Çok güzel anlatmışsın valla..Kalemine sağlık arkadaşım ama hayatta bütün güzellikler için çaba göstermek gerekiyor maalesef.Öyle hazır konmak yok![]()
İŞ KADINININ CİNNETİ
Öyle degil iste. Istiyor. Insan herseyi istiyor. Hem de ayni anda... Nedir bu hersey ?
Yaptigin isi, iyi yapmaya çalisacaksin.
Kafa patlatacaksin.
Uyduruk kaydirik olmamasina ugrasacaksin.
Bu yeterince zor zaten.
Sabah aksam isle yatip kalkman gerekiyor. Ama iste an geliyor, o da insani kesmiyor. Ee peki, (asik oldun) oldun diyelim. Sanki bir iliskiyi yürütmek kolay? O da inanilmaz emek istiyor. Diyelim ki, iyi gidiyor.
Sükrediyorsun. Ama bu sefer ne oluyor? Iki kisilik bir dünyada Küçük Prens ve Küçük Prenses olarak yasamaman gerekiyor. Sosyal hayatin da olacak. gideceksin, dostlarinla, arkadaslarinla vakit geçireceksin.
Peki anladik, onu da yaptin. Ama kendini de beslemen gerekiyor. Ruhunu yani.
Okunacak kitaplar, gezilecek sergiler, izlenecek filmler var. Ne yazik ki is, ruhla da bitmiyor. Bütün bunlari yaparken bakimli ve güzel olmak icap ediyor. Ee 30 yasindan sonra da iyi durabilmek için epey bir çaba gerekiyor. Spor yapacaksin spor! Yine fedakarlik: Ya sabahin köründe kalkip bir saat yürüyeceksin ya da is çikisinda herkesi ekip yüzmeye gideceksin.
Ay bitmiyor!
Paran olmasi gerekiyor, sabrin olmasi gerekiyor, vaktin olmasi gerekiyor, berbere gitmen gerekiyor, dip boya yaptirman gerekiyor, manikür, pedikür, sonra aileni ihmal etmemen gerekiyor, varsa kedinle günde en az bir saat sarmas dolas olman gerekiyor, onun sagligi,senin sagligin, evin bakimi, onarimi, arabanin durumu... Ee ne oluyor? Suçluluk ve vicdan azabi içinde kivraniyorsun. Sürekli bir yerlere yetismeye calisiyorsun. Beceremiyorsun. Hepsinin altindan kalkmaya çalisinca da... Toptan çuvalliyorsun! Iyi bir is mi çikardin, patronun "Bugün amma da çirkinsin!" diyor. Güzel mi görünüyorsun, bu sefer isinde "low profile" oluyorsun. Evin güzel mi oldu, ha ha ha parasiz kalıyorsun. Tam kendini iyi hissediyorsun, bu sefer de sismanlamaya basladigini farkediyorsun.
Ben kaçmak istiyorum! Ben çiglik atmak istiyorum. AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA...!!!!!!!! !!!!!
Konu HaNıM aGa tarafından (20.02.2009 Saat 10:20 ) değiştirilmiştir.
Çok güzel anlatmışsın valla..Kalemine sağlık arkadaşım ama hayatta bütün güzellikler için çaba göstermek gerekiyor maalesef.Öyle hazır konmak yok![]()
biz o cinneti ( erkekler olarak) doğuştan geçiriyoruz sizin iş kadını olma durumunuz doğuştan değil seçmeli biders gibi isteğe bağlı bakın bir çok hemcinsinize adam çalışır onlar yan gelip yatar dip boyasından da maniküründen de eksik kalmaz çay kahve partileri bile düzenlenir daha fazla uzatmıyayım söylenecek çoğu şeyi biliyorsunuz zaten PAYLAŞIMINA GELİNCE ÇOK GÜZEL VE DEĞİŞİK Bİ KONU CEVAPLANDIRILA BİLECEK GEÇİŞTİRİLMİYECEK TÜRDEN EMEĞİNE SAĞLIK
BİZ ARTIK ÜÇ KİŞİYİZ
BEN , KEYFİM VE KAHYAM..!
İçinde her zaman sevgiyi taşır.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur.
Çünkü hayatin içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup
içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz.
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına.
Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır.
Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzdende sürekli şaşırtırlar.
Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için
belki de..! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri,
sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, sahrada çöl fırtınası
koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen..
LORD MAVİ GÜL - SİİRTLİ
yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen.....Orjinal Yazarı : ibo_oguz
Bir kadını sevmekle başlar her şey ama,bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına.
Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır.
Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzdende sürekli şaşırtırlar.
Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için
belki de..! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri,
sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, sahrada çöl fırtınası
koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar,
yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen..
kadınlar hakkında epey bilgi birikimi seziyorum ben burda
kesinlikle perfect bir anlatım![]()
![]()
♥ Beni Yormayın!-->çok üŞeNGeCiM..
♥ Bana yaLan söyLemeyin!-->Nefret Ederim!
♥ Bana Bi$ey sOrmayın!-->BiLeMeM!
♥ GüLMeyiN -->ßen CidDiyim
♥ iÇeLim Demeyin! -->KuLLanmıyorum !
♥ GideLim deMeYiN -->GeLeMeM!.
♥ Dalga geçMeYiN.-->SeVMeM!..
♥ Derdin mi var? -->DinLeRiM .
♥ Çok mu zOr -->UğRasıRıM!
♥ Bana aŞıK oLmaYıN! --> Ben ZaTeN AşıĞıM........
LaF SoKMaYa KaLKıŞMa KaPaK oLuRSuN,
UgRaŞMa eTiKeT oLuRSuN,
YaVŞaMa KöPeK oLuRSuN,
İnSaN oL BeLKi YaNıMDa YeR BuLuRSuN....!!!
bir nevi hayatın gercekleri
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa![]()
evde oturmak en güzeli zaten işsizlik war...![]()
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."Paul Auster