslarına
    degil egemen toplumsal ve kültürel ortam içinde varoldugu gerçegini de göstermektedir.

    Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
    Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
    Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."
    Paul Auster


 

Benzer Konular

  1. Cennete giren ilk kadın...
    By DeRBeDeR in forum İSLAMİ BİLGİLER
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 20.01.2009, 15:27
  2. Erkekleri çıldırtan kız diyalogları
    By J3uRKe in forum GEYİK - GIR GIR - ŞAMATA
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.08.2008, 02:19
  3. Medeni Kanunun kadın hakları ile ilgili bölümleri
    By jojo in forum KADINLAR KAHVESİ
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 13.07.2007, 11:56
  4. Talak
    By CefA_CasH in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.02.2007, 14:17
  5. İSLAM'DA KADIN HAKLARI
    By CybeR MediA in forum İSLAMÎYET (GENEL)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.11.2005, 16:35

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •