1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: önyargı

Hybrid View

  1. #1
    V-I-P Array
    Üyelik tarihi
    12.09.2009
    Mesajlar
    2.298
    Tecrübe Puanı
    64

    Standart önyargı

    Hayatımızın her alanında karşımıza muhakkak çıkmıştır. Kimi zaman kalp kırarak, kimi zaman zaman tedirginlik hissi içerisinde bırakarak…Birçoğumuz yaşadık ve yaşattık... Hala süregelen bir duygudur; ÖNYARGI...


    Aslında basit bir cümle olarak görünse de altında derin manalar gizler içinde. Çoğu zamanda böyle değil midir? Birçok şeyi basit olarak görür ve önemsemeyiz. Halbuki bizim basit gördüğümüz şeyler aslında bilinmesi gereken en önemli noktalardır... İnsanları tanımadan; yargılamak veya bulunduğu mekâna,ortama göre değerlendirmeye almak bence yapılan en büyük hatalardan biridir.. Birini tanımadan,konuşmadan, o insanın düşüncelerini, davranışlarını, nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu anlayamazsınız... Hele ki en çok yapılan yanlışın insanları yörelerine göre yargılamanın olduğunu düşünüyorum. Hangimiz dünyaya gelirken anne-babamızı seçme olanağına tabii oldu ki? Sorarım size... Kim çıkıpta ben anne ve babamı seçtim diyebilir? Kimse... Görüldüğü üzere anne-babamızı seçme hakkına sahip olmadığımız gibi yöremizi de seçme hakkına sahip değiliz. Hani bir söz vardır:"Beş parmağın beşi bir mi?" diye… Bunu söyledikten sonra düşünmeye zaman ayırmamız gerekecek galiba... Önceden insanlar hakkında çok çabuk önyargıya düşebilen bir yapım vardı.Ta ki "Mesleki Gelişim"adlı kitabımın sayfalarını karıştırırken, gözüme çarpan o yazıyı okuyana kadar. Yazı Albert Einstein'e ait,başlığı ise "İNSANLAR VE ÖNYARGILARI" idi... Nedense dikkatimi çok çekmişti, okuduktan sonra gerçekten yanlış düşündüğümün farkına varmıştım. Hiç dilimizden düşmeyen bir söz vardır "Zararın neresinden dönersen kârdır" diye... İşte o gün bu sözü anımsadım.

    Okuduğum yazının metni ise şöyleydi; Eşinin ölümünden sonra köydeki evinde tek başına yaşamak zorunda kalan hamile bir kadın vardı. Kadın gündüzleri tarlada çalışır, akşam olunca da evinin yolunu tutardı. Bir gün eve dönerken yol kenarında bulduğu yaralı bir gelinciği acıyarak kucağına aldı ve eve götürdü.Evcil bir hayvan olmayan gelincik,zamanla uysallaştı. Eve ve kadına o kadar alışmıştı ki,kadının yanından bir an bile ayrılmaz olmuştu. Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğdu. Eve neşe ve mutluluk getiren bu küçük yavrucağı gelincikte çok sevmiş, artık ailesi olarak gördüğü bu anne ile yavrucağa gönülden bağlanmıştı. Tek başına tüm zorluklara rağmen eve yiyecek alabilmek için çalışmak zorunda kalan kadın, bir gün yavrusunu gelincikle evde yalnız bırakarak,çalışmak üzere tarlaya gitti.Yorucu bir günün ardından akşam eve dönen kadın,gelinciği ağzı kanlı bir halde yerde yatarken bulunca beyninden vurulmuşa döndü. Çıldırmışçasına yerde yatan gelinciğe saldırıp,oracıkta hayvanı öldürdü.Tam o sırada bebeğin odasından ağlama sesi gelince,anne doğruca odaya yöneldi ve heyecanla odaya girdi. Odada beşiği,beşiğin içinde gülücükler dağıtan bebeğini ve bebeğin yanında duran parçalanmış yılanı gördü...

    "Ne kadar hazin bir çağda yazışıyoruz öyle değil mi? Bir önyargıyı ortadan kaldırmak, bir atomu parçalamaktan daha güç."

    (Albert Einstein)

    "Hikayede geçen annenin, rolünü oynayan oyunculardan olmamamız dileği ile.."

    İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
    EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....


 

Benzer Konular

  1. Önyargı
    By HaNıM aGa in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.10.2007, 19:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •