Jerry Nielsen - Roman -Altın Kitaplar
Özet:
“Amundsen-Scott Güney Kutbu İstasyonu, 16 Ekim 1999. Bugün Antarktika’da, on bir ay boyunca yaşadığım buzla kaplı kubbeden, kayan kar kütleleri arasına açılmış uçuş pistine kadar son kez kar aracıyla yolculuk yaptım. En iyi dostum John Penney, Kalp Krizi Tepesi adını taktığımız kar dağından uçuş pistine kadar beni ***ürdü. Üzerimizdeki kırmızı parkalar, kutup çizmeleri gibi aşırı -soğuk- hava giysileri neredeyse on kilo ağırlığında. Kat kat giysilerin içinde hareket yeteneğimi kaybetmiş gibiyim. Kutba geldiğimde sarı saçlarım upuzundu ama şimdi tümüyle tıraş edildi ve başım parkanın kapüşonunun altındaki yumuşak yün şapkanın içinde folluktaki bir yumurta gibi duruyor. Isı yaklaşık -50 derece. Yirmi şiddetinde esen rüzgar istasyonun tümüyle beyaza boyanmasına sebep oluyor. Bir Hercules kargo uçağının gitgide yaklaşan uğultulu motor sesini duyunca inanamıyoruz. Sekiz ay sonra Güney Kutbu’na inmeyi deneyecek ilk uçak bu….”
İyi gitmeyen özel hayatından ve monoton şehir yaşantısından bunalan Amerikalı doktor Nielsen, Antarktika’daki bir araştırma grubuna katılmak için başvuruda bulunur. Başvurusu kabul edilir ve kendisini Antarktika’da hiç bilmediği ve düşünmediği bir ortamda bulur. Denizin buza dönüştüğü bu uçsuz bucaksız beyazlıkta, bir grup bilim adamıyla birlikte çeşitli zorluklara göğüs gererek yaşamını sürdürmek zorundadır. Soğuğun getirdiği hastalıklar ve zorluklar yaşamının bir parçası olmuştur. Ancak tüm bu uğraşılar içinde gözden kaçırdığı , daha doğrusu nasıl başa çıkacağını bilemediği bir sorun vardır. Dr. Nielsen göğsünde bir kütleye rastlar ve bunun tedavisi için zorlu kış şartlarında sekiz ay beklemesi gerekmektedir. Hayatının kalan kısmını paylaştığı arkadaşlarıyla hiç başarılamaz diye düşünülebilecek bir şeyi başarır. Bu dayanışma ve sevgi dolu mücadele aynı zamanda herkesin kendi iç evrenine uzanan yolculuğunun bir parçasıdır. Filmi de çevrilen bu gerçek hikaye sizi bir kutup yolculuğuna çağırıyor...
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.Tam da palyaçonun dediği gibi: "ağlayamadığımdan gülüyorum."Paul Auster