ABDULLAH ÇETİN FARUKİ el-MÜCEDDİDÎ
ABDULLAH ÇETİN FARUKİ el-MÜCEDDİDÎ [K.S.]
1936 -1999
Abdullah Çetin Fârûkî el-Müceddidî (1936-1999) Hz. Ömerü'l Fârûk'(r.a)'un neslindendir. 1936 yılında Siirt'te dünyaya gelmiştir. Dedesi Muhammed Hamdî Efendi, , aslen Siirt'in Varkanıs Köyünden Şeyh Fethullah Varkanısî (k.s)'nin akrabalarından Hasan Ağa ile Mahbûbe Hatun'un oğludur. Muhammed Hamdi Efendi, Diyarbakır Askerlik Şubesi reîsi Albay Sâlih Efendi'nin kızı Nâzire Sûzan Hanım'la evlenmiştir ki bu evlilikten doğan dört çocuktan ikincisi Abdullah Çetin Fârûkî'dir. Abdullah Çetin, adı; Fârûkî ise resmi soyadıdır.
İlköğrenimini Siirt'ten göçettikleri Bitlis'te tamamlamıştır. 1954 yılında Bitlis'ten Muş'a göç ederler. Bu dönemde yani 1954-1957 yılları arası gördüğü manevi rüyalarla tasavvuf yoluna seyr ü sülük ederek İslam'a hizmet edeceği kendisine işaret edilmiştir…
Hoca Efendi 1957 yılında askerliğini İzmir'de yaptıktan sonra, 1962 yılında ailece Muş'tan Malatya'ya hicret etmişlerdir.
Hoca Efendinin ilk evliliğinden iki evlâdı dünyaya gelmiştir. İlk hanımı vefat edince ikinci bir evlilik daha yapmış ve bu evliliğinden de iki evlâdı dünyaya gelmiştir.
Kurduğu Farukiyye Vakfı başkanlığını da yürütüyor ve bu vakfın yayın organı olan Özlenen Fark dergisinin de baş yazarlığını yapıyordu.
TASAVVUF İLMİNDEKİ YERİ VE SİLSİLELERİ
1963 yılında babaları vefat ettikten sonra kendisini tamamen bütün varlığı ve benliği ile İslam dinini anlamaya ve yaşamaya adamış, Şeyh Muhammed Hazin (k.s)'in oğlu, hem de manevi yolunun devam ettiricisi olan ârif - i billâh, müçtehid, ilahi aşk bağlısı Alâaddin Fersâfi (k.s) Hazretlerine intisâp etmiştir. (Alâaddin Fersâfi (k.s) Hazretleri ve tasavvuf târihindeki yeri üzerine Ankara Üniversitesindeki R.Fevzi Kahtalı tarafından bilimsel bir araştırma yapılmış ve lisans tezi hazırlanmıştır.)
Alâaddin Fersafi , İslam'ı yaymak ve kalplere Allah sevgisini aşılamak için bütün Anadolu da ve Ortadoğu ülkelerini de içine alan geniş bir coğrafyada gezen, tanınan ve etkinliği olan son derece yaşlı olmasına rağmen gayret ve cehdini tükenmez bir enerji ile sürdüren müstesnâ bir zâttır.
Alâaddin Fersâfi Hazretleri, Irak'ta Halepçe'ye bağlı Bağa köyünde ikamet eden, mânevi nazar ve hâlleri çok yüksek olan bir büyük veli olan Şâh Muhammed Ali Hüsâmeddin'in bağlısıdır.
Onun bir ötesindeki halkada ise; Seyyid Abdülkâdir Geylâni (k.s) Hazretler'inden gelen bütün mübârek kolların Anadolu'ya yansıtıcısı olan Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi Zülcenâhayn Hazretleri'nin hâlifelerinden Osman Siraceddin-i Tavili(k.s) Hazretleri bulunmaktadır. Şâh Muhammed Ali Hüsâmeddin Hazretleri bu zâtın torunudur.
Bu silsile Abdullah Fârûki Hocaefendi 'nin vâris olduğu Hâlidi silsilesidir. Fakat o Nakşbendiyye tasavvuf okulunun farklı bir diğer silsilesine de vâris olmuştur ki , bu silsile Ömeri Müceddidi bir silsiledir bu silsilenin icâzeti, 1976 yılında Kayseri'de mukim olan ve İmâm-ı Rabbâni torunlarından Abdulhalil Mücedidi (k.s) tarafından kendisine tevdi edilmiştir. Bilindiği üzere İmâm-ı Rabbâni (k.s) Hz. Ömer soyundandır ve bu silsile sâdece Hz. Ömer soyundan olanlarca sürdürülmüş bir silsile olması bakımından tasavvuf tarihinde ayrıcalıklı bir yere sâhiptir.