Eğer, herkes kendini kaybedip seni suçladığı zaman,sen soğukkanlılığını koruyabilirsen;
Eğer, herkes senden kuşkulandığında sen kendine güvenip tüm şüpheleri hoşgörüyle karşılayabilirsen;
Eğer, sabırla bekleyebilir ve beklemekten yorulmazsan; ya da iftiraya uğradığında yalana yalanla karşılık vermezsen ve kin tutana kin duymazsan;
Eğer, düşlere kapılmadan düş kurabilir; düşünebildiğin halde düşüncelerinin kölesi olmazsan ve aynı zamanda ne çok uysal olup ne de çok akıllıca bir tavırla konuşmazsan;
Eğer, ne kazaandım diye sevinir,ne yıkıldım diye yerinir,ikisini de karşılayıp yüzleşebilirsen; ömür verdiğin şeylerin yıkılışını seyredebilir ve yılmadan onu yine kurmaya çalışırsan;
Eğer, iş işten geçtikten sonra yüreğini ve bedenini bütün direncinle seferber edebilip herkesin vazgeçtiği noktada,sen amacına yönelebilirsen;
Eğer, herkesle birlikte olup da erdemli kalabilirsen,ya da krallarla dolaştığın halde gururlanıp benliğini ve dostlarını unutmazsan;
Eğer, ne sevgili dostların ne de düşmanların seni incitmezse ve kimseyi hem küçümsemez,hem de kimseye bağımlı olmamayı başarabilirsen;
Eğer, her gününün her saatini,her dakikanın her saniyesini iç rahatlığıyla yaşayabilirsen,bütün dünya senin olur...Ve artık adam olduğunu düşünebilirsin...
(Rudyard Kıplıng)
İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....