13 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Okumuyoruz..

Threaded View

  1. #11
    Teğmen Array
    Üyelik tarihi
    11.06.2010
    Yer
    Siirt
    Mesajlar
    129
    Tecrübe Puanı
    18

    Standart Okumak, ama neyi/nasıl?

    Erzurum’da tartaklanan kadın konuştu
    ‘İmam hatip mezunuyum saldıran hiç mi suçlu değil?’

    Erzurum’da iftar öncesi sokakta sigara içtiği için M.Y. ime B.G. adlı iki kişinin müdahalesiyle karşılaşan vekarakolluk olan Z.B., kendisi için ’provokatör’ yorumu yapanlara, “İmam Hatip Lisesi mezunuyum, Kuran-ı Kerim’i hatmettim” yanıtını verdi.

    Erzurum’a, İmam- Hatip’i bitirdikten sona üniversiteyi kazanarak geldiğini belirten Z.B., mezun olduktan sonra yüksek lisansını da burada tamamladığını anlattı. Birgenç kız olarak Erzurum’da nasıl davranılacağını, Ramazanda nerede yemek yenilip nerede sigara içilebileceğini iyi bildiğini anlatan Z.B. yaşadığı talihsiz olayın ne kendisini insanlara saygısız, ne de Erzurumluları tutucu yapacağını söyledi.

    ’Provokatör’ suçlamasını asla kabul etmeyen ve olaya böyle bakanları kınayan Z.B., şunları söyledi: “Yanımda oruçlu olan iş arkadaşım İ.M. ile bir iş görüşmesi çıkışında, korku ve saygıdan dolayı bir mahallenin en kuytu köşesine saklanarak sigara içmek istedim. Sigara içmek beni nasıl provokatör yapıyor anlayabilmiş değilim.

    Bana, ’Sigaranı söndür terbiyesiz’ denildiği anda bile, ’Affedersiniz, söndürüyorum’ diyerek olumlu bir tavır sergilediğimi düşünüyorum. Ama ağza alınmayacak küfürler savurup bana hakaret eden insana, ’Ben insanım. Farz et ben Müslüman değilim. Oruç tutmamayı tercih etmiş olamaz mıyım? dediğim halde erkek gücüyle bana saldırmaya çalışan insanın hiç mi kabahati yok?”
    (vatan, 07.08.2011)
    -------------------------------------------
    Yeni Şafak yazarından çok tartışılacak bir yazı!
    Yeni Şafak yazarı Prof. Dr. Hayrettin Karaman bugün yayımlanan “Tahammül mü hoş görmek mi” başlıklı köşe yazısında “Müslüman gibi yaşamayanlar için özel bölgeler yapılmasından” söz etti”

    Bir Müslüman imkanlar ve şartlar elverdiği takdirde İslam ahkâm ahlak ve âdâbının hakim olduğu, kimsenin aleni olarak bunları çiğneyemediği bir toplumda yaşamak ister. Yine imkan bulduğunda, şartlar müsait olduğunda, düzelteyim derken bozma ihtimali bulunmadığında, daha büyük sakınca doğurmadığında her Müslüman, aleni (açıkça, kamuya açık yerde) dine, ahlaka, âdâba aykırı bir davranışa -engellemek veya ıslah etmek maksadıyla- müdahale etmekle yükümlüdür.

    İslam'a inanmayanlar kendi inançlarını serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanların hayat, ahlak ve dindarlıklarını, nesillerin eğitimini olumsuz etkileyecekse -İslam toplumunda- "onların aykırı filleri için özel mekanlar ihdas edilmek gibi" tedbirlere başvurulur.

    Bir Müslüman yukarıda özetlediğim imkanlardan mahrum ise, çok dinli, çok kültürlü, çok ahlak anlayışlı bir toplum içinde yaşamak durumunda kalmış ise ne yapacaktır?

    Şartlar müdahaleye ve düzeltmeye müsait olmadığına göre bunu yapamayacaktır.

    Şartlar, ötekilerden ayrı bir mekana yerleşip orada kendi inancına göre yaşamaya elverişli değilse bunu da yapamayacaktır.

    Geriye beraber, yan yana yaşama şıkkı kalıyor.

    Şimdi bir apartmanda, bir sokakta, bir mahallede eşcinselinden sarhoşuna, nikahsız birlikte yaşayanından (zina edenlerden) kumarcısına, Müslümanları sevmeyenlerden düşmanına, sokakta sevişenden çıplağına... kadar birçok insanla yan yana yaşıyoruz. Peki dindar Müslümanların bu insanlara karşı iç ve dış tavırları ne olacaktır?

    İç tavırdan başlayalım:

    Müslüman bu davranışları asla beğenemez, bu fiillerden nefret eder, imkan bulsa düzeltme ve engelleme niyetini muhafaza eder.

    Dış tavır olarak da dine, ahlaka ve âdâba aykırı davranışı çekinmeden, gözünün içine baka baka, meydan okurcasına sergileyen insanlara cesaret verecek, davranışlarını meşrulaştıracak tavırlardan sakınır. Onlar kötü halleri içinde iken en azından tebessümünü esirger.

    Durum böyle olunca çoğulcu bir toplumda yaşayan Müslümanın farklı olanlarla zorunlu ilişkisinin adına ben ısrarla "hoşgörü" değil, "tahammül" diyorum.

    Bu yazıma tepki gösterecekler, "bu ayrımcı, bölücü, birlik ve beraberliği zedeleyici" bir yazı diyecekler olacak; bunu biliyorum. Ama bir Müslüman, farklı olanlarla arasındaki farkın "farkında olmak" mecburiyetindedir ve dindarlık bakımından en önemli tehlike bu "farkında oluşun" ortadan kalkmasıdır. Şartlar öyle getirdiği için farklılığa tahammül ederek, kimsenin -düzen tarafından verilmiş- hak ve hürriyetine müdahale etmeden yaşamak başkadır, hoş olmayanı hoş görmek başkadır. (vatan, 07.08.2011)

    Sonuç:
    Sigara içen hanımefendi’ye saldıranı hiç okumamış, kendisi gibi inanmayan herkese “zihinsel saldırı” yapanı da okumuş (prof. olduğuna göre bir şeyler okumuştur diye düşünüyorum) kabul edelim. Aralarında ne fark var?

    “Okumak” farklı bir şey olsa gerek.
    İşsizlik, "En Ağır İş"tir


 

Benzer Konular

  1. Okumuyoruz ÇÜnkÜ...
    By zilan_ikbal in forum ŞİİR - EDEBİYAT - MAKALE
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 18.10.2006, 01:47

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •