Herkes yağmuru mu anlatıyor… Yağmurun güzelliğinden ve huzurundan mı bahsediyor… Yağmura övgüler mi yapıyor… Toprağın yağmura hasretinden mi bahsediyor… Gökkuşağının yağmur olmazsa olmayacağını mı söylüyor…
Ne yapıyor bu insanlar? Bu insanlar yağamayan ama anlatabilenler topluluğu mu?
Yağabilen kaç kişi var diye düşündüm… Aslında bir hayli de varmışız. Sevindim. Yüzüm güldü… Yüzüm güldü ve yağabilen bir dostumu düşündüm ve onun için yazdım bu yazıyı...
Victor Hugo’nun dediği gibi “Bana yağmuru anlatma, yağ!” Hadi yağalım…
İnsanLar PapatyaLarın Peşinde Koşarken,
EzdikLeri Kır ÇiÇekLerinin Farkına ßiLe Varmazlar....