4 sonuçtan 1 ile 4 arası
  1. #1
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    10.10.2006
    Yer
    SİİRT
    Yaş
    49
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    22

    Post İmamlar Ve Sultanlar

    İmamlar Ve Sultanlar
    İnsanlar "kuru et yiyen bir kadının oğlu" olan bir Peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir "Peygamber" tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi'den geriye kalan hatırayı bu tasavvura uygun aksesuarlarla süslüyorlardı. Yani insanlar "bir kul gibi yeyip bir kul gibi yaşayan" bir peygambere inanmak yerine, tasavvurlarında kayser ve kisra'ya benzettikleri bir peygambere inanmayı yeğliyorlardı. Özetle insanlar "bir kul gibi yaşamak"tan daha çok "kayser ve kisra gibi yaşamaya" taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber'e uydurmak istemeyenler, Peygamber'i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı.
    Bu "uydurma" işlemi "Hilafet, İslam Devleti" gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan müslümanlar kendilerine peygamberin "kul" siyasetini değil, insanlara "kullarım" demeye alışmış sulta sahiplerinin "piramitçi" siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki "devlet" düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı. Bu hiç de içaçıcı olmayan durum, sözkonusu alanda kesif bir entelektüel boşluk yaşandığı sonucuna götürdü beni. Bu boşluk "İslam siyaset teorileri" alanında değil daha çok bütün teorilere temel teşkil eden "tarihi ilk örnekler" alanında yaşanıyordu. Bu eser sözkonusu boşluğu yalnız başına doldurma iddasının değil, nebevi ve sultani siyaset arasındaki temel farklılıkları hicri ilk yüzelli yıllık örneklerinden yola çıkarak ortaya koyma çabasının bir ürünüdür.

    İMAMLAR VE SULTANLAR, MUSTAFA İSLAMOĞLU, İmamlar Ve Sultanlar, Mustafa İslamoğlu, imamlar ve sultanlar, mustafa islamoğlu - Kidap.com.tr • Sanal Dünyadaki Kitapçınız

    Konu RoHaN tarafından (22.02.2009 Saat 19:16 ) değiştirilmiştir. Sebep: resim
    ey insan

    ey tebessümünden cennetler yaratılan

    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor

    ************************************************** **************************************************
    Kitap Köşesi Bölümünde "Lütfen okumadığınız kitabı tanıtmayınız."

  2. #2

    SİTE KURUCUSU
    Array
    Üyelik tarihi
    31.07.2005
    Yer
    Siirt
    Yaş
    40
    Mesajlar
    13.495
    Tecrübe Puanı
    10

    Standart

    Okuduklarımdan anladığım kadarıyla,

    İnsanlar, kendileri gibi olan birinin Peygamber olması yerine, giyinişiyle yürüyüşüyle şanıyla şöhretiyle birinin peygamber olmasını istemişler.

    Biz Allah'ın kuluyuz demesi yerine, Kullarım dye hitap eden ve kendi emrinde çalıştıran birini görmek istemişler.

    doğru mu algıladım acaba?
    "BİZİM YANIMIZA GELEN HİÇ KİMSE GELDİĞİ GİBİ AYRILMAMIŞTIR"
    Şeyh Muhammed Kazım KS

  3. #3
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    10.10.2006
    Yer
    SİİRT
    Yaş
    49
    Mesajlar
    352
    Tecrübe Puanı
    22

    Post Doğru

    Alıntı RoHaN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Okuduklarımdan anladığım kadarıyla,

    İnsanlar, kendileri gibi olan birinin Peygamber olması yerine, giyinişiyle yürüyüşüyle şanıyla şöhretiyle birinin peygamber olmasını istemişler.

    Biz Allah'ın kuluyuz demesi yerine, Kullarım dye hitap eden ve kendi emrinde çalıştıran birini görmek istemişler.

    doğru mu algıladım acaba?
    Doğru anlamışsın ...
    Bizim İsevilerden farkımız da budur.
    Biz Allah'ın bize kul olarak gönderdiği Peygambere inanırız ve biz sadece Allah'a taparız, peygamber'e değil.
    ey insan

    ey tebessümünden cennetler yaratılan

    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor

    ************************************************** **************************************************
    Kitap Köşesi Bölümünde "Lütfen okumadığınız kitabı tanıtmayınız."

  4. #4
    SENİ UNUTMAYACAĞIZ Array
    Üyelik tarihi
    27.04.2006
    Yaş
    41
    Mesajlar
    727
    Tecrübe Puanı
    29

    Standart

    paylaşımınız için çok teşekkür ederim.

    Vesselam..
    Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.

    __HER GECEN GÜNÜN TELAFİSİ OLMAZ__
    __HEDEFE GÖZLERİNİ DAYAMA! YÜREĞİNİ DAYA!__


 

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •